ABD-İran Ateşkes Müzakerelerinde Yeni Aşama
Washington ve Tahran arasında haftalardır arabulucu ülkeler üzerinden yürütülen ateşkes müzakerelerinde yeni bir aşamaya gelindi. Arabulucu ülkelerin aktardığı bilgilere göre özellikle Hürmüz Boğazı'nın gelecekteki statüsü ve milyarlarca dolarlık dondurulmuş fonların serbest bırakılması gibi maddelerde iki ülke arasında anlaşmazlıklar devam ediyor. New York Times, şimdiye kadar müzakere masasına yansıyan tüm detayları derledi.
60 Günlük Yeni Dönem Formülü
Türkiye Gazetesi'nin haberine göre, arabulucuların masaya getirdiği taslak metinde, ABD ve İran arasında ilk etapta 60 günlük bir saldırmazlık süreci var. Geçici dönemde taraflar, daha kapsamlı ve kalıcı bir barış anlaşması için müzakerelere devam edecek. Müzakereleri yürüten diplomatik kaynaklar, mutabakatın bölgesel denklemi de doğrudan etkileyeceğini aktardı. Özellikle Lübnan'daki gerilimin azaltılması ve süregelen çatışmaların tamamen durdurulması, taslakta yer alıyor.
Hürmüz Boğazı'nda Geçiş Ücreti Çatlağı
Savaştan önce dünya petrol ve gaz trafiğinin beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, arabulucuların çözmesi gereken en hassas düğüm olarak masada duruyor. ABD basınına göre anlaşma imzalanır imzalanmaz boğaz ticari trafiğe derhal açılacak, ancak ABD'nin uyguladığı deniz ablukası İran'ın boğazı mayınlardan temizleme hızına bağlı olarak kademeli olarak kaldırılacak. Tahran yönetimi, arabulucular vasıtasıyla boğazın açık kalmasını kabul ettiğini iletse de şu şartı masaya sürdü: "Bu süreden sonra boğazdan geçecek gemiler için İran ve Umman tarafından bir 'hizmet/geçiş ücreti' alınması hakkımız saklı kalmalıdır." Trump ise arabulucuların aktardığı bu talebe kapıyı kapatarak, uluslararası su yolunun herhangi bir geçiş ücreti veya harç olmaksızın herkese tamamen açık kalması gerektiği yönündeki kırmızı çizgisini yineledi.
Sürpriz Madde: 300 Milyar