Erdoğan'ın Etiyopya Ziyaretinin Stratejik Arka Planı: Bölgesel Dengeleri Sarsan Hamle
Erdoğan'ın Etiyopya Ziyareti: Bölgesel Dengeler ve Strateji

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Etiyopya Ziyareti: Afrika Boynuzu'nda Stratejik Hamle

Sabah Gazetesi yazarı Mahmut Övür, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Etiyopya ziyaretinin arka planını çarpıcı bir şekilde kaleme aldı. Övür, bu ziyaretin basit bir diplomatik temas olmadığını, bölgedeki kirli hesapları bozmaya yönelik stratejik bir girişim olduğunu vurguladı.

Türkiye'nin Afrika'daki Yükselen Rolü

Mahmut Övür, "Artık Afrika coğrafyasında Türkiye hesaba katılan ve oyun kuran bir ülke" ifadelerini kullanarak, Türkiye'nin kıtadaki etkin konumuna dikkat çekti. Somali ve Libya'daki özel ilişkilerin yanı sıra, başta Mısır olmak üzere tüm Afrika ülkeleriyle ilişkilerin son derece iyi seviyede olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Etiyopya ziyareti dünya kamuoyunun dikkatini çekerken, Övür bu ziyaretin arka planında bölgesel dengeleri değiştirme çabasının yattığını kaydetti. "İşte bir günlük Etiyopya gezisinin arka planında böyle kirli bir bölgesel hesabı bozma girişimi var" diyen yazar, ziyaretin sembolik süresinin aksine etkisinin uzun yıllara yayılacağını ifade etti.

Tarihi Kökler ve Stratejik Konum

Etiyopya'nın Afrika Boynuzu'nun en büyük ve en stratejik ülkesi olduğunu vurgulayan Övür, ülkenin Somali, Sudan, Eritre ve Mısır coğrafyasındaki önemine değindi. Türkiye ile Etiyopya arasındaki yakınlığın derin tarihi kökleri olduğunu belirten yazar, Mustafa Kemal Atatürk'ün cumhuriyetin üçüncü yılında 1926'da ilk büyükelçiliği Addis Ababa'da açtığını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dönüş yolunda bu tarihe atıfta bulunarak, "Sahra Altı Afrika'daki en eski büyükelçiliğimizin 1926 yılında Addis Ababa'da açılması, cumhuriyetimizin geçmişinde bu kadim şehri, Afrika kıtasıyla ilişkilerimizin kalbine yerleştirdiğini gösteriyor" dediği aktarıldı.

2005'te Atılan Tarihi Adım ve Sonuçları

Erdoğan'ın 2005 yılında başbakan olarak gerçekleştirdiği Etiyopya ziyareti, Sahra Altı Afrika'ya başbakan düzeyinde yapılan ilk resmi ziyaret olarak tarihe geçti. Doç. Dr. Yunus Turhan'ın Anadolu Ajansı analizine göre bu ziyaret kısa sürede somut sonuçlar doğurdu:

  • 12 Nisan 2005'te Türkiye, Afrika Birliği nezdinde gözlemci statüsü elde etti.
  • Addis Ababa'daki Türkiye Büyükelçiliği Afrika Birliği'ne akredite edildi.
  • Türkiye'nin Afrika açılımı kurumsal ve uygulamaya dayalı bir nitelik kazandı.

Bu stratejik adımın Türkiye-Afrika ilişkilerini bambaşka bir noktaya taşıdığı vurgulandı.

Bölgesel Rekabet ve İsrail Faktörü

Son yıllarda Avrupalı sömürgecilerin bölgeden çekilmesiyle Afrika Boynuzu'nda Çin, ABD, Türkiye ve Birleşik Arap Emirlikleri'nin etkinlik mücadelesi verdiği belirtildi. Övür, siyonist İsrail'in de ortalık karıştırıcısı rolüyle sahne aldığını ifade etti.

İsrail'in özellikle üç konudan rahatsız olduğu kaydedildi:

  1. BAE-Türkiye ilişkilerinin 2021 sonrası iyileşmesi
  2. Türkiye'nin Somali'de kurduğu derin ilişki
  3. Ocak 2025'te Somali-Etiyopya arasında imzalanan "Ankara Protokolü"

İsrail'in bu rahatsızlığını Aralık 2025'te Somaliland'ı tanıyarak gösterdiği ve bunun tesadüf olmadığı vurgulandı. Övür, siyonistlerin temel amacının Türkiye'nin öncülük ettiği Etiyopya-Somali barışını sabote etmek olduğunu belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Net Mesajı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Etiyopya Başbakanı Abiy Ahmed Ali ile yaptığı ortak basın toplantısında bölgesel sorunlara net bir çözüm önerisi getirdi. Erdoğan, "Biz, bölgenin sorunlarına bölge ülkelerinin çözüm geliştirmesini ve Afrika Boynuzu'nun yabancı güçlerin mücadele alanına çevrilmemesi gerektiğine inanıyoruz" dedi.

İsrail'in Somaliland'ı tanımasına da değinen Cumhurbaşkanı, "İsrail'in Somaliland'ı tanımasının ne Somaliland'a ne de Afrika Boynuzu'na faydası olmadığını tekrar vurgulamak istiyorum" ifadelerini kullandı.

Muhalefetin Afrika Politikasına Eleştiri

Yazıda ana muhalefet CHP'nin Afrika politikasına da eleştiri getirildi. "Silivri'ye gidip gelmekten vakit bulup Afrika'ya bakar mı bilemem" denilerek, muhalefetin dış politikadaki vizyon eksikliğine işaret edildi. Umarım artık "Somali'de, Etiyopya'da ne işimiz var?" diye iflas eden bir siyaset tarzıyla ortaya çıkmaz" ifadeleriyle muhalefetin bölgesel stratejiler konusunda daha vizyoner olması gerektiği vurgulandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Etiyopya ziyareti, Türkiye'nin Afrika'daki etkin rolünü pekiştirirken, bölgedeki kirli hesaplara karşı net bir duruş sergiledi. Bu diplomatik hamle, Türkiye'nin bölgesel barış ve istikrar için oynadığı kilit role işaret ediyor.