CHP'de butlancılar mı şaibeciler mi kazanacak?
CHP'de butlancılar mı şaibeciler mi kazanacak?

CHP'deki son gelişmeler, partiyi adeta bir Shakespeare trajedisine dönüştürdü. Mahmut Övür'ün köşe yazısında belirttiği gibi, herkes kendini kahraman, karşısındakini hain ilan ediyor. Bir taraf 'hainler' diye bağırırken, diğer taraf 'hırsızlara geçit yok' diyerek hakem rolüne soyunuyor. Siyasetin dili o kadar değişti ki, yakında parti programlarından çok siyasi lakaplar konuşulacak hale geldi.

Kökleri 1960'lara Uzanan Kavga

Övür'e göre, bugün yaşanan kavga sadece bugünün değil, kökleri 1960'larda Bülent Ecevit'le başlayan 'Ortanın Solu' tartışmalarına kadar uzanıyor. Aradan geçen onca yılda ne CHP tam anlamıyla klasik devlet partisi reflekslerinden kurtulabildi ne de güçlü ve tutarlı bir sosyal demokrat kimlik oluşturabildi. Son yıllarda en marjinal soldan en sert milliyetçiye kadar birbirine taban tabana zıt anlayışlar aynı çatı altında buluştu. Sonuç: Herkes vardı, ama ortak bir siyasi ruh yoktu.

Parti Ele Geçirildi mi?

Övür, partiyi dönüştürdüğünü düşünenlerin bile aslında partinin adım adım ele geçirildiğini ve tarihi kodlarından kopartıldığını, hatta bambaşka bir yapıya evirildiğini ancak tartışmalı kurultaydan sonra fark ettiğini yazıyor. Siyasetin garip bir cilvesi olarak, başarı bazen insanı büyütmez; sadece aynayı büyütür. Aynaya bakan da artık kendisini değil, dokunulmazlığını görmeye başlar. İşte asıl tehlike tam burada başlıyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Güven Kaybolduğunda Seçim Kazanılsa da Tarih Değişmez

Bugün konuşulan mesele sadece isimler değil, asıl mesele CHP'nin hangi değerler üzerinden yeniden yükseleceği ya da yükselemeyeceği gerçeğidir. Övür, 'Güven kaybolduğunda seçim kazanabilirsiniz; ama tarihi kazanamaz, tarihi değiştiremezsiniz' diyor. Şimdi herkes aynı sorunun cevabını bekliyor: Bu mücadeleyi 'butlancılar' mı kazanacak? Yoksa 'şaibeciler' mi? Belki de daha önemli soru şudur: Kim kazanırsa kazansın, kaybeden CHP mi olacak?

Sorgulanmamış Siyaset Güven Kaybeder

Övür, eski bir atasözünü hatırlatarak, 'Balık baştan kokar' diyor. Ama siyasette bazen mesele kokuşmanın nereden başladığı değildir. Asıl mesele, o kokuşmayı herkesin duyduğu hâlde kimsenin penceresini açmaya cesaret edememesidir. Ve Sokrates'in yüzyıllar öncesinden gelen şu sözü, belki de bugünü en iyi anlatan cümledir: 'Sorgulanmamış bir hayat yaşamaya değmez.' Sorgulanmamış bir siyaset de sonunda milletin güvenini kaybetmeye mahkûmdur.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması