FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminde gökyüzünde kurduğu saldırı ağının dijital delilleri, darbe girişiminden kısa bir süre sonra tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkarıldı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın özel yöntemlerle geri getirdiği silinmiş radar, HUD ve uçuş kayıtları; Akıncı Üssü merkezli bombardıman planını, İncirlik'ten yapılan havada yakıt ikmallerini, TBMM ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne yönelik saldırıları ve "Kobra 67" kodlu F-16'nın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın uçağını arama görevini belgeledi. Dijital veriler, darbeci pilotların "eğitim uçuşu" savunmalarını da çürüten en güçlü maddi deliller arasında yer aldı.
Silinen Deliller Geri Getirildi
15 Temmuz gecesi Ankara semalarında yaşananların tüm izi silinmek istendi. Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturmalarda, özel adli bilişim yöntemleriyle geri getirilen radar ve uçuş kayıtları FETÖ'nün hava harekâtını adım adım ortaya koyuyor. Akıncı Üssü merkezli bombardıman planı, İncirlik'ten yapılan yakıt ikmalleri, TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi üzerindeki saldırılar ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın uçağını arayan "Kobra 67" kodlu F-16'nın görevi dijital delillerle ispatlandı.
FETÖ'nün başarısız darbe girişiminin ardından örgüt mensupları, hava harekâtına ilişkin tüm dijital izleri ortadan kaldırmak için uçuş kayıtlarını sistemlerden sildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatıyla yürütülen adli bilişim çalışmaları sonucunda ise silinen radar kayıtları, HUD verileri ve görev kayıtları özel forensic yöntemlerle yeniden elde edildi. Böylece darbe gecesi kullanılan savaş uçakları ve helikopterlerin hangi üslerden kalktığı, hangi güzergâhları izlediği, ne kadar süre havada kaldığı, hangi mühimmatları taşıdığı ve nerelere iniş yaptığı tek tek belirlendi.
Akıncı'dan Kalkan Ölüm Uçakları
Kurtarılan kayıtlar, darbenin hava ayağının merkezinin Akıncı 4. Ana Jet Üssü olduğunu gösterdi. Buradan havalanan F-16'lar gece boyunca Ankara semalarında alçak uçuş yaptı, TBMM, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi, Emniyet Genel Müdürlüğü, Gölbaşı Özel Harekât Başkanlığı ve kritik kamu kurumlarını hedef aldı. Radar kayıtları, uçakların bombardıman öncesi ve sonrasındaki tüm manevralarını saniye saniye ortaya koydu.
Savcılık dosyasına giren dijital veriler, F-16'ların rastgele uçuş yapmadığını ortaya koydu. Radar izleri, savaş uçaklarının TBMM ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi üzerinde defalarca alçak irtifaya indiğini, hedef bölgeler üzerinde tur attığını ve ardından bombalama gerçekleştirdiğini gösterdi. Sanıkların yıllarca dile getirdiği "eğitim uçuşu yapıyorduk" savunması da bu kayıtlarla geçerliliğini yitirdi.
İncirlik'ten Hava Köprüsü
Darbe gecesinin en kritik ayrıntılarından biri ise İncirlik Hava Üssü oldu. Radar kayıtlarına göre Adana İncirlik'ten havalanan tanker uçaklar, Ankara üzerinde görev yapan F-16'lara havada yakıt ikmali yaptı. Böylece savaş uçaklarının saatler boyunca kesintisiz şekilde görev yapması sağlandı. Uçuş kayıtlarında hangi savaş uçağının hangi tankerden ne zaman yakıt aldığı da yer aldı.
“Kobra 67” Erdoğan'ın Uçağını Aradı
Soruşturma dosyasının en dikkat çekici delillerinden biri de "Kobra 67" çağrı kodunu kullanan F-16 oldu. Radar kayıtlarına göre Balıkesir'den havalanan savaş uçağı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Marmaris'ten ayrıldıktan sonra bulunduğu uçağı tespit etmek amacıyla İstanbul semalarında görev yaptı. Uçağın üzerinde iki radar güdümlü ve iki ısı güdümlü havadan havaya füze bulunduğu da dijital kayıtlarla belirlendi.
Tüm Hareketlilik Kayıt Altında
Kurtarılan radar verileri yalnızca Ankara'yı değil, İstanbul, Muğla, Balıkesir, Konya, Diyarbakır ve Denizli'deki hava hareketliliğini de ortaya koydu. Marmaris'teki suikast timlerini taşıyan helikopterler, İmralı çevresindeki yoğun uçuşlar, Özel Kuvvetler Komutanlığına yönelik hareketlilik ve Akıncı Üssü'ne yapılan kritik nakliye uçuşları dijital kayıtlarla doğrulandı.
Dijital Deliller Savunmaları Çökertti
Yıllar süren yargılamalarda sanık pilotların önemli bölümü "eğitim uçuşu yaptıkları", "hedefi bilmedikleri" ya da "rutin görev icra ettikleri" yönünde savunma yaptı. Ancak silinen HUD görüntülerinin ve radar kayıtlarının yeniden elde edilmesi, uçuş planları ile gerçek hareketlerin birebir örtüştüğünü ortaya koydu. Hangi pilotun hangi hedefe yöneldiği, hangi mühimmatı kullandığı ve hangi emri yerine getirdiği dijital verilerle ispatlandı. Böylece gökyüzündeki ihanet ağı, yalnızca tanık anlatımlarıyla değil, silinmek istenen ancak geri getirilen elektronik delillerle de yargı dosyalarına girmiş oldu.



