İBB Yolsuzluk Davasının 51. Duruşması Sona Erdi: Buğra Gökçe Savunma Yaptı
İBB Yolsuzluk Davasının 51. Duruşması Sona Erdi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yolsuzluk davasının 51. duruşması tamamlandı. "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" iddiasıyla 68'i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davada, tutuklu sanık İstanbul Planlama Ajansı Başkanı Buğra Gökçe'nin savunması alındı.

Buğra Gökçe'den Suçlamalara Yanıt

İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesince Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada konuşan Gökçe, hakkındaki iddiaların üç temel varsayıma dayandığını belirtti. Gökçe, "Birincisi, bu iddianameye göre bir suç örgütünün var olduğu. İkincisi, bu suç örgütünün kısmen ihaleleri manipüle ettiği. Üçüncüsü, benim de bu örgütün üyesi olarak ihale manipülasyonlarına katıldığım iddiaları bulunuyor. Ancak bu iddianamede bu üç varsayımın somut delillerle desteklenmediği açıkça görülüyor" ifadelerini kullandı.

Bir belediyede ne kadar görev varsa, işçilikten genel sekreterliğe her görevi yaptığını belirten Gökçe, toplam 30 yıllık kamu görevinde özellikle yöneticilik yaptığı 17 yılda çok sayıda soruşturma, suç duyurusu, ön inceleme ve teftişten geçtiğini söyledi. Bunların yöneticilik yapması nedeniyle normal olduğunu kaydetti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İhale İddialarını Reddetti

Gökçe, attığı imzalarla ihaleye fesat karıştırdığı iddiasını reddederek, bu görevi 30 yıldır yaptığını ve bahsedilen imzalardan 30 bin tane attığını belirtti. Suçlandığı üç eylemde görevde olmadığını iddia eden sanık, bilirkişi raporunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürdü. Muhammen bedelin düşük tutulmasıyla rekabetin engellendiği iddiasının da doğru olmadığını savundu.

İddianamede kamu zararının oluşması neticesinde "dolandırıcılık" suçunun oluştuğunun iddia edildiğini belirten Gökçe, bu durumun hukuki gerekçelerle ve maddi olarak gerçek olmadığını, Sayıştay'ın böyle bir tespitinin bulunmadığını kaydetti.

Ekrem İmamoğlu ile İlişkisi

Ekrem İmamoğlu'ndan kurumun resmi görevleri dışında talimat almadığını, görev aldığı diğer arkadaşlarından da böyle bir şey duymadığını savunan Gökçe, şunları söyledi:

"Seçilmiş veya atanmışlardan da söz ya da zorlama görmedim. Bana bağlı çalışan arkadaşlara da iş dışında bir talimatım olmadı. İddianamede bu manada şahsıma yüklenen bir kanıt da yoktur. Şemadan bir suç örgütü üretip, Murat Ongun'dan talimat aldığım söylenmektedir. 6 yıl genel sekreterlik yaptım bana talimat veremez. Murat Ongun ne sıfatla bana talimat verecek, söz konusu olamaz. Çıkar amaçlı suç örgütüne üye olmakla suçlanıyorum, iddianamedeki şemaya bakınca kurumsal yapıyı suç örgütü olarak görüyorsunuz. Hukukla, vicdanla bağdaşan bir yanı yok. İBB yasalarla yönetilen bir kurum. En büyük yerel yönetim İBB'dir, sonra İSKİ gelir. Kurum çalışanlarının örgüt çalışanı olarak yer alması akılla da açıklanamaz. Somut olgularla ispat gerekir."

Gökçe, hiçbir örgütle tırnak ucu kadar irtibatının olmadığını savunarak, Murat Ongun'u İBB'deki görevden dolayı tanıdığını, Ongun ile kurumsal irtibatı dışında bir irtibatının olmadığını öne sürdü. Ongun ile görev alanlarının kesişmesi durumu dışında başka bir görüşmelerinin olmadığını belirten Gökçe, diğer telefon görüşmelerinin de iş ile ilgili olduğunu söyledi.

Duruşma, sanık savunmalarına devam edilmek üzere yarına ertelendi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması