FETÖ elebaşı Gülen'in darbeci geçmişi: 12 Eylül'den 28 Şubat'a vesayetle büyüdü
FETÖ elebaşı Gülen'in darbeci geçmişi: 12 Eylül'den 28 Şubat'a

FETÖ ve elebaşı Fetullah Gülen için askeri darbeler yabancı bir kavram değil. Örgüt, 12 Eylül, 12 Mart ve 28 Şubat askeri müdahalelerinde el altından darbecileri desteklerken, 15 Temmuz 2016'da orduya sızdırdığı elemanlarıyla devleti ele geçirmeye çalıştı. Gülen, 1970'lerden itibaren TSK içinde örgütlenen FETÖ'cü subaylarla darbeleri en az zararla atlatarak büyüdü.

Gülen'in darbeci geçmişi: 22 Şubat'tan 12 Eylül'e

Gülen'in askerlik dönemi, darbelerle iç içe geçti. 1961-63 arasında askerlik yapan Gülen, 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963'te darbe girişiminde bulunan Harp Okulu Komutanı Albay Talat Aydemir'in askeriydi. 22 Şubat hareketinde 15 bin askerle birlikte silah kuşandı. O geceyi, "Radyo Evini bir onlar, bir bizim taraf teslim alıyordu. Önce ihtilal ilan ediliyor, ardından 'asiler bastırıldı' deniyordu. 28'inci Tümen hükümet tarafındaymış. Tabii ki, biz bunun farkına daha sonra vardık. Üzerimize uçaklar uçmaya başladı. Niyetleri Mamak'ı ortadan kaldırmakmış. Bizim taraf teslim oldu" diye anlattı.

12 Mart muhtırası sonrası 4 Mayıs 1971'de İzmir'de tutuklanan Gülen, 54 sanıklı "Nurculuk" davasında 9 Kasım 1971'de tahliye edildi. 1972'de üç yıl hapis cezası alsa da bu ceza 1974'te Askeri Yargıtay tarafından bozuldu. Gülen, 12 Mart için "bir ihtilal ve darbe değildir. Hükümeti belli konularda uyaran bir ikazdır" diyerek muhtırayı övdü.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

12 Eylül darbesini övdü, Evren'le görüşmek istedi

Gülen, 12 Eylül 1980 darbesi öncesi ve sonrası darbeye destek verdi. Sızıntı Dergisi'nin Ekim 1980 sayısında "M. Abdülfettah Şahin" takma adıyla yazdığı "Son Karakol" başlıklı yazıda, "Ümidimizin tükendiği yerde hızır gibi imdadımıza yetişen Mehmetçiğe bir kere daha selam duruyoruz" ifadelerini kullandı. Darbe lideri Kenan Evren ile görüşmek istedi ancak olumsuz yanıt aldı.

12 Eylül'de gözaltına alınacaklar listesinde yer alan Gülen, 1981'de vaizlikten istifa etti ve sıkıyönetimin yakalama kararına rağmen altı yıl kaçmayı başardı. 1986'da Burdur'da kardeşine ait kimlikle yakalandı ancak bir gün sonra serbest bırakıldı. Gülen'le birlikte hareket eden 13 kişi daha sonra FETÖ yapılanmasında önemli yerlere geldi.

28 Şubat'ı 'hayırlı olsun' manşetiyle selamladı

Gülen, 28 Şubat 1997 postmodern darbesinde de darbecilerin yanında yer aldı. Refahyol hükümetinin görevden uzaklaştırılmasının ardından FETÖ'nün medya organı Zaman gazetesi, darbe hükümetini "Hayırlı Olsun" manşetiyle karşıladı. Gülen, 31 Ocak 2005'te Milliyet'e verdiği demeçte Kenan Evren için "cennetlik" ifadesini kullandı: "Evren Paşa, seçmeli din derslerini mecburi yapmakla yararlı bir iş yapmıştır. Gençlerin çoğu onun bu icraatı vesilesiyle din eğitiminden nasiplerini almışlardır. Bu iş kanaatimce öyle büyüktür ki doğrusunu Allah bilir, hiçbir sevabı olmasa bile bu icraatı ona yetebilir, ahirette kurtuluşuna vesile olabilir, cennete de gidebilir."

15 Temmuz Ana Davası iddianamesinde, Gülen'in 1980 darbesi dönemindeki faaliyetlerine dikkat çekilerek, "Fetullah Gülen, 80'li yıllardaki 'fiili' mesai arkadaşı Kenan Evren'i yıllar sonra 'cennetlik' ilan etmiş" tespiti yer aldı.

Darbelerden güçlenerek çıktı

Gülen, her askeri müdahale öncesi ve sonrası ordu lehine açıklamalar yaparak darbecilerle arasını iyi tuttu. Genelkurmay başkanları ve TSK hakkında övücü sözler sarf etmeye özen gösterdi. Bu sayede FETÖ, ülkede gerçekleşen hiçbir ihtilalden olumsuz etkilenmedi, tersine her askeri darbeden sonra daha da büyüyerek güçlendi. 15 Temmuz sonrası hazırlanan iddianamelerde bu durum dikkat çekti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması