Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan Yapay Zeka ve Kalkınma Vurgusu
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Stratejik Diyalog Toplantısı'nda yaptığı kapsamlı konuşmada, küresel ekonomik güç dengelerindeki dönüşüme, jeopolitik gerilimlere ve teknolojik devrime dikkat çekti. Yılmaz, yapay zekanın elektriğin icadına benzer şekilde tüm sektörleri dönüştüren yatay bir teknoloji olduğunu belirterek, bu alandaki gelişmelerin Türkiye'nin kalkınma stratejilerinin merkezinde yer aldığını ifade etti.
Yapay Zeka: Her Alana Nüfuz Eden Dönüştürücü Güç
"Yapay zekayı dijitalleşme sürecindeki sıradan teknolojilerden biri olarak görmüyoruz" diyen Yılmaz, bu teknolojinin kamu yönetiminden enerjiye, sağlıktan tarıma kadar her alanda köklü değişimler yaratma potansiyeline sahip olduğunu vurguladı. Türkiye'nin 12. Kalkınma Planı'nın özünü dijital ve yeşil dönüşümün oluşturduğunu hatırlatan Yılmaz, işlem gücü kapasitesinin artırılması, veri altyapısının güçlendirilmesi ve teknoloji yatırımlarının bütüncül planlarla desteklenmesi gerektiğini kaydetti.
Dijital Bölünme Riski ve Sosyal Dönüşüm İhtiyacı
Yılmaz, yeni teknolojilerin verimlilik artışı ve rekabet gücü sağlarken, aynı zamanda iyi yönetilmezse sosyal eşitsizlikleri derinleştirebileceği uyarısında bulundu. Geçmişte "dijital bölünme" olarak adlandırılan kavramın günümüzde yapay zeka için de geçerli olduğunu belirten Yılmaz, şöyle devam etti: "Yapay zekayı eğitim sistemine entegre ederek ve KOBİ'ler dahil tüm topluma yaygınlaştırarak bu riski bertaraf edebilir, sosyal adaleti sağlayabiliriz. Bu nedenle dijital, yeşil ve sosyal dönüşümü birlikte ele alan 'üçüz dönüşüm' yaklaşımını benimsemeliyiz."
Orta Gelir Tuzağından Çıkış Yolu: Yüksek Teknoloji ve Katma Değer
Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Türkiye'nin kalkınma yolculuğunda kritik bir eşikte olduğunu, literatürde "orta gelir tuzağı" olarak adlandırılan bu dönemi aşmak için yüksek teknolojiye ve katma değere odaklanılması gerektiğini açıkladı. Yılmaz, işgücü maliyetlerinin gelişmekte olan ülkelere göre yüksek, teknolojik olarak ise gelişmiş ülkeler seviyesine henüz ulaşılamadığı bu ikilemden çıkış yolunu şu sözlerle özetledi: "Orta gelir tuzağını aşıp daha yukarı düzeye çıkmamız lazım. Daha düşük emekle bunu yapamayacağımıza göre, daha yüksek teknoloji ve katma değerle ülkemizi bu açmazdan çıkarıp üst gelir ligine ulaştırmalıyız."
Türkiye'nin Üst Gelir Hedefi ve Somut Adımlar
Yılmaz, Türkiye'nin Dünya Bankası sınıflandırmasına göre 2025'te üst gelir grubuna en alt basamaktan da olsa adım atacağını müjdeledi. Son 23 yılda alt orta gelirden üst orta gelire yükselen ve bu seviyeyi kalıcı hale getiren Türkiye'nin, şimdi yüksek gelirli ülkeler ligine geçiş sürecinde olduğunu belirten Yılmaz, bu hedefe ulaşmak için atılan somut adımları şöyle sıraladı:
- Sanayi Bakanlığı'nın HİT-30 programı kapsamında 30 milyar dolarlık yatırım planı, bunun 3,1 milyar dolarının veri merkezi ve yapay zeka stratejik yatırımlarına ayrılması
- KOBİ'lere ve start-up'lara çeşitli finansal destek mekanizmalarının sunulması
- Büyük Dil Modeli çalışmalarının yürütülmesi
- Büyük ölçekli veri merkezleri kurulumu, bulut bilişim ve yapay zeka yatırımları için hukuki ve etik çerçevenin geliştirilmesi
İnsan Odaklı Teknoloji Politikaları ve Uluslararası İşbirliği
"Yapay zeka çağında da olsak gerçek insanlarla bu çağı yaşayacağız" diyen Yılmaz, tüm teknolojik gelişmelerin insanlığın etik değerlerine, refahına ve demokratik standartların gelişimine hizmet etmesi gerektiğinin altını çizdi. 2021-2025 dönemi için hazırlanan ilk Yapay Zeka Strateji Belgesi'nin ardından yeni bir stratejiye ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin Yapay Zeka Endeksi'ndeki sıralamasının 2021'de 44. iken 2024'te 34. sıraya yükseldiğini, ancak bu ilerlemenin yeterli olmadığını vurguladı.
Güvenlik ve Yenilik Dengesi
Siber Güvenlik Başkanlığı ile güvenlik ve teknolojik gelişim boyutlarının dengelendiği bir yaklaşımın hayata geçirildiğini belirten Yılmaz, "Bir yandan güvenlik, diğer yandan yenilik ve ilerleme. İkisini aynı anda başarmak durumundayız" dedi. Birden fazla hedef olduğunda dengelerin iyi korunması gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı, hem güvenli hem de yeniliklere açık bir sistemin birlikte kurgulanması gerektiğini sözlerine ekledi.