15 Temmuz 2016'daki darbe girişimi Türkiye'yi derinden sarsarken, devletin FETÖ'ye karşı stratejik mücadelesi çok daha eskiye dayanıyor. Kamuoyunda 'Kırmızı Kitap' olarak bilinen Milli Güvenlik Siyaset Belgesi (MGSB), darbeden önce, 2015 yılında güncellenerek örgütü 'ulusal güvenliği tehdit eden birinci unsur' olarak tescillemişti.
2012'de Başlayan Tasfiye Süreci
Örgütün maskesi, Şubat 2012'de yargı ve emniyet içindeki unsurların MİT Müsteşarı'nı hedef almasıyla düştü. Hükümet, bu tarihten itibaren devlet mekanizmalarını korumak için gizli ve açık bir tasfiye operasyonu başlattı. 2014'e gelindiğinde mücadele, siyasetin tekil hamlesi olmaktan çıkıp devlet stratejisine dönüştü.
Devletin Gizli Anayasası Yeniden Yazıldı
2015'in ilk aylarında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK), tarihi bir kararla MGSB'yi baştan aşağı yeniledi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen bu hamleyle, 'Paralel Devlet Yapılanması (PDY)', ulusal güvenliği tehdit eden illegal bir terör odağı olarak Kırmızı Kitap'a girdi.
Örgütün Lideri ve Adresi Belgeye İşlendi
Yenilenen Kırmızı Kitap'ta örgütün finans kaynakları, eğitim ve medya üzerinden yürüttüğü propaganda ağları, devlet kurumlarına sızma asimetrisi ve örgüt liderinin yaşadığı Pensilvanya detaylı şekilde yer aldı. Örgüt, PKK gibi yapıların önüne geçerek birinci öncelikli iç tehdit sırasına alındı.
Legal Görünüm Altındaki İllegal Tehdit
Akademik çalışmalara göre örgütün en tehlikeli yönü 'asimetrik ve post-modern bir hibrit savaş' metodu uygulaması. Kendini sivil toplum örgütü veya eğitim gönüllüsü olarak kamufle eden yapı, Kırmızı Kitap'ta 'Legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten paralel yapılanma' olarak tanımlandı. Bu stratejik hamle, darbe girişiminden önce adli ve idari operasyonlar için en büyük hukuki dayanak oldu. 15 Temmuz gecesi milletin direnişi, devletin 2012'den beri ördüğü stratejik savunma kalkanıyla bürokratik olarak tahkim edilmişti.
Devlet On Yıldır Teyakkuzda
Kırmızı Kitap, 2025 yılındaki son güncellemesinde de FETÖ'ye karşı mücadeleye geniş yer ayırdı. Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğindeki kabinede örgütün yurt dışı yapılanması, dijital propaganda ağları ve kripto unsurlar masaya yatırıldı. Yeni belgede, FETÖ ulusal güvenliği tehdit eden birinci öncelikli unsurlar arasında yerini korudu. Bu son hamle, devlet aklının teyakkuz halinin ve tasfiye kararlılığının değişen şartlara göre sürekli güncellendiğini tescilledi.



