Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 6 Şubat depremleri sırasında devlete operasyon çekenlerin ortaya çıktığını belirtti. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen 2. İletişim Şurası'nda konuşan Erdoğan, Ahbap Derneği'ne yönelik soruşturmaya atıfta bulundu. Erdoğan, "Ortaya dökülen bilgi ve belgeler 6 Şubat depremleri sürecinde devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini hepimize çok net biçimde gösteriyor" dedi.
Ayasofya tablosu hediye edildi
Şura öncesinde İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ressam Kenan Işık'ın Ayasofya tablosunu hediye etti. Tabloda, Ayasofya-i Kebir Camii'nin yeniden ibadete açılması, kutlu mabedin zincirlerinden kurtulması kırılmış zincirler şeklinde resmediliyor.
Algoritma faşizmi ve dezenformasyon
Erdoğan, konuşmasında bilgiye erişimin hızlandığı ve yaygınlaştığı bir dönemde olunduğuna dikkat çekerek, "Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün yeni bir gelişme kaydediliyor" ifadesini kullandı. Günümüzde olgu ve algı arasındaki makasın açıldığını belirten Erdoğan, kitlelerin "algoritma faşizmi" denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi. Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın hakikat olduğunu vurguladı.
Deprem sürecindeki saldırılar
Erdoğan, bu acı gerçekle Kovid-19 salgını, orman yangınları ve özellikle 6 Şubat depremlerinde yüzleştiklerini ifade etti. "O süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısına muhatap olduk" diyen Erdoğan, yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına kadar geniş bir alanda sinsi operasyonlarla karşılaştıklarını aktardı. Milletin iyi niyetinin açıkça istismar edildiğini söyledi.
Fedakarlıklar yok sayıldı
Resmi kurumların iftiralarla töhmet altında bırakıldığını belirten Erdoğan, halkı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildiğini kaydetti. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personelin emeği, mücadelesi ve fedakarlıklarının yok sayıldığını ifade eden Erdoğan, "Sırf hükümeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı" dedi.
Sosyal medya fenomenlerinden sanatçılara, gazetecilerden siyasetçilere kadar farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu gördüklerini söyleyen Erdoğan, "Devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken, diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldık" diye konuştu.
Çarpık ilişkiler ortaya çıkıyor
Erdoğan, son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgelerin 53 binden fazla canın toprağa verildiği 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini gösterdiğini belirtti. "Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor" ifadesini kullanan Erdoğan, bu kişilerin hesabının yargı tarafından sorulduğunu söyledi.
Hukuk zemininde kararlı mücadele
Erdoğan, depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanların bugün adalete hesap verdiğini vurgulayarak, "Sui misal emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın; bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz" dedi.
Dezenformasyon milli güvenlik meselesi
Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi bir milli güvenlik meselesi olarak gördüklerini söyleyen Erdoğan, "Günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür" diye konuştu.



