Terör örgütü lideri Fetullah Gülen 20 Ekim 2024'te öldü. Ardından FETÖ'nün yıllardır gizlemeye çalıştığı çatlaklar gün yüzüne çıktı. Örgütün tepe kadroları arasında liderlik, para ve güç mücadelesi başlarken, ABD ve Avrupa kanatları karşı karşıya geldi. Bir dönem 'mutlak itaat' söylemiyle ayakta duran yapı, bugün birbirini hırsızlık, yolsuzluk ve örgütü ele geçirmekle suçlayan grupların kavgasına sahne oluyor. Gülen sonrası yaşananlar, örgütün içeriden çözülmeye başladığını gözler önüne seriyor.
Örgütü Kim Yönetecek Kavgası
Gülen'in ölümünden sonra örgütteki ilk büyük kriz liderlik konusunda yaşandı. Yıllardır örgütün 'kara kutusu' olarak bilinen 'Uzun Cevdet' lakaplı Cevdet Türkyolu ile örgütün eski sözde Türkiye imamı Mustafa Özcan'ın adı yeni liderlik tartışmalarının merkezine yerleşti. Gülen'in sağlık durumunun kötüleştiği dönemde dahi örgüt içindeki güç mücadelesinin sürdüğü, örgütün sahip olduğu milyarlarca dolarlık mali ağın kontrolü için sert çekişmeler yaşandığı ortaya çıktı.
ABD ve Avrupa Cepheleri Ayrıldı
Örgüt içinde en büyük kırılma ise ABD ve Avrupa yapılanmaları arasında yaşandı. Avrupa kanadını yöneten Abdullah Aymaz'ın, Cevdet Türkyolu ve Mustafa Özcan ekibinin örgütün tüm mali kaynaklarını kontrol ettiğini öne sürerek sert tepki gösterdiği öğrenildi. Aymaz'ın, 'Gerekirse Avrupa yapılanması ayrılır' resti çektiği ve örgüt içinde bölünme tehdidinde bulunduğu ifade edildi. Böylece FETÖ tarihinde ilk kez kıtalar arası bir güç savaşı açık şekilde ortaya çıktı.
Para Kasası Suçlamaları
Kavgaların merkezinde para bulunuyor. Örgüt tabanında uzun süredir Cevdet Türkyolu'nun himmet gelirleri, vakıf hesapları ve uluslararası mali ağ üzerinde tek söz sahibi olduğu yönünde eleştiriler yükseliyor. Türkyolu ve yakın çevresinin üzerine kayıtlı çok sayıda ev, malikane ve çiftlik bulunduğuna ilişkin iddialar örgüt içinde büyük rahatsızlık oluşturdu. Örgüt mensupları arasında 'paralar nereye gitti' sorusu yüksek sesle sorulmaya başlandı.
Yeğeninden Ağır İthamlar
Fetullah Gülen'in yeğeni Ebuseleme Gülen de örgüt yönetimini hedef alan açıklamalarıyla tartışmaları büyüttü. Ebuseleme Gülen, Türkyolu ve Özcan'ın örgütü ele geçirdiğini, keyfi kararlar aldığını ve örgütün mali kaynaklarını kendi çıkarları için kullandığını öne sürdü. Türkyolu ve damadının milyonlarca dolarlık örgüt kaynaklarını kontrol ettiği yönündeki açıklamalar, örgüt tabanında ciddi yankı uyandırdı.
Ali Heyet'te İç Darbe İddiası
Gülen sonrası oluşturulan sözde üst yönetim mekanizması 'Ali Heyet' de krizden nasibini aldı. Mustafa Özcan'ın heyetten çıkarılması, örgüt içinde 'iç darbe' olarak nitelendirildi. Bazı örgüt mensupları bunun tasfiye olduğunu savunurken, diğer gruplar ise Özcan'ın yıllardır sürdürdüğü hakimiyetin sona erdiğini ileri sürdü. Kararın ardından örgüt mensupları sosyal medya üzerinden birbirlerini suçlamaya başladı.
Adil Öksüz Tartışması Patladı
Örgüt içi hesaplaşmalar sürerken yıllardır saklanan bazı gerçekler de ortaya döküldü. ABD yapılanmasında görev almış eski örgüt mensupları, 15 Temmuz darbe girişiminin kritik ismi Adil Öksüz'ün örgütteki rolünü açıkça kabul etti. Öksüz'ün çok sayıda hücre evini yönettiği, Gülen'in en yakınında yer aldığı ve örgütün kritik kadroları arasında bulunduğu yönündeki itiraflar, örgüt içindeki çözülmenin boyutunu gözler önüne serdi.
Sınav Hırsızlığını Kabul Ettiler
Kavga büyüdükçe örgütün yıllarca reddettiği suçlamalar da örgüt mensuplarının ağzından doğrulanmaya başladı. Örgüt yöneticileri, devlet kurumlarına girişte yapılan KPSS sorularının yıllarca çalınıp örgüt evlerinde dağıtıldığını itiraf etti. Bu açıklamalar, örgütün devlet kurumlarına sızmak için sistematik bir yöntem kullandığı yönündeki iddiaları tekrar gündeme taşıdı.
Cenaze Bile Kriz Çıkardı
Gülen'in cenazesi dahi örgüt içindeki kavganın konusu oldu. Cenazenin nereye gömüleceği, törene kimlerin katılacağı ve mezarın nasıl korunacağı konusunda ciddi tartışmalar yaşandı. Hatta örgüt içinde bazı grupların cenazenin kaçırılabileceğinden endişe ettiği öne sürüldü. Gülen'in ölümünün ardından ortaya çıkan bu tablo, örgütteki güvensizliğin ulaştığı boyutu gösterdi.
Çözülme Derinleşiyor
Bir dönem tek merkezden yönetilen ve mutlak bağlılık üzerine kurulan FETÖ, Gülen'in ölümünün ardından liderlik krizine, mali hesaplaşmalara ve yönetim savaşlarına sürüklendi. ABD yapılanması ile Avrupa yapılanması arasındaki gerilim büyürken, örgüt tabanında üst yönetime tepkiler de artıyor. Himmet paraları, vakıf gelirleri, charter okul ağları ve uluslararası mali kaynaklar üzerindeki kavga, örgütün geleceğini belirsiz hale getiriyor. Gülen'in ölümüyle başlayan süreç, FETÖ'nün yalnız liderini değil, birlik görüntüsünü de kaybettiğini ortaya koyuyor.



