Türkiye'nin Vesayetle Mücadelesi ve Kalkınma Hamleleri
Türkiye'nin Vesayetle Mücadelesi ve Kalkınma Hamleleri

Mahmut Çelik/Makine Yüksek Mühendisi - Yazar

Vesayetle Mücadele Tarihi

Sivas Kongresi'nde Amerikan mandası isteyenler, kirli aklın temsilcileri, 1960 Darbesi, 1971 Muhtırası, 1980 İhtilâli, 28 Şubat post-modern darbesi, Türkiye’nin IMF’ye olan borcunun tam da bitişinin üzerine çıkarılan Gezi Kalkışması, 17-25 Aralık FETÖ’cü yargı darbesi ve 15 Temmuz 2016 işgalci darbe teşebbüsü gibi olaylarla iktidardaki millî iradeye karşı operasyonlar yapmaktan hiç geri durmadılar.

İlk operasyon Mayıs 2010’da başladı. Dönemin CHP Genel Başkanı Baykal, 10 Mayıs 2010 günü partisindeki görevinden istifa etmiş, yerine ise Kemal Kılıçdaroğlu seçilmişti. Ardından 2012’nin Şubat ayında, dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın ifadeye çağrılması, yeni bir dönemin sinyallerini taşıyordu. Recep Tayyip Erdoğan’ın hamlelerinin aleyhine geliştiğini fark eden FETÖ unsurları, 1 ve 19 Ocak 2014 günü Hatay ve Adana’da MİT’e ait TIR'ları Jandarma “kılığında” durdurarak karşılık vermeye çalıştı. 17-25 Aralık da Hükümet’in dört bakanı üzerinden yapılan karşı operasyonlar ise darbe girişimi olarak okunuyordu.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İstikrarsız Türkiye Hevesi Kursaklarında Kaldı

Gezi Olaylarında görüşme talep eden grubun istekleri, aslında söz konusu kalkışmanın gerçek nedenlerini ve taşıdığı niyeti meydana çıkarmıştı. Üçüncü köprü, üçüncü havaalanı, Kanal İstanbul gibi projelere itiraz ediyorlar, tüm cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı gerçekleştirdikleri mücadelenin önündeki engellerin kaldırılmasını talep ediyorlardı. Bu açıklamayla Hükümet’e istikamet vermeye çalışmışlardı. Ancak 10 Ağustos 2014 günü Recep Tayyip Erdoğan, yüzde 51,8 oy oranıyla Cumhurbaşkanı seçildi. Evet, o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı ve Türk milletinin yıllardır vesayete karşı verdiği kavga görünür bir hâl almış oldu.

İstikrar içinde kalkınma hamleleri, Türkiye’yi dünya genelinde söz sahibi yapmıştı. 2013’ün Mayıs ayından itibaren “Siyasî istikrarı her an bozulabilir ülke: Türkiye” imajını dünyaya göstermek isteseler de Türk milleti her seçimle iktidar emanetini Erdoğan’a teslim etti.

FETÖ Kaybettikçe Millet Kazandı

FETÖ’nün ülkede güç kaybetmesiyle beraber savunma, enerji, insan hakları ve demokratikleşme alanlarında sınırları zorlayan bir tarzla yükselen Büyük Türkiye idealine hizmet eden çalışmalar artmaya başladı. Başörtüsü yasağının kalkması, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin 2020’de ve Kariye Camiî’nin 2024’te ibadete açılması ve 2022’de Alevî-Bektaşî Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kurulması, Türkiye Yüzyılı'nı inşâ edici özel hamleler oldu. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, 1915 Çanakkale Köprüsü ve İstanbul Havalimanı gibi dev projeler tamamlandı, şehir hastaneleri projesi ile sağlık altyapısı yenilendi ve yaygınlaştırıldı.

