Erdoğan, İsrail'in Kürt Kartı Projesini Nasıl Engelledi?
Erdoğan İsrail'in Kürt Kartı Projesini Nasıl Engelledi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail'in Kürt örgütleri üzerinden İran'a karşı yürüttüğü planı engelleyerek bölgedeki stratejik nüfuzunu bir kez daha kanıtladı. Mahalle kökenli siyasi figürlerden kalbinde hastalık olanlara kadar pek çok kişi, Erdoğan hakkında sürekli bir 'güven bunalımı' yaratmaya çalışsa da, sahadaki gerçekler bu iddiaları boşa çıkarıyor.

İsrail'in Kürt Kartı Projesi ve Türkiye'nin Kırmızı Çizgisi

ABD ve İsrail'in, Kürt grupları 'vekil güç' olarak kullanıp İran'da bir cephe açma projesi, Türkiye'nin bu durumu 'kırmızı çizgisi' olarak ilan etmesiyle akamete uğradı. Erdoğan, Trump yönetimine bu konudaki kararlılığını ileterek projenin rafa kalkmasını sağladı. İsrail medyası ve muhalefet lideri Yair Lapid, Netanyahu'nun Erdoğan'ın bölgedeki nüfuzunu hesaba katmadığını ve Kürt kartı projesinin Erdoğan'ın engeline takıldığını açıkça itiraf etti.

Siyonist İsrail, operasyonel detayların Türkiye'ye sızdırılmasından Beyaz Saray içindeki isimleri sorumlu tutacak kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. Bu durum, Erdoğan'ın bölgesel politikalarının ne kadar etkili olduğunu gösteriyor.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Erdoğan'ın Söylemi ve Pratik Başarısı

Erdoğan, daha önce yaptığı açıklamada 'Türkiye'nin güvenliği komşularından başlar' ifadesini kullanmıştı. Ayrıca 'Türk, Kürt, Arap, Farisi bizler bu coğrafyanın kadim sahipleriyiz. Asırlardır bir aradayız, beraberiz. Ortak bir maziyi paylaşıyoruz. Bunun için böl, parçala, yönet taktiğiyle kardeşleri birbirine düşman eden ve kaynaklarını sömüren emperyalistlerin oyunlarına gelmeyeceğiz' demişti. Bu söylem, sadece retorik değil, sahadaki pratik başarısıdır.

Erdoğan'ın bu tutumu, İsrail'in kirli oyunlarına karşı her zamankinden daha uyanık olmayı gerektiriyor. Coğrafyamızın istiklali için bu tür emperyalist planlara karşı duruş hayati önem taşıyor.

Muhalefetin Tutarsızlığı

Daha önce Erdoğan'ı İrancılıkla suçlayanlar, bugün onu İran'a karşı 'ABD-İsrail saldırganlığına' yardım etmekle itham edebiliyor. Vaktiyle Halk Bankası davası üzerinden ABD'nin Türkiye'ye mavi gökyüzünü dar edeceğini bekleyenler, şimdi antiemperyalizm üzerinden Erdoğan'a laga luga ediyor. Bu tutarsızlık, muhalefetin ideolojik saplantılarını ve gerçeklerden kopukluğunu gözler önüne seriyor.

İsrail, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı kendine açık bir tehdit olarak gördüğünü her kategoride deklare etmesine rağmen, Filistin duyarlılığı üzerinden Erdoğan'ı 'İsrail işbirlikçisi' ilan edecek kadar ileri gidebiliyorlar. Bu durum, muhalefetin ne kadar saçma noktalara varabileceğini gösteriyor.

Sonuç

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'böl, parçala, yönet' taktiğine karşı duruşu, sadece bir söylem değil, sahadaki pratik başarısıdır. İsrail ve ABD'nin bölgedeki planlarını boşa çıkaran bu duruş, Türkiye'nin bölgesel gücünü ve bağımsız politikasını ortaya koyuyor.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması