İBB Yolsuzluk Davasının 50. Duruşması Sona Erdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında, 68’i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 50. duruşması tamamlandı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, tutuklu sanıkların bir kısmının savunmaları alındı.
Duruşmada ilk olarak tutuklu sanık Medya AŞ Satın Alma ve İhale Müdürü Fatoş Ayık’ın avukatları savunma yaptı. Ardından söz alan tutuklu sanık İBB Halkla İlişkiler Müdürü Serap Karay, belediyedeki görevini ve ihale süreçlerini anlattı. Karay, iddianamede 11 eylemden cezalandırılmasının istendiğini belirterek, bilirkişi raporlarının varsayıma dayandığını ve Kamu İhale Kanunu’nun rekabet ilkesinin ihlal edildiği iddiasını kabul etmediğini söyledi.
Sanık Karay: İhalelerde Rekabet Artırıcı Önlemler Var
Serap Karay, eylemlere konu ihalelerin tanıtım ve organizasyon ihaleleri olduğunu, İBB’nin yıllardır bu tür organizasyonlar yaptığını ifade etti. İhalelerde rekabeti engelleyici değil, artırıcı önlemler aldıklarını savunan Karay, bilirkişilerin raporlarında sadece kanun maddelerini yazdığını, hukuki ve teknik bir değerlendirme yapmadıklarını belirtti. Karay, “İhale konusu işler teknik bilgi gerektirmektedir. Bilirkişi, ihale konusunun içeriğini değerlendirmeden sorumluluğumuz olduğunu söylemiştir” dedi.
Sanık Karay, işin tamamından tek bir yüklenicinin sorumlu olmasının kamu yararına olduğunu, birden fazla yüklenici durumunda iş programında çakışmalar ve gecikmeler olabileceğini, tek yükleniciyle sürecin daha hızlı ve kontrollü ilerlediğini ifade etti.
Tutuklu Sanık Taner Çetin’in Savunması
Tutuklu sanık İBB Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Taner Çetin, savunmasında İBB’ye mülakatla işe girdiğini, Avcılar ve Beylikdüzü’nde halkla ilişkiler ve kültür müdürlüğü yaptıktan sonra 2021 yılında mevcut görevine atandığını söyledi. 12 ihaleden sorumlu olduğunu belirten Çetin, ihalelerin yapılış sürecini ve ihale komisyonundaki görevlerini anlattı.
Çetin, ihaleyi kısmi teklife kapalı tutmalarının nedenlerini açıkladı: “Avantajlı ilçeler merkez ilçeler, dezavantajlı ilçeler ise uzak bölgelerdir. Avantajlı ilçelerde operasyon maliyeti düşük, görünürlük yüksektir. Dezavantajlı ilçeler daha fazla personel ve zaman kaybı demektir. Görevimiz İstanbul’un tamamına hizmet vermektir.”
Sanık Çetin, bilirkişilerin ihalelerin bölünebileceği fikrine katılmadığını belirterek, “Aksaklık olduğunda vatandaş hangi taşeronun geciktiğiyle ilgilenmez. Bir firma dört işi getirmiş ama enerji yoksa iş yapılmamış sayılır. Jeneratör firması gelmedi diye iş yapılmamış sayılır mı? Evet, yapılmıyor. Ödediğimiz para kamu zararı mı? Kamu zararı” dedi.
Çetin, ihaleyi kısmi teklife açmanın riskli olduğunu, vatandaşın aksaklıkların sorumlusuyla ilgilenmediğini, görevlerinin baştan doğru model kurup aksamayı önlemek olduğunu söyledi.
Çapraz Sorgu ve Duruşmanın Ertelenmesi
Savunmasının ardından sanık Çetin’in çapraz sorgusu yapıldı. Tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun, “Yıllardır çalışıyoruz, sizinle kültür ve sanat etkinlikleri dışında direkt ya da dolaylı konuşmamız oldu mu? Herhangi bir usulsüz talimatımı duydunuz mu, yaşadınız mı?” sorusuna Çetin, İmamoğlu’nun kendisine herhangi bir talimat vermediğini söyledi.
Duruşma, sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere yarına ertelendi.