İHA/SİHA teknolojileri, TCG Anadolu, Altay tankı, KAAN ve Hürjet projeleriyle savunmada yerlilik oranı artırıldı. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda TUSAŞ tarafından yürütülen Türkiye’nin en önemli teknoloji projelerinden KAAN, ilk uçuşunu yaptı. Baykar Teknik, 2014 yılında Bayraktar TB2 ile rekorlar kırarak yerli SİHA dönemini başlattı. Bayraktar TB2 ve ANKA, Suriye, Libya ve Karabağ’da aktif kullanıldı. Sonrasında Akıncı TİHA ve Bayraktar Kızılelma geliştirilerek teknolojik üstünlük sağlandı. Türkiye füze alanında da büyük bir atılıma imza attı. Tayfun, Atmaca, Bozdoğan, Cirit, Çakır, Gökdoğan, Göktuğ, HİSAR ve SOM füzelerinin yanı sıra çok sayıda yerli hava savunma füzeleri hizmete alındı. Mavi Vatan, 2015 sonrası askerî stratejide yerini aldı ve 2019 yılında gerçekleştirilen aynı isimli kapsamlı tatbikatla sahadaki en somut hâline kavuştu. Türkiye’nin ilk SİHA gemisi TCG Anadolu hizmete başladı. Türkiye’nin ilk yerli ve millî gözetleme uydusu İMECE ise uzaya fırlatıldı. Ayrıca insanlı uzay misyonu kapsamında Alper Gezeravcı’nın da içinde bulunduğu uzay aracı, Uluslararası Uzay İstasyonu’na gönderildi. Türkiye’nin ilk yerli ve millî haberleşme uydusu Türksat 6A, uzaya çıktı.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

Hızlı Karar Alma ve Etkin Yönetim Dönemi Başladı

16 Nisan 2017’de yapılan referandumla Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişi onayladı. 3 Nisan 2018 günü Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in katıldığı törende Akkuyu Nükleer Enerji Santrali’nin temelini attı. Yine 2018’in Haziran’ında, Türkiye 60 yıllık hasretini dindirerek yerli ve millî arabası Togg’una kavuştu. TPAO’nun sondaj gemileri Fatih, Yavuz ve Kanuni ile Akdeniz ve Karadeniz’de yoğun bir “millî” arama dönemi başladı. 2020 yılında Fatih sondaj gemisi, Sakarya Gaz Sahası'nda (Tuna-1) tarihimizin en büyük doğal gaz keşfini (540 milyar metreküp) gerçekleştirdi. 2021 yılında da Amasra-1 kuyusunda 135 milyar metreküp gaz bulundu. 2023 yılında Karadeniz gazı, karaya ulaştırılarak kullanıma alındı. Gabar’daki petrol keşfi ile 1 milyar varil rezerve sahip alan, Türkiye’nin karadaki en büyük petrol keşfi oldu. Bu sürecin devam ettiği devrede, eş zamanlı olarak, Berat Albayrak’ın döneminde yurt dışında (ABD ve İngiltere) bulunan fizikî altın rezervlerinin Türkiye’ye getirilmesi süreci tamamlandı ve bu adımla 350 tondan fazla altın, Türkiye’nin kendi rezervlerine aktarılarak stratejik bir hamle olarak kayıtlara geçti. Tüm bu teknik plânlamanın yanında eş zamanlı olarak işleyen diplomasi hamleleri ise zirve yaptı. Özellikle Afrika açılımı ile 2009’da dahi sadece 12 olan büyükelçilik sayısı, 2018’de 41’e, günümüzde ise 44’ün üzerine çıkarak kıtadaki en yoğun diplomatik ağlardan birine dönüştü.

Aslında Recep Tayyip Erdoğan’ın vesayetle mücadelesi, iktidara geldiği ilk gün itibarıyla başlamıştı. Mevcut güç merkezlerinin devam eden (görünür-görünmez) engellemeleri, bazı dönemlerde bu çalışmaları yavaşlatmıştı. Ancak sivil siyasetin güçlendirilmesi için yapılan hamleler ve Anayasa’daki bazı noktaların değiştirilmesi sayesinde, 15 Temmuz’da milletinden aldığı sonsuz destek ile Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki darbeler tarihine çizik atarak vesayeti ortadan kaldırdı.