Mehmet Nezir Gül'den Ramazan Mesajı: Allah ve Peygamber Sevgisi Ayrılmaz Bir Bütündür
Mehmet Nezir Gül: Allah ve Peygamber Sevgisi Ayrılmazdır

Mehmet Nezir Gül'den Ramazan'da Anlamlı Mesaj: Sevgi Merkezli Bir Ay

Mehmet Nezir Gül, mübârek Ramazan ayının başlaması dolayısıyla bir tebrik mesajı yayımladı. Mesajında, "Nimetleriyle sizi beslediği için Allah’ı sevin. Beni de Allah sevgisi için sevin." hadis-i şerifini hatırlatan Gül, bu mübarek mevsimin sevinç ve mutluluğu içinde olduklarını ifade etti.

Bir ay boyunca yoğunlaştırılmış kulluk çabalarında, sevgi merkezli değerlendirmelerle imanı yenileme, yineleme ve sâlih amellerle destekleme sürecini gerçekleştirmeye çalışacaklarını belirtti. Gül, tüm sevgilerin insanı Allah'a götürdüğünü vurgulayarak, her şeyden ve herkesten çok Allah'ı sevdiklerini söyledi.

Allah ve Resul Sevgisinin Ayrılmaz Bütünlüğü

Mehmet Nezir Gül, Allah'a olan sevginin tarifinin imkânsız ve sınırsız olduğunu ifade etti. Tüm benlik ve hücrelerle bu imanı kavradıklarını, sevgiyi hissettiklerini ve sâlih amelleri yaşadıklarını aktardı. Sevgilerinin ikinci değişmez adresinin ise Peygamber Efendimiz olduğunu belirtti.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Gül şöyle devam etti: "Tüm yaratılanlar içinde en çok onu sever, sayar ve saygı duyarız. O, yaratılmışların en şereflisi, en değerlisi, en yücesi, en güzeli ve en mükemmelidir. Allah sevgisi her şeyin üstündedir ve O’nun sevgisi, peygamber bile olsa bir beşerle mukayese edilemez."

Beşer içinde hiçbir insanı Peygamber Efendimiz ölçüsünde sevemeyeceklerini, onunla bir tutamayacaklarını ifade eden Gül, Allah Resulü'nün hep ilahi bir denetim ve gözetim altında olduğunu, korunduğunu ve yaptığı her işin Müslümanlar için anlamlı ve örnek teşkil ettiğini vurguladı.

Kur'an ve Sünnet Bütünlüğü Asırlardır Devam Ediyor

İlk andan itibaren Müslümanların, Allah'ın emir ve yasaklarına dikkat ettikleri gibi, Allah Resulü'nün sünnet ve tavsiyelerine de kulak kesildiklerini ve onun yolunu izlemeye çalıştıklarını belirten Gül, inanç esaslarında, fıkhî hükümlerde ve âdâb-ı muâşerette ayetlerin yanı sıra hadislerin de esas alındığını kaydetti.

Kur'an ve sünnet bütünlüğünün, Allah ve Resul ayrılmazlığının asırlar boyu aslî yol olarak devam ettiğini ifade eden Gül, ancak üzülerek gördükleri bir husus olduğunu söyledi.

Uyarı: Tefrikacı Virüse Dikkat!

Mehmet Nezir Gül, yeni olmayan ama her gün maruz kalınan bir duruma dikkat çekti. Maalesef Müslümanların bir kısmına bir virüs girdiğini belirten Gül, bu virüsün kaldıkça çoğalan ve ruhu kemiren, eriten, karartan, ifsad eden bir virüs olduğunu ifade etti.

Gül, bu virüsü şöyle tanımladı:

  • Allah ile Resulü'nü birbirinden ayırmaya çalışan tefrikacı virüs.
  • Kur'an ile sünneti birbirinden ayırmaya çalışan bölücü virüs.
  • Müslümanların inanç bütünlüğünü bozmaya çalışan ayrılıkçı virüs.
  • İslam dünyasını fikri çatışmalarla uğraştırarak geriletmeye, güç kaybına, ekonomik sıkıntıya ve sosyal kargaşalara sürükleyen bir virüs.

