İstanbul Aile Vakfı'ndan sosyal medya platformlarına dava: Algoritmalar çocukları bağımlı yapıyor
Aile Vakfı'ndan sosyal medyaya dava: Algoritmalar bağımlı yapıyor

İstanbul Aile Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Üner Karabıyık, çocukları bağımlı hale getiren algoritmaların tespiti için sosyal medya platformlarına dava açtıklarını açıkladı. Karabıyık, "Bunların tespiti ve bunlara tedbir alınmasını istiyoruz" dedi.

Ekran süreleri arttıkça aidiyet düşüyor

Karabıyık, dijital mecraların çocuklar üzerindeki etkilerine yönelik son 3 yıldır sahada çalıştıklarını belirtti. Sahadan elde ettikleri tespitlere göre, ekran süreleri arttıkça baskı, sıkıntı ve kaygı seviyesi yükseliyor. Bu durumun aidiyet duygusunu düşürdüğünü ifade eden Karabıyık, "Ülkeye olan aidiyet düşüyor, 'geleceğimi başka ülkede ararım' deme eğilimi artıyor" diye konuştu.

TBMM Komisyonu'na bilgilendirme

TBMM Okul Saldırılarının Nedenlerini Araştırma Komisyonu'nu bilgilendirdiklerini anlatan Karabıyık, komisyonda okul saldırılarına ilişkin konuşulan konulara değindi. "Bu tip saldırılarda bir kimlik ve aidiyet problemi görüyoruz. Özellikle dijital dünyanın içerisinde, dijital anaforun içerisine çekilmiş çocuklarımız ve gençlerimiz, orada her girdikleri kabın şeklini almaya çalışıyorlar. Böylece kimlik problemi ortaya çıkıyor" ifadelerini kullandı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Algoritmalara karşı hukuki mücadele

Karabıyık, algoritmaların çocukları bağımlı hale getiren yapısının tespiti için sosyal medya platformlarına dava açtıklarını vurguladı. "Özellikle dikkat bağımlılığı, dopamin bağımlılığı... Bunların tespitini ve bunlara tedbir alınmasını istiyoruz. Yine aynı şekilde içeriklerin özellikle çocuklarda sebep olduğu pek çok kimlik ve kişilik problemi var" dedi.

50'den fazla ilde saha çalışması

Türkiye'nin 50'den fazla ilinde kapı kapı gezerek bilgilendirmeler yaptıklarını, on binlerce aileyle bir araya geldiklerini ifade eden Karabıyık, ailelerin ekran üzerinden gelen tehlikeleri fark etmelerine ve bağışıklıklarını artıracak tedbirleri almalarına gayret ettiklerini söyledi. Sosyal medya içeriklerine dair toplumsal etki değerlendirme sisteminin hayata geçirilmesini çalıştay, sempozyum ve Dijital Anafor Zirvesi'nde ortaya koyduklarını kaydetti.

Ekran sürelerini kısaltmak zorundayız

Karabıyık, yaptıkları çalışmalarda çocukların ekran süreleri ve ailelerin bu kullanımı bağımlılık olarak değerlendirip değerlendirmediği gibi konularda detaylı sorular sorduklarını belirtti. Aldıkları cevapların analizinin konunun alarm verdiğini ortaya koyduğunu söyledi. Bu konuda bir stratejik hedef belirlediklerini bildiren Karabıyık, "Problemli ekran kullanımını azaltmak zorundayız. Ekran sürelerini kısaltmak zorundayız" dedi. Bu hedefe yönelik İstanbul Aile Vakfı çatısı altında 17 faaliyet yaptıklarını, masal anlatıcılığı projesiyle anne babaların çocuklarıyla göz göze iletişim kurmasını ve kültürel aktarımı sağlamayı amaçladıklarını anlattı.

Zararsız oyun içerikleri üretilmeli

Dijital oyun yarışması projeleri olduğunun bilgisini veren Karabıyık, "Oyunların senaryolarından renklerine kadar pek çok detayı çocuklarımızda dopamin bağımlılığı üretiyor. Zararsız oyun içerikleri üretmeye ihtiyacımız var" diye konuştu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Küresel bir problem

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'taki okullarda meydana gelen olayları anımsatan Karabıyık, bu saldırılarda gördükleri tipolojinin dünyanın her yerinde aynı olduğunu söyledi. Dijital anafora kapılan çocukların aile yapıları da yeterince kuvvetli olmadığında savrulup gittiğini belirten Karabıyık, "Savrulup giden bu çocuklarımız başka çocuklarımızın da katline neden oluyor" dedi. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yürütülen 'Kalem Ailem Projesi' kapsamında 39 ilçede 342 okulda 12 binden fazla öğrenciyle çalıştaylar yapıldığını, öğrencilerin ekranı bir problem alanı olarak tanımladığını aktardı. Türkiye Maarif Vakfı ile yapılan protokol çerçevesinde 61 ülkede benzer bir yarışma düzenlendiğini ve aynı problemlerin görüldüğünü ifade eden Karabıyık, "Akşam yemek masasında ekrana bakıp hiçbir şey konuşmayan aile hikayesini Uganda'dan katılan bir lise öğrencisi de kısa film olarak gönderiyor, Esenyurt'tan katılan bir lise öğrencisi de gönderiyor. Problem aynı, küresel bir problem" dedi.

Dopamin döngüsü ve çözüm önerileri

Karabıyık, dijital bağımlılığın bir sorun ve aynı zamanda yaşanan sorunun sonucu olduğuna işaret ederek, "Semptomları tedavi etmeye ihtiyacımız var ama işimiz orada bitmiyor. Bu semptomu ortaya çıkartan kök nedenlere gitmek durumundayız" dedi. Ekranda çok fazla uyarıcı bulunduğunu dile getiren Karabıyık, "Dopamin döngüsüne bir kez girdiğinizde buradan çıkmanız zorlaşıyor. Uzmanlar bunu net bir şekilde söylüyor. İlginç olan şu: Bütün bu teknolojileri üretenler, kendi çocuklarını bu teknolojilerden muhafaza ediyorlar, belli bir yaşa kadar kullandırtmıyorlar" değerlendirmesinde bulundu.