ABD-İran Nükleer Görüşmeleri Umman'da Sona Erdi, Gerilim Devam Ediyor
ABD-İran Görüşmeleri Umman'da Tamamlandı

ABD-İran Nükleer Görüşmeleri Umman'da Tamamlandı, Sonuçlar Bekleniyor

Dünya kamuoyunun dikkatleri bugün Umman'ın başkenti Maskat'a odaklandı. Amerika Birleşik Devletleri ve İran, bölgesel gerilimi azaltmak ve nükleer konudaki anlaşmazlıkları çözmek amacıyla müzakere masasına oturdu. İran devlet medyasına göre, iki ülke heyetleri arasında gerçekleşen görüşmeler sona erdi.

Görüşmelerin Detayları ve Katılımcılar

İran devlet televizyonu muhabiri, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi'nin görüşmelerin "şimdilik" tamamlandığını duyurduğunu aktardı. Bekayi, her iki ülkenin heyetlerinin de ülkelerine dönmesinin beklendiğini ifade etti. Taraflar henüz müzakerelerin sonuçları hakkında resmi bir açıklama yapmadı.

Müzakerelerde İran heyetini Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi yönlendirirken, ABD tarafını Başkan Donald Trump'ın Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff temsil etti. Witkoff'un yanında Trump'ın damadı ve danışmanı Jared Kushner ile ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) Komutanı Brad Cooper da yer aldı.

Erakçi'nin beraberindeki İranlı diplomatlar arasında şu isimler bulunuyordu:

  • Siyasi İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Mecid Taht Revançi
  • Ekonomik İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Hamid Kanberi
  • Dışişleri Bakanlığı Hukuk İşlerinden Sorumlu Yardımcısı Kazım Garibabadi

Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamed el-Busaidi, Erakçi ile Witkoff arasındaki mesaj alışverişine aracılık etti.

Beyaz Saray'dan Sert Açıklamalar

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, düzenlediği basın toplantısında İran ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Leavitt, ABD Başkanı Donald Trump'ın beklentisinin İran'ın nükleer kapasitesinin sıfırlanması olduğunu vurguladı.

"Başkan'ın İran rejimine yönelik talepleri oldukça nettir ve nükleer kapasitenin sıfırlanması konusunda açık bir tavır sergilemiştir" diyen Leavitt, şu ifadeleri kullandı: "Başkan, ister müttefiklerimiz ister düşmanlarımız olsun, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle ilişkilerinde her zaman diplomasiyi ilk seçenek olarak görmektedir. Bu nedenle, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner bu görüşmeler için Umman'a gidecekler ve sonuçlarını göreceğiz."

ABD'nin Vatandaşlarına Acil Çağrısı

ABD, İran'daki vatandaşlarına yönelik acil tahliye çağrısını yineledi. ABD'nin Tahran Sanal Büyükelçiliği tarafından yayımlanan güvenlik uyarısında, ABD vatandaşlarından Washington yönetiminin yardımına ihtiyaç duymadan İran'dan çıkış planı yapmaları istendi.

Açıklamada, İran'da güvenlik önlemlerinin artırıldığı, yolların kapatıldığı, toplu taşımanın aksadığı ve internet erişiminde engellemelerin devam ettiği belirtildi. İran'dan ayrılamayan ABD vatandaşlarının şu önlemleri alması tavsiye edildi:

  1. Bulundukları konutta veya güvenli bir binada sığınak niteliğinde bir alan belirlemeleri
  2. Yeterli miktarda gıda, su, ilaç ve temel ihtiyaç malzemesi bulundurmaları
  3. Alternatif iletişim araçları planlamaları
  4. Güvenli olması halinde İran'dan kara yoluyla Türkiye veya Ermenistan'a gitmeleri

İran'ın Diplomatik Pozisyonu ve Beklentileri

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, görüşmeler öncesinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'ın gözü açık bir şekilde ve geçmişte yaşananları unutmadan diplomasi masasına geldiğini vurguladı. "İyi niyetle hareket ediyoruz ve haklarımız konusunda kararlıyız" diyen Erakçi, İran'ın beklentisinin eşitlik temelli olduğuna dikkat çekti.

Erakçi, "Taahhütler yerine getirilmelidir. Eşitlik, karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar söylemden ibaret değildir. Bunlar bir zorunluluktur ve kalıcı bir anlaşmanın temel taşlarıdır" ifadelerini kullandı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi ise Amerikan X şirketinin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, bu diplomatik girişimin nükleer meselede adil, karşılıklı olarak kabul edilebilir ve onurlu bir anlayışa ulaşma amacıyla yürütüldüğünü belirtti.

Gerilimin Arka Planı ve Karşılıklı Tehditler

Gerilimin arka planında, İran'ın yaklaşık yirmi yıldır Batı ile nükleer diplomasi trafiğini Umman üzerinden yürütmesi yatıyor. Tahran yönetimi, füze programı ve bölgedeki vekil güçlerine yönelik kısıtlamaların pazarlık konusu edilmesini engellemek için stratejik bir manevra gerçekleştiriyor.

NBC News tarafından aktarılan bilgilere göre, ABD Başkanı Donald Trump'ın anlaşma zemini bulunamaması halinde askeri müdahale seçeneğini devreye sokacağı yönündeki açıklamaları gerilimi zirveye taşıdı. Washington'ın talepleri arasında şunlar yer alıyor:

  • Tahran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını derhal imha etmesi
  • Balistik füze çalışmalarını durdurması
  • Orta Doğu'daki silahlı gruplara sağladığı finansal desteği kesmesi

ABD'nin bu sert taleplerini ulusal egemenliğine doğrudan bir müdahale olarak gören İran yönetimi, Washington'ın tehditlerine karşı geri adım atmayacağını ilan etti. Tahran, olası bir askeri operasyona misliyle karşılık vereceğini duyurarak, bölgedeki ABD üslerini ve İsrail'i hedef alacağı uyarısında bulundu.

İran'da 28 Aralık'ta ekonomik durum nedeniyle başlayan protestoların ülke çapına yayılmasıyla ülkede gerilim tırmandı. Washington merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRNA) göre, Tahran yönetimi protestoları sert yöntemlerle bastırdı. Trump'ın ilk olarak İran'daki protestoları müdahale gerekçesi olarak göstermesi, taraflar arasındaki gerginliği daha da artırdı.