Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15 Temmuz hain darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla Karadeniz'den Günebakış Gazetesi tarafından hazırlanan özel ekte o geceye ilişkin yaşadıklarını ilk kez paylaştı. Bakan Uraloğlu, o geceyi "Aziz Milletimizin Zaferi" olarak tanımladı ve "40 yıllık sızma ve hazırlığın bir gecede bozguna uğratıldığı, devlet ile milletin omuz omuza vererek en parlak işbirliğini sergilediği, demokrasinin tanka, tüfeğe, helikoptere ve F-16’lara karşı zafer kazandığı tarihi bir destan olarak görüyorum" dedi.
O gece abdest alıp çocuklarıyla vedalaştı
O dönem İzmir Karayolları Bölge Müdürü olarak görev yapan Uraloğlu, 15 Temmuz gecesi yaşananların sıradan bir hareketlilik olmadığını kısa sürede anladığını belirtti. İzmir Valiliğine gitmeden önce ailesiyle vedalaştığını anlatan Uraloğlu, "Çok ciddi bir askeri hareketlilik var ve bu gece mutlaka bize de iş düşeceği noktasında bir kanaatim oldu. Hemen bölge müdür yardımcısı arkadaşa derhal ekibi toplaması gerektiğini bu gece bizim de bazı görevlerimizin olabileceğini söyledim ve kızımı da yine o arkadaşın evine bıraktım. Abdest aldım çocuklarla vedalaştım" ifadelerini kullandı.
Trabzon'daki akrabaları meydanda toplandı
Uraloğlu, ardından Trabzon'daki yakınlarını arayarak telefonuna ulaşılamayabileceğini söyledi ve bir kalkışma olduğu kanaatini iletti. Trabzon'daki akrabalarının bu bilgi üzerine birbiriyle haberleşerek Trabzon Meydanı'nda toplanma kararı aldıklarını belirten Uraloğlu, "'Madem abimiz gidiyor, demek ki biz de sahada olmalıyız' diye düşünmüşler ve gerekli hazırlıkları yaparak meydana gitmişler. Ben sokağa çıktığımda vatandaşların bir kısmı da çıkmaya başlamıştı" dedi.
29 iş makinesiyle kritik tedbir
Kısa süre sonra İzmir Valiliğinden gelen çağrıyla valiliğe geçtiğini ve gece boyunca kriz koordinasyonunda görev aldığını anlatan Uraloğlu, valilikte yapılan ilk değerlendirmelerde bazı askeri birliklerin hareket kabiliyetinin sınırlandırılması amacıyla iş makinelerine ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Hazırlıkları bu talimat verilmeden önce başlattıklarını ifade eden Uraloğlu, "Valiliğe vardığımda Vali Bey, 'Biz de seni bekliyorduk' dedi. Acil iş makinelerine ihtiyaç olduğunu, bazı askeri birliklerin önüne iş makineleri çekerek çıkışları engellememiz gerektiğini söylediler. Ben de zaten daha onlar söylemeden koordinatör olarak Bölge Müdür Yardımcısı arkadaşıma talimatı vermiştim. Yakın bölgelerdeki asfalt makinesinden kamyonuna, yükleyicisine kadar tüm iş makinelerini kısa sürede topladık. Fazla geçmeden 29 tane iş makinesini askeri birliklerin önlerine yerleştirdik. Elbette bu bir psikolojik önlemdi ama kritik bir adımdı" şeklinde konuştu.
"Vatandaş buradaysa biz de burada olacağız"
O gece koordinasyonun sağlandığı Valilik binasının hedef alınabileceği yönünde değerlendirmeler yapıldığını ifade eden Uraloğlu, buna rağmen kimsenin görev yerini terk etmediğini söyledi. Uraloğlu, "Vatandaş buradaysa biz de burada olacağız. Hani öleceksek adam gibi öleceğiz, dedik ve olduğumuz yerde kalmaya devam ettik" ifadelerini kullandı.
Balıkçılar da göreve hazırdı
O gece deniz tarafından Valilik binası ile vatandaşların hedef alınabileceğine ilişkin istihbari bilgiler aldıklarını belirten Bakan Uraloğlu, sözlerine şöyle devam etti: "Bunun üzerine bütün balıkçı barınaklarıyla irtibata geçtik ve denizdeki balıkçılarımızdan hareketlilik olup olmadığını sorduk. Balıkçılar Federasyonu Başkanı, Rizeli hemşehrimiz Mehmet Reis’ten de bu konuda destek istedik. Kendileri bizi hızlıca bilgilendirdi. Eğer böyle bir tehdit gerçekleşirse, bütün teknelerin denize açılarak güçlü bir psikolojik caydırıcılık oluşturması konusunda mutabık kaldık. Ama sonra Mehmet Reis’e döndüm ve dedim ki: ‘Reis, bir savaş gemisine veya fırkateyne karşı ne yapabilirsin ki? Bütün takaları denize çıkarsan ne değişir?’ Gülümseyerek cevap verdi: ‘Müdürüm, biz ağlarımızı denize salarız, pervanelerine dolanırız. Onları yola devam edemez hâle getiririz.’ Gerçekten çok basit bir düşünceydi ama aynı zamanda yüreği ortaya koyan, ‘Ben ne yapabilirim?’ diye soran ve elinden geleni ortaya koymaya hazır olan bir düşünceydi."
"İman varsa imkân vardır"
15 Temmuz gecesinde milletin ortaya koyduğu direnişin en önemli unsurunun inanç olduğunu belirten Bakan Uraloğlu, o gecenin teknolojinin değil, millet iradesinin ve inancın kazandığı bir mücadele olduğunu ifade etti. Uraloğlu, "Bence o gecenin en önemli özelliği 'İman varsa imkân vardır' gerçeğinin en somut tezahürü olmasıdır. Silahsız, tanksız, topsuz, uçaksız, helikoptersiz… Sadece imanı, bayrağı, vatan sevgisi ve 'Bu vatan bizim' diye haykıran bir yürekle donanmış bir millet, hain darbe teşebbüsünü durdurmuştur. Bu, sadece bir darbe karşıtı direnişi değil; inancın teknolojiyi, azmin kudreti, ruhun maddeyi yendiği bir destandır. O gece yazılan destan, Çanakkale'de, Sakarya'da, Dumlupınar'da yazılan destanların 21. yüzyıldaki devamıdır. Tankın önüne yatan, kurşunların önüne siper olan aziz milletimiz tarih yazmıştır" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısı kırılma noktası oldu
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın millete yaptığı çağrının darbe girişiminin seyrini değiştirdiğini belirten Uraloğlu, çağrının ardından meydanların dolduğunu ve darbecilerin planlarının boşa çıktığını ifade etti. Uraloğlu, "Tabii bu süreçte gece boyunca yaşananların seyrini değiştiren en önemli unsur Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrıydı. Bu çağrı, insanlara net bir şekilde saf belirleme imkânı sunan ve adeta bir dönüm noktası olan çok kıymetli bir çağrıydı. Çağrının ardından Konak Meydanı’ndaki kalabalık daha da arttı, heyecanımız yükseldi ve kendimize olan güvenimiz güçlendi. Süreci bundan sonra çok daha kararlı ve heyecanlı bir şekilde yürütmeye gayret ettik" şeklinde konuştu.
"Bu destanı nesilden nesile aktarmak en kıymetli miras"
Uraloğlu, 15 Temmuz'un yalnızca bir darbe girişimi değil, milli iradenin ve demokrasinin zaferi olduğunu belirterek bu ruhun gelecek nesillere aktarılmasının ortak sorumluluk olduğunu ifade etti. Uraloğlu, "Bu destanı nesilden nesile aktarmak, vatan borcumuz, gelecek nesillere bırakacağımız en kıymetli mirastır" dedi.
15 Temmuz'un bilinmeyen yönleri okurla buluşacak
15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla Karadeniz'den Günebakış Gazetesi tarafından hazırlanan özel ekte, Bakan Uraloğlu'nun yanı sıra Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç'in değerlendirmeleri, akademik makaleler ile Trabzonlu şehit ve gazilerin hikâyeleri yer alıyor. Özel ek, 15 Temmuz Çarşamba günü Günebakış Gazetesi ile birlikte bayilerde okurlarıyla buluşacak.



