Mehmet Uçum: Terörsüz Türkiye'ye Geçiş Sürecinde Son Durum ve Tuzaklar
Mehmet Uçum: Terörsüz Türkiye'ye Geçiş Sürecinde Son Durum

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecinde gelinen son aşamayı AA Analiz için kaleme aldığı yazıyla değerlendirdi. Uçum, sürecin tamamlanmasında pratik hususların ağırlık kazandığını, yasal düzenlemelerin ise oransal olarak daha az yer tuttuğunu ifade etti. Ancak bu durumun yasal düzenlemelerin önemsiz olduğu anlamına gelmediğini vurguladı.

Geçiş Sürecinin Unsurları ve Mevcut Durum

Uçum, daha önce yayınladığı yazıda geçiş sürecinin tamamlanmasının unsurlarına değindiğini hatırlatarak, sistematik terörün kesin ve devamlı tasfiyesi için aktif terör pratiğinin bitirilmesi, teröre destek pratiklerinin ortadan kalkması, terörün gölgesinde oluşan dilin son bulması ve demokratik siyasi aktörler üzerindeki terör vesayetinin sona erdirilmesi gerektiğini belirtti.

Ayrıca, eski veya yeni tarzda illegal oluşumlar yoluyla bazı demokratik siyasi yapılar üzerinde kurulan 'gayrimeşru ve üstenci kadro vesayeti'nin tamamen ortadan kaldırılması gerektiğini ifade etti. Uçum, münfesih örgüt mensuplarının adli işlemleri ve toplumla bütünleşme konularında yapılacaklarla Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecinin büyük ölçüde tamamlanacağını söyledi.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Cumhur İttifakı'nın Rolü ve Geçiş Süreci Kanunu

Uçum, Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ülke liderliği, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kararlı ve tavizsiz yaklaşımları ile Cumhur İttifakı'nın güçlü desteğinin sürdüğünü belirtti. Devlet kurumlarının titiz çalışmalarının kesintisiz devam ettiğini kaydetti.

En önemli adımlardan birinin geçiş süreci kanununun çıkarılması olduğunu vurgulayan Uçum, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) tatile girmeden bu kanunun çıkmasının beklendiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kanunun TBMM tatile girmeden çıkması gerektiğini açıkladığını hatırlatan Uçum, bu kararlılığın son derece önemli olduğunun altını çizdi. Ayrıca, bugüne kadar hiçbir süreçte konunun bu seviyede TBMM gündemine ve kanun aşamasına gelmediğini belirtti.

Geçiş Sürecine Kurulmak İstenen Tuzaklar

Uçum, münfesih terör örgütünün bazı unsurları tarafından son günlerde yapılan açıklamalarda sürece zarar verme niyetli yaklaşımlar izlendiğini belirtti. Bazı unsurların sürece direnme eğilimi içinde olduklarını, bölgeye ilişkin gerçek dışı savaş senaryoları üretenler, üstenci bir dille sürecin karşısında durmaya çalışanlar ve abes taleplerle süreci gölgelemek isteyenler olduğunu ifade etti. İçeride ve dışarıda Türkiye karşıtı odaklar ile emperyalizmin enstrümanı olan çeşitli mecraların da geçiş sürecine yönelik sabotaj hedefli girişimleri tahrik ve teşvik ettiğini söyledi.

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın'ın Irak seyahatine karşı münfesih terör örgütünün bazı unsurlarınca yapılan gerçek dışı iddialara dayanan açıklamaları provokatif bir hamle olarak değerlendiren Uçum, bu seyahatin Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge hedeflerine katkı için yapıldığını belirtti. Barış için yapılan bir seyahati savaşla ilişkilendirmenin kabul edilemez olduğunu ifade etti.

Uçum, devletin geçiş sürecine ilişkin sabotajlara izin vermeyeceğini, sabotaj yapmaya kalkışanların altında kalacağını vurguladı. Öcalan'la yürütülen diyalog sürecinin istismarına dönük girişimlerde bulunanların er geç hesap vereceğini belirtti.

Diyalog ve Müzakere Ayrımı

Uçum, sistematik terörün tasfiyesine yönelik geçiş sürecini 'demokrasi ve özgürlük hareketinin' tasfiyesi olarak ifade etmenin tam bir aldatma siyaseti olduğunu söyledi. Tam tersine, sistematik terörün tasfiyesinin demokrasi ve özgürlük hareketinin meşrulaşmasını, hukukileşmesini ve güçlenmesini sağlayacak koşulları hazırlayacağını ifade etti. Geçiş süreci kanununun temel işlevinin de buna yönelik uygun hukuki koşulları oluşturmak olduğunu belirtti.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Diyalog ile müzakere arasındaki farka dikkat çeken Uçum, diyaloğun terörün tasfiyesi için yürütülen bir temas olduğunu, müzakere ise demokrasiyi ve özgürlükleri geliştirmek için tüm toplum kesimlerinin demokratik siyaset zemininde yer aldığı bir siyaset tarzı olduğunu ifade etti. Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecinin tamamlanmasıyla diyalog yürütülen muhatapların vesayetsiz demokratik siyaseti benimseyerek müzakere süreçlerinin meşru aktörleri arasına katılacağını belirtti.

Terörsüz Türkiye Vizyonu ve Gelecek

Uçum, Terörsüz Türkiye vizyonunun içeride Kürtlerin devletle ve milletle bütünleşmesini güçlendirmek ve bölgedeki tüm Kürtlere sahip çıkmak olduğunu ifade etti. Suriye'de ve ABD/İsrail-İran Savaşı'nda Kürtlere en fazla sahip çıkan ülkenin Türkiye olmasının bunun somut bir pratiği olduğunu belirtti.

Kanun sonrası atılacak adımların uzatılmaması ve münfesih örgütün silah bırakmanın tamamlanması dahil üzerine düşenleri hızlıca yerine getirmesi gerektiğini vurgulayan Uçum, devletin her seviyedeki güçlü iradesiyle ve tüm kurumsal kapasitesiyle buna hazır olduğunu söyledi.

Uçum, sürecin aşamalı niteliğini görenler ve bu dinamiklere uyumlu davrananların kazanacağını, direnenlerin ise kaybedeceğini belirterek, Terörsüz Türkiye'ye geçiş sürecinin geri dönüşü olmayan bir eşiği aştığını ifade etti. Bundan sonraki temel meselenin sürecin hangi hızla ve hangi disiplin içinde tamamlanacağı olduğunu söyledi.