AK Partili Şebnem Bursalı'dan İzmir Limanı ve Vakıf Taşınmazları Açıklaması: Süreç Hukuki
AK Partili Bursalı'dan İzmir Limanı ve Vakıf Taşınmazları Açıklaması

AK Partili Şebnem Bursalı'dan İzmir'deki Gelişmelere İlişkin Kapsamlı Açıklamalar

AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı Aksoy, İzmir'de son günlerde kamuoyunda yoğun şekilde tartışılan vakıf taşınmazlarının tescili ve İzmir Limanı'nın işletme devri süreçlerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Bursalı Aksoy, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimini kamuoyunu yanıltmakla eleştirerek, tartışmaların hukuki zeminde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.

Vakıf Taşınmazları Süreci Tamamen Hukuki Dayanaklara Sahip

Şebnem Bursalı Aksoy, vakıf taşınmazlarına ilişkin sürecin tamamen hukuki dayanaklara sahip olduğunu belirterek detaylı bilgiler paylaştı. İzmir Vakıflar Bölge Müdürlüğü'nün 3 bin 800 taşınmazı ve 2 binden fazla kiracısı bulunduğunu ifade eden Bursalı, kiralamaların yürürlükteki mevzuat çerçevesinde ihale usulüyle gerçekleştirildiğini açıkladı.

"Bu konu bir kullanım değil mülkiyet meselesidir" diyen Bursalı Aksoy, arşiv araştırmaları, Osmanlıca tapu kayıtları ve vakfiye incelemeleri sonucunda vakıf bağlantısının açık şekilde tespit edildiğini kaydetti. Belgelerin tamamlanmasının ardından ilgili tapu müdürlüklerine başvuru yapıldığını ve tescil işlemlerinin mevzuata uygun biçimde tamamlandığını belirtti.

Egemenlik Binası ve Tebhirhane'nin Tescil Süreci Açıklandı

Bursalı Aksoy, iki önemli taşınmazın tescil sürecine ilişkin spesifik bilgiler verdi. Konak Tepecik Mahallesi'ndeki Tebhirhane (Gasilhane) niteliğindeki taşınmazın mazbut Bayezid Baba Vakfı adına 12 Aralık 2024 tarihinde tescil edildiğini açıkladı. Kamuoyunda "Egemenlik Binası" olarak bilinen Konak'taki diğer taşınmazın ise mazbut Yakub Bey Camii (Hisar Camii) Vakfı adına 12 Ocak 2026 tarihinde tescilinin tamamlandığını aktardı.

Tescil işlemlerinin ardından tapu müdürlüklerince belediyeye resmi bildirim yapıldığını ifade eden Bursalı Aksoy, "Haberimiz yoktu" yönündeki açıklamaların doğru olmadığını savundu. Sürecin 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 30. maddesi kapsamında yürütüldüğünü hatırlatarak, benzer uygulamaların Türkiye genelinde de gerçekleştirildiğini dile getirdi.

İzmir Limanı İşletme Devri Konusunda Net Açıklama

İzmir Limanı'nın işletme devrine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bursalı Aksoy, işletme devrinin mülkiyet devri anlamına gelmediğini vurguladı. Limanın İzmir ve Türkiye ekonomisine hizmet etmeye devam edeceğini belirten Bursalı, amacın limanın kapasitesini ve rekabet gücünü artırmak olduğunu ifade etti.

Kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan "elden çıkarma" algısının doğru olmadığını kaydeden Bursalı Aksoy, algı siyaseti eleştirisinde bulunarak tartışmaların ideolojik değil hukuki zeminde yürütülmesi gerektiğini tekrarladı.

Belediye Yönetimine Sert Eleştiriler ve Çağrı

AK Partili milletvekili, İzmir Büyükşehir Belediyesi yönetimine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, CHP'li isimlerin algı oluşturma çabalarından sıyrılıp hizmet üretmeye başlaması gerektiğini söyledi. Bursalı Aksoy sözlerinin sonunda CHP'lilere seslenerek şu çağrıyı yaptı:

"Siz eğer gerçekten İzmir'e sahip çıkmak istiyorsanız, İzmirliye hizmet etmek istiyorsanız; altyapı projelerini hayata geçirin hemşehrilerimiz her yağmur sonrası caddelerde balık tutmasın. Su hatlarındaki kayıp kaçakları önleyin, kimse barajlarda su azaldığında susuz kalmasın. Sokaklardan çöpleri toplayın yavrularımız salgın tehdidiyle karşı karşıya kalmasın. Temel hizmetlerde fahiş fiyatları indirin tüm kent rahat bir nefes alsın."

Bursalı Aksoy, belediye tarafından açılan davaların yargı mercilerinde devam ettiğini belirterek, hukuki süreçlerin siyasi polemik konusu yapılmaması gerektiğinin altını çizdi. İzmir'deki gelişmelerin Türkiye genelindeki benzer vakıf taşınmazı süreçleriyle paralellik gösterdiğini ifade ederek, tüm işlemlerin yasal çerçevede ilerlediğini vurguladı.