Nefis ve şeytanın temellerini attığı, müsteşriklerin sistemleştirdiği ve örneklendirdiği bu sürecin, okumuş ama Batı'ya endeksli bir zihin dünyasına sahip kimi okur, yazar ve ilahiyatçı kesimin de büyük bir aymazlık, cehalet ve ihanet sonucu gündeme taşıdığı ve hızla yaydığı bir virüs olduğunu belirten Gül, peygambersiz bir din oluşturmanın ne kadar saçma ve gayrimümkün olduğunun sevgi üzerinden görüldüğünü vurguladı.

Ayet ve Hadislerle Desteklenen Görüşler

Mehmet Nezir Gül, "(Ey Resulüm) de ki: Ey insanlar! Eğer Allah’ı seviyorsanız, bana uyun ki, Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın. Allah Ğafûrdur, Rahîmdir." (Al-i İmran, 3/31) ayetinin, Allah sevgisi ile Resulullah sevgisinin nasıl iç içe ve ayrılmaz olduğunu çok açık ve net bir şekilde ifade ettiğini söyledi.

Peygamberi sevmeyen bir Müslüman olamayacağını belirten Gül, sözde sevgi ile gerçek sevginin insana neler yaptıracağının belli olduğunu ve Peygamber Efendimizi gerçekten seven bir Müslümanın hadis ve sünnete yaklaşımının da aşikâr olduğunu ifade etti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Buhârî'de geçen bir hadisi de hatırlatan Gül, "Şu üç özellik kimde bulunursa o kişi imanın tadına erer: Allah ve Resûlü’nü herkesten çok sevmek, sevdiği kişiyi sadece Allah için sevmek, ateşe atılmaktan nasıl korkuyorsa imandan sonra küfre dönmekten de öylece korkmak." sözleriyle imanın lezzetinden bahsederken Allah ve Resul sevgisinin birlikte zikredildiğini kaydetti.

Kıyamet Sorusu ve Anlamlı Cevaplar

Gül, bir örnek olarak, bir adamın telaşlı bir şekilde Mescid-i Nebevî'ye girerek Peygamberimize "Kıyamet ne zaman kopacak?" diye sorduğunu anlattı. Ashâb-ı kirâmın susmasını işaret etmesine rağmen adamın aynı soruyu üç defa tekrarladığını belirtti.

Peygamberimizin önce namazı kıldırdığını, sonra da "Kıyametin ne zaman kopacağını soran kişi nerede?" diye sorduğunu ifade eden Gül, adamın "Benim, Yâ Resûlallah." diye cevap verdiğini ve Peygamberimizin "Peki, sen kıyamet için ne hazırladın?" diye sorduğunu aktardı.

Adamın "Benim çok fazla amelim yok. Fakat ben, Allah ve Resûlü’nü gerçekten çok seviyorum." dediğini belirten Gül, bu açık sözlü ifadelerden sonra Sevgili Peygamberimizin "Kişi sevdiğiyle beraberdir, sen de sevdiğinle beraber olacaksın." buyurduğunu hatırlattı.

Ayetler Arasında Ayırım Yapılamaz

Mehmet Nezir Gül, "Yoksa siz Kitap’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? İçinizden bu şekilde davranan birinin dünya hayatındaki cezası ancak rezil rüsvâ olmaktır; kıyamet gününde ise onlar azabın en şiddetlisine itilirler. Allah, sizin yapmakta olduğunuzdan habersiz değildir." (Bakara, 2/85) ayetini referans gösterdi.

Gül, bu konuda şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu nasıl bir cinayet! İman edilen Allah'ın, bazı ayetleri kabul edilecek, bazıları reddedilecek. Bu nasıl inanç? Bunu Allah nasıl kabul etsin, buna nasıl razı olsun?"

Bu yaklaşımın geçmişte Yahudi ve Hristiyanların, daha sonraları ise bazı Müslümanların düştüğü en büyük ayrım ve bölücülük olduğunu belirten Gül, Müslüman'ın tüm ayetlere inandığını, hepsinin Allah tarafından gönderildiğine iman ettiğini ve tek bir ayet hakkında bile tereddütte bulunamayacağını vurguladı.

Bir ayet hakkında bile inkâr yolunu seçemeyeceklerini ifade eden Gül, ancak ayetlerin yorumu hakkında ana esastan kopmamak şartıyla dilediği görüşü tercih edebileceğini sözlerine ekledi.