Ankara Zirvesi'nde Savaş ve Barış Mücadelesi
Haşmet Babaoğlu, 10 Temmuz 2026 tarihli köşe yazısında Ankara Zirvesi'nde yaşananları değerlendiriyor. Onlarca yıl Türkiye'ye 'NATO'nun ileri karakolu' denildiğini hatırlatan Babaoğlu, Ankara Zirvesi'nden sonra bu tanımın tarihe karışacağını belirtiyor. Artık Türkiye'nin hem 'Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisi'nin hem de NATO 3.0'ın merkezinde yer aldığını vurguluyor.
Trump'ın Savaş Israrı ve Erdoğan'ın Barış Çağrısı
Zirve sahnesinde uzlaşma havası olduğunu, Trump'ın keskin ifadelerine rağmen neşeli halinin Avrupalıların sakin kalmasını sağladığını aktaran Babaoğlu, ancak sonrasının önemli olduğunu belirtiyor. Trump'ın sürekli savaştan bahsettiğini, bir 'savaş NATO'su' istediğini, Başkan Erdoğan'ın ise tam tersine sükûnet ve kararlılıkla sürekli 'barış' dediğini ve barışa duyulan ihtiyacı vurguladığını ifade ediyor.
Dünya Savaşa Hazırlanıyor
Babaoğlu, zirve yorumcularının temas etmekten kaçındığı bir noktaya değiniyor: Kimse kendini aldatmasın, dünya savaşa/savaşlara hazırlanıyor. Türkiye'nin de hazırlanacağını ancak bu gidişata direnebildiği kadar direneceğini belirtiyor. Erdoğan'ın son dakikaya kadar barışın imkânını zorlayacak az sayıda dünya liderinden biri olduğunu ve Ankara Zirvesi'nde bu mesajı net biçimde verdiğini vurguluyor.
Avrupa'nın Savaş Arzusu ve ABD'nin Bölgesel Savaş Stratejisi
Avrupa'nın tek ve büyük bir savaş istediğini, Rusya'yı zayıf yakalamışken ezmek istediğini ancak bunu nasıl yapacağını bilmediğini ifade eden Babaoğlu, belki Ukrayna'nın yanında Polonya'yı da fiilen ateşe atarak Putin'in işini bitireceğini düşündüklerini söylüyor. ABD ve Trump'ın ise 'savaşlar' istediğini; kuzeyde Rusya-Ukrayna savaşının çok uzadığını ve global etkisinin zayıfladığını düşündüklerini belirtiyor. Büyük bir savaş atmosferi için hepsinde 'parmağı'nın bulunduğu ama elinin yanmadığı çok sayıda bölgesel savaş çıkmasını istediklerini ekliyor.
Trump'ın Futbol Müdahalesi ve Belçika Tepkisi
Babaoğlu, Trump'ın ABD Milli Takımı'nın Belçika'yı yenmesini istediğini, bunun için usulsüzlük yapmaktan çekinmediğini ve sonuca çok üzüldüğünü aktarıyor. Belçikalı oyuncuların maçtan sonra Trump'a 'Hadi sıkıyorsa maçı tekrar ettir' mesajı gönderdiklerini belirtiyor. Bu olay üzerinden 'Hangi Belçika? Hangi Brüksel? NATO'nun Brüksel'i mi? AB'nin başkenti Brüksel mi?' sorularını yöneltiyor.
Not Defteri: Babam ve Haber Takibi
Yazının sonunda Babaoğlu, babasının tüm televizyon haberlerini seyredip gazete okuduğunu, heyecanlanıp kızdığını ancak bu dünyadan ayrılmak üzere olanların neden hâlâ haberlerini takip ettiklerini sorguluyor. Yokuş aşağı bir dünyadan ayrılmak için neden üzüleyim ki, deyip rahatlamak için mi? sorusunu yöneltiyor ve B. Godunov'un 'Bahçıvan ve Ölüm' eserine atıfta bulunuyor.



