Türkiye'nin COP31 Yolunda Dirençli Şehirler Vizyonu Hatay'da Masaya Yatırıldı
Türkiye'nin COP31 Vizyonu: Dirençli Şehirler Hatay'da Ele Alındı

Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliği hazırlıklarına hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda, COP31 ajandasının önemli başlıklarından biri olan 'dirençli şehirler' üzerine uluslararası bir program düzenlendi. Programa, 10'dan fazla ülkenin iklim ve şehircilik bakanlarının yanı sıra Birleşmiş Milletler (BM) ve Avrupa Birliği (AB) gibi uluslararası kuruluşların üst düzey yöneticileri katıldı. 'Türkiye'nin COP31'e Giden Yolu: Dirençli Şehirler' başlıklı etkinlik, depremden en çok etkilenen illerden biri olan Hatay'da gerçekleştirildi.

Açılış Konuşmaları ve Vurgular

Programın açılış konuşmalarını COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ile Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (BM-HABITAT) İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach yaptı. Bakan Kurum, konuşmasında Hatay'ın dayanıklılık ve yeniden inşa iradesinin sembolü olduğunu vurguladı. 'Hatay bize dayanıklılığı, yeniden kurma iradesini hatırlatıyor' diyen Kurum, şehrin tarihi ve kültürel kimliğini koruyarak yeniden ayağa kalktığını belirtti.

Deprem Sonrası Yeniden İnşa Süreci

Bakan Kurum, 6 Şubat 2023'te yaşanan depremlerin 11 ilde 14 milyon insanı etkilediğini ve 850 bin yapının kullanılamaz hale geldiğini hatırlattı. 'Asrın İnşa Seferberliği' kapsamında 200 bin mimar, mühendis ve işçiyle birlikte çalıştıklarını ifade eden Kurum, şu bilgileri paylaştı: 'Devlet-millet el ele verdi ve asrın dayanışmasını asrın inşa seferberliğine dönüştürdü. Hatay, depremin en ağır vurduğu ilimizdi. Yeniden inşa aşamasında en çok burada zorlandık çünkü şehri tarihiyle, kimliğiyle, kültürüyle yeniden ayağa kaldırmak istedik. Geldiğimiz noktada tüm şehirlerimizi, tarihi ve kültürel yerleri de dahil olmak üzere topyekun ayağa kaldırdık.'

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Konut Üretiminde Rekor Hız

Bakan Kurum, inşa çalışmalarının hızına dikkat çekerek, saatte 23, günde 550 konut ürettiklerini belirtti. 27 Aralık 2025 itibarıyla 11 ilde toplam 455 bin konut ve iş yerinin tamamlandığını ve hak sahiplerine teslim edildiğini söyledi. 'Size 455 bin konutu şöyle anlatayım. Nüfus bakımından Litvanya, yüzölçümü açısından Bulgaristan, İzlanda kadar bir ülkeyi 2 yılda alt yapısı, okulları, iş yerleri, parkları, ibadethaneleriyle topyekun bir şehircilik anlayışıyla yeniden inşa ettik' dedi.

İklim Dostu ve Sıfır Atık Uyumlu Konutlar

İnşa çalışmalarının çevre hassasiyetiyle yürütüldüğünü vurgulayan Bakan Kurum, enkaz atıklarının geri dönüşümü için büyük bir tesis kurduklarını ve Hatay'a ülkenin en büyük arıtma tesislerinden birini kazandırdıklarını açıkladı. 'Yaptığımız 500 bine yakın evin tamamı iklime dirençlidir, Sıfır Atık uyumludur, enerji verimlidir. İnanın kolay değildi. Kapsamlı bir koordinasyon, büyük bir azim ve kararlılıkla çok şükür buralara geldik' diye konuştu. Ayrıca, deprem konutlarının sera gazı emisyonunu yüzde 38 azalttığını ve enerji tüketimini yüzde 39 düşürdüğünü belirtti.

Sosyal Konut Projeleri ve Kentsel Dönüşüm

Bakan Kurum, Türkiye'nin deprem bölgesinde 500 bin deprem konutunun yanı sıra, dirençli şehirler hedefiyle 500 bin sosyal konutun daha müjdelendiğini söyledi. 'Kentsel dirençlilik, afet yönetimiyle iklim değişikliğinin ayrılmaz, aynı vizyonun parçası olarak görülür. Bir şehir depreme karşı güvenli, iklim risklerine karşı uyumlu, enerji verimli ve altyapısıyla her anlamda güçlü olmalıdır' dedi.

Hatay Deklarasyonu ve COP31 Hedefleri

Program sonunda, COP31 sürecine katkı sağlayacak 'Hatay Deklarasyonu'nun açıklanacağını duyuran Bakan Kurum, 'COP31'de dayanıklı şehirlerin desteklenmesini uluslararası iklim gündeminin temel önceliklerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz. Kimsenin geride bırakılmadığı anlayışıyla hareket edeceğiz' ifadelerini kullandı. Ayrıca, yeşil bina sertifikasyonlarının güçlendirilmesi, dirençli şehirler için yeni finansman mekanizmaları geliştirilmesi ve dirençli altyapı standartlarının küresel ölçekte yaygınlaştırılması gerektiğini vurguladı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Anadolu Karanfili Örneği

Bakan Kurum, konuşmasında 'Anadolu Karanfili'ni dirençli şehirlere örnek gösterdi. 'Bu çiçek dağların zirvesinde yetişir. Zorluğa rağmen kök salar. Rüzgara rağmen ayakta kalır. Soğuğa rağmen rengini hep korur. İşte şehirler de bu çiçek gibi dirençli olabilir. Yeter ki kökleri sağlam, insan merkezli, bilimi rehber, ortak aklı ve dayanışmayı esas alan bir yapıda olsun' dedi. Hatay'dan yükselen bu çağrının sadece Türkiye için değil, tüm dünya şehirleri ve insanlığın ortak geleceği için olduğunu belirtti.

BM-HABITAT İcra Direktörü'nden Övgü

BM-HABITAT İcra Direktörü Anaclaudia Rossbach da konuşmasında Türkiye'nin deprem bölgesindeki inşa seferberliğini övdü. 'Türkiye, dünya için dirençlilik modeli ifade ediyor. Sadece 3 yılda 455 binden fazla dirençli konut, daha öncesinde hiç görülmemiş özel ve kamu seferberliğiyle ortaya çıkarıldı. 11 ilde gerçekleştirilen kapsamlı mikro bölgeleme çalışmaları her fay hattını haritalandırdı ve yüksek riskli bölgelerde yeniden yapılaşmanın önüne geçildi. Bunlar sadece ev değil; bunlar şehirler, ayakta kalmak üzere yeniden tasarlanmış şehirler' dedi. Rossbach, Türkiye'nin Sıfır Atık konusundaki küresel liderliğine de dikkat çekerek, 'Bu dönüşümcü gündem; dirençli liderlerin ve şehirlerin yalnızca daha güçlü altyapılarda değil, aynı zamanda daha sürdürülebilir üretim, tüketim ve kaynak yönetimi modelleriyle de inşa edildiğini göstermektedir' diye konuştu.

Program, katılımcı ülkelerin bakanları ve uluslararası kuruluş temsilcilerinin aile fotoğrafı çekimiyle sona erdi.