Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi, bölgesel çatışmalar ve krizlerin hâkim olduğu bir dönemde daha iyi ve güvenli bir gelecek iddiasıyla dünyayı şekillendirme amacı taşıyor. Ancak dünya hiç de iyi bir yere gidebilmiş değil. Zirvenin en öne çıkan konusu, ABD ve Avrupa'nın geleneksel bağlarının kopuşu.
Trump'ın NATO'ya katkı payı talebi
ABD Başkanı Donald Trump, tüm başkanlık döneminde NATO ile ilişkilerde oldukça şüpheli yaklaştı ve ABD'nin NATO'ya katkı payının Avrupa'nın üstünde olmasından rahatsızlık duydu. Bu nedenle en önemli gündem başlığı, Avrupa'nın Trump'ı NATO'ya katkı paylarının ciddi derecede arttığına ve artacağına ikna etme çabası.
İran savaşı ve Rusya-Ukrayna krizi
Bunun yanında ABD'nin İran'a saldırısıyla başlayan savaşta NATO'nun ABD'nin yanında yer almaması da zirvenin başlıca konularından biri. Rusya-Ukrayna Savaşı'nda NATO'nun alacağı pozisyon da kritik bir başlık.
2004 İstanbul Zirvesi'nin gündemi
22 yıl sonra Türkiye'nin NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yaptığı 2004 yılında İstanbul'da düzenlenen zirve, dönemin en kritik zirvelerinden biriydi. 2001'de El Kaide'nin ABD'ye düzenlediği saldırıların ardından dünya değişmiş, Bush yönetimi önce Afganistan'a daha sonra Irak'a saldırmıştı. İstanbul'daki zirvede ev sahipliğini dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer yapmıştı. AK Parti iktidarının henüz ikinci yılındaydı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın başbakanlığının ilk yılı bitmişti.
Zirvede ittifakın geleceği, Irak ve Afganistan'daki rolü ele alınırken, NATO üyeleri Irak güvenlik güçlerine eğitim verilmesi ve Afganistan'daki çok uluslu gücün genişletilmesi konularında anlaşmaya vardı. Bush yönetimi, NATO'nun Irak'ta önemli bir rol üstlenmesi gerektiğini düşünerek tıpkı bugün Trump'ın İran'da NATO desteğini talep etmesi gibi Irak'ta NATO'dan destek talep etmişti. Ancak Fransa'nın da aralarında bulunduğu bazı ülkeler buna karşı çıktı. Fransa Cumhurbaşkanı Jacques Chirac, Irak'a müdahalenin NATO'nun görevleri arasında olmadığını söylerken, Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder de Irak'a asker göndermenin söz konusu olmayacağını belirtti.
O dönem 26 üyesi bulunan NATO, Afganistan konusunda mutabakata vardı ve 6 bin 500 askerini 10 bine tamamlama kararı aldı. Tüm liderler Dolmabahçe Sarayı'nda ağırlandı ve aile fotoğrafında bugünün aksine tüm liderler Cumhurbaşkanı Sezer'in kıyafet koduna uyarak frak giydi.
22 yılda değişen ve değişmeyenler
22 yılın ardından Orta Doğu'da hâlâ savaş var. O gün Irak'la savaşan ABD, bugün İran'la savaşıyor. 2004 yılında İran'ı 'şer odağı' olarak tanımlayan Bush'un politikası, Trump tarafından sürdürülüyor. 22 yıl önce de ABD'nin askeri harekatına destek vermekten kaçınan Avrupa, bugün de kaçınıyor. Ancak o günle bugünün farkı, Bush yönetiminin bu sebeple NATO müttefikleriyle bağını koparmayı Trump'ın aksine düşünmemesi.
2004 yılında da 2026 yılındaki gibi müttefikler arasında ciddi görüş farkları olsa da, 2004 yılında ana odak farklılıkları değil birliktelikleri öne çıkarmaktı. Bugün ise hem NATO hem de dünya çok daha kutuplaşmış bir iklimin içinde, farklılıkları zorla kabul ettirme eğiliminde.



