CHP'de kriz sanata vurdu: Onur Akın ve Livaneli'den şarkı yasağı
CHP'de kriz sanata vurdu: Onur Akın ve Livaneli'den yasak

CHP'de parti içi gerilim devam ederken krizin faturası bu sefer de sanata kesildi. Onur Akın, Zülfü Livaneli gibi isimler 'butlanla gelen' CHP yönetiminin eserlerini kullanmasına izin vermediklerini açıkladı. Kılıçdaroğlu ve ekibine yönelik ortaya konan bu tavır birçok soruyu da beraberinde getiriyor.

Kendini solcu ve toplumcu olarak konumlandıran bu isimlerin, 'şarkı yasağı' tavrı aslında tam da halkçılık idealiyle büyük bir çelişki içinde.

Üretimin halktan yana olması gerektiğini savunanlar şimdi çıkmış 'Şarkımı kullanma' diyor. Bir beste stüdyodan çıkıp kitlelerce hep bir ağızdan söylenmeye başladığında sanatçının mülkü olmaktan çıkar, halka ait olur. Kaldı ki şarkı yasağı getirenlerin bazı besteleri ortak hafızada yer edinmiş, acıların, umutların ve mücadelenin de parçası olmuş eserler.

Halkın kültürel mülkünü sırf mevcut CHP yönetimini beğenmiyor diye geri almaya kalkmak; hem iddia ettikleri solcu kimlikleriyle hem de halkçılık idealiyle büyük bir tezatlık içeriyor. Hukuk tanımaz tavrını devam ettiren Özgür Özel ve ekibini savunmak adına halkın mülkü haline gelen bazı besteleri yasaklamaya kalkmak faturayı aynı zamanda kitlelere de kesmek demektir.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Haklarında yolsuzluk iddiaların ardı ardına geldiği Özel ve ekibini savunmak adına şarkılara ambargo koymak, bu sanatçıları yıllardır kalbine basan samimi dinleyicilerine de büyük bir haksızlıktır. Yıllardır iktidarı 'yasakçı' olmakla suçlayan bu ve benzeri isimlerin, bugün siyasi öfkeleri ve kırgınlıkları doğrultusunda kendi elleriyle 'bireysel sansür' mekanizması üretmesi büyük bir ironidir.

Parayla satın alınan delegelerin itiraflarda bulunduğu, rüşvet alanın da verenin de açık açık bunu dile getirdiği bir ortamda hâlâ bu yaşananları göz ardı edip, 'butlancı' diye tanımladıkları Kılıçdaroğlu ve ekibine karşı 'yasakçı' tavır sergilemek başlı başına bence büyük bir çelişkidir.

CHP'de yaşanan bu organize yozlaşmayı, delege pazarlıklarını ve rüşvet skandallarını görmezden gelip, bu kirli sürece itiraz eden Kılıçdaroğlu ve ekibini sadece 'butlancı' diyerek basitleştirmek, asıl büyük resmi karartmaktır. Akın, Livaneli gibi sol müziğin simgesel isimlerinin, siyasette arınmayı savunan ve bu kirli gidişe itiraz edenlere karşı ambargo uygulayarak şarkılarını cezalandırma aracına dönüştürmesi aynı zamanda siyasette arınmaya, temizlenmeye de ambargo uygulamaktır. Sergilenen bu tavır, paranın gölgesinde gerçekleşen kurultayın da rüşvet çarkının da meşrulaştırmasına su taşımaktan başka bir işe yaramaz.

SUAVİ YİNE ŞAŞIRTMADI

Suavi'ye de ayrı bir parantez açmak isterim. Kılıçdaroğlu ve ekibine şarkı ambargosu koymasına şaşırmadığım bir isim. Niye mi? Geçmişte kendisi de usulsüzlük iddiasıyla gündeme gelmişti. Bodrum Yakaköy'deki villa projesinde patlak veren 'kaçak yapılaşma ve doğa tahribatı' skandalı günlerce konuşulmuştu. Yani geçmişte bu şekilde gündeme gelmiş birinin, şimdi de haklarında her gün yeni bir yolsuzluk, usulsüzlük iddiası çıkan Özel ve ekibine sahip çıkması beni şaşırtmadı. Ne derler bozacının şahidi şıracıdır...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması