ABD-İran Görüşmeleri Barış Getirmedi: Netanyahu'nun Müdahaleleri ve Temel Anlaşmazlıklar
ABD-İran Görüşmeleri Barış Getirmedi: Netanyahu Etkisi

ABD-İran Görüşmelerinden Barış Çıkmadı: Tarihi Temas Tıkanma ile Sona Erdi

Pakistan'ın başkenti İslamabad'da gerçekleşen doğrudan ABD-İran görüşmeleri, kalıcı bir barış anlaşmasıyla sonuçlanmadı. 1979 İran İslam Devrimi'nden bu yana iki ülke arasındaki en üst düzey yüz yüze temas olarak kayıtlara geçen müzakereler, 21 saat sürmesine rağmen masadan bir çerçeve metin çıkmadı. ABD heyeti, Başkan Yardımcısı J.D. Vance, eski Başkan Trump'ın damadı Jared Kushner ve özel temsilcisi Steve Witkoff ile birlikte İslamabad'dan ayrıldı.

Netanyahu'nun Provokatif Müdahaleleri Süreci Sabote Etti

Müzakerelerin başarısızlığında, iki tarafın temel konularda ödün vermeye yanaşmamasının yanı sıra, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun gün boyu süren provokatif müdahalelerinin kritik rol oynadığı belirtiliyor. Netanyahu'nun, görüşmeler sırasında hem ABD Başkanı Donald Trump hem de Başkan Yardımcısı J.D. Vance ile sürekli telefon görüşmeleri yaparak sürece müdahale ettiği kaydedildi.

İsrail liderinin üç kritik adımı müzakere sürecini sekteye uğrattı:

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması
  1. Telefon Görüşmeleri: İran Dışişleri Bakanı Seyed Abbas Arakçi, Netanyahu'nun Vance ile yaptığı görüşmenin müzakerelerin seyrini değiştirdiğini, sürecin İsrail'in çıkarlarına odaklandığını savundu.
  2. Provokatif Video: Müzakereler devam ederken yayınladığı 13 dakikalık videoda Netanyahu, "İran artık hayatta kalmak için mücadele ediyor" diyerek İran'ı hedef aldı ve ateşkes çağrılarını küçümsedi.
  3. Lübnan Saldırıları: Müzakerelerin kritik bir aşamasında, İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Sidon bölgesine düzenlediği saldırılarda 11 kişi hayatını kaybetti.

Temel Anlaşmazlık Konuları: Hürmüz Boğazı, Uranyum ve Varlıklar

Pakistan'ın arabuluculuğundaki görüşmeler, üç ana konuda yaşanan tıkanmayı aşamadı:

  • Hürmüz Boğazı: ABD, boğazın derhal tüm deniz trafiğine açılmasını istedi. İran ise bu kozunu ancak nihai bir barış anlaşması sonrasında kullanmayı önerdi.
  • Zenginleştirilmiş Uranyum: ABD Başkanı Trump, İran'ın yaklaşık 900 pound yüksek derecede zenginleştirilmiş uranyum stokunun tamamını devretmesini talep etti. Taraflar bu konuda uzlaşamadı.
  • Dondurulmuş Varlıklar: İran, yurt dışında dondurulmuş yaklaşık 27 milyar dolarlık gelirlerinin serbest bırakılmasını ve hava saldırılarının yol açtığı zararlar için tazminat talep etti.

Trump'ın Abluka Açıklaması ve İran'dan Sert Tepki

ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'na giren veya çıkan tüm gemilere abluka uygulanacağını açıkladı. Truth Social platformundan yaptığı paylaşımda, "ABD güçleri derhal Hürmüz Boğazı'na girmeye ya da çıkmaya çalışan tüm gemileri abluka altına alma sürecini başlatacak" ifadelerini kullandı.

İran Devrim Muhafızları Ordusu'ndan gelen cevap ise sert oldu: "Hürmüz Boğazı'na yaklaşmayı amaçlayan herhangi bir askeri gemi, ateşkes ihlali kabul edilecek ve ağır şekilde cezalandırılacaktır."

Güven Eksikliği ve Askeri Hazırlık Sinyalleri

İran heyetinin başkanlığını yapan Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, "Karşı taraf bu müzakere turunda İranlı heyetin güvenini kazanamadı" diyerek güven eksikliğine vurgu yaptı. İran lideri Mücteba Hamaney'in Başdanışmanı Ali Ekber Velayeti ise sosyal medyadan, "Hürmüz Boğazı'nın anahtarı bizim güçlü ellerimizdedir" mesajını paylaştı.

Öte yandan, İsrail Enerji Bakanı Eli Cohen, "Eğer bir anlaşma olmazsa, İran vurulabilir" tehdidinde bulunurken, İsrail Genelkurmay Başkanlığı'nın orduya "İran'a saldırıya hazır ol" emri verdiği bildirildi.

ABD Başkanı Trump'ın, müzakereler sürerken Florida'da bir kafes dövüşü müsabakasına katılması ve "Ne olursa olsun biz kazanıyoruz" şeklindeki açıklamaları da taraflar arasındaki güven duygusunu daha da zedeledi.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması