Bakan Uraloğlu'ndan 15 Temmuz mesajı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin 10. yıl dönümünde bir mesaj yayımladı. Uraloğlu, o geceyi 'Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en alçak ihanetlerinden biri' olarak nitelendirdi ve darbe girişiminin aynı zamanda bir işgal teşebbüsü olduğunu belirtti.
Millet meydanlara indi
Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Meydanlara inin' çağrısıyla başlayan direnişin, milletin silahlara, tanklara ve helikopterlere karşı imanı, bayrağı ve vatan sevgisiyle dikilmesiyle zafere dönüştüğünü ifade etti. 'O gece yazılan destan, sadece bir darbe teşebbüsünün püskürtülmesi değildi. 1071 Malazgirt'ten, 1453 İstanbul'un Fethi'nden, 1915 Çanakkale'den süzülüp gelen aynı iradenin 21. yüzyıldaki tecellisiydi' dedi.
251 şehit ve binlerce gazi
Bakan Uraloğlu, 251 şehit ve binlerce gaziyle bedeli ödenen bu zaferle milletin, milli iradenin, demokrasinin ve bağımsızlığın ne pahasına korunacağını tüm dünyaya ilan ettiğini söyledi.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı'nın kritik rolü
Uraloğlu, bakanlığının o gece çok kritik bir rol oynadığını belirtti. Darbecilerin planının milletin haberleşmesini keserek algı yönetimi yapmak olduğunu, bu nedenle ilk hedeflerinden birinin TÜRKSAT olduğunu ifade etti. 'Helikopterlerle ve karadan saldırdılar. Ancak TÜRKSAT çalışanlarımızın destansı direnişi sayesinde yayınlar kesintisiz devam etti. Özellikle Tesis Sorumlusu Ahmet Özsoy ve Hukuk Müşaviri Ali Karslı kardeşlerimiz, darbecilere geçit vermemek için araçlarıyla tankların ve silahlı darbecilerin önüne çıktılar. Şehadete yürüyerek yayınların aksamamasını sağladılar' dedi. Bu sayede Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çağrısının milyonlara ulaştığını ve milletin meydanlara akın ettiğini vurguladı.
GSM operatörleri ve ulaşım altyapısı
Uraloğlu, haberleşme tarafında GSM operatörlerinin de büyük fedakarlık gösterdiğini, baz istasyonları ve fiber altyapının sabotaj girişimlerine rağmen ayakta tutulduğunu belirtti. Ulaşım tarafında ise TCDD çalışanlarının unutulmaz bir kahramanlık sergilediğini, trenleri normal seferlerine devam ettirdiklerini, hatta bazı hatlarda özel seferler düzenleyerek vatandaşları meydanlara taşıdıklarını ifade etti. Karayollarında ekiplerin yolları açık tuttuğunu, darbecilerin karşısına iş makineleri ile çıktığını, kritik köprüleri ve kavşakları koruduğunu, sabotajlara anında müdahale ettiğini söyledi.
Medyanın destanı ve Mustafa Cambaz
Bakan Uraloğlu, 15 Temmuz gecesi Türkiye'nin özgür ve cesur medyasının da bu destanın ön saflarında yer aldığını belirtti. Yeni Şafak gazetesinin o karanlık saatlerde milletin yanında, hakikatin ve milli iradenin sesi olduğunu vurguladı. 'Darbecilerin algı operasyonlarına, korsan yayınlarına ve tehdidine rağmen gerçekleri yazmaya, millete doğru bilgiyi ulaştırmaya devam etti' dedi. Yeni Şafak'ın o geceki duruşunun sadece bir yayın organının mesleki sorumluluğu değil, aynı zamanda bir vatan evladının, bir neferin duruşu olduğunu ifade etti. Bu mücadelede Yeni Şafak ailesinin büyük bir kayıp verdiğini belirten Uraloğlu, 'Foto Muhabirimiz Mustafa Cambaz, darbecilerin kurşunlarıyla şehit düştü. Mustafa kardeşimiz, o gece objektifini bir silah gibi kullanarak milletin direnişini ölümsüzleştirdi ve son nefesine kadar görevini sürdürdü. Onun şahadeti, basın tarihimizde bir milat, 15 Temmuz hafızamızda ise sönmeyen bir aleve dönüştü' şeklinde konuştu.
Birlik ve beraberlik vurgusu
Uraloğlu, mesajının sonunda 15 Temmuz'un FETÖ gibi sinsi yapıların ve onların arkasındaki karanlık güçlerin bitmediğini, fırsat kolladığını hatırlattığını belirtti. 'Türkiye'nin bağımsızlığına, milli iradesine ve istikbaline kastedenler her zaman olabilir. O gece gösterdiğimiz birlik ve beraberlik ruhu, bugün de en büyük güvencemizdir' ifadelerini kullandı. Tüm şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere sağlık ve afiyet dileyen Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde milletçe bir ve beraber oldukça bu vatanı ve bayrağı kimseye çiğnetmeyeceklerini söyledi.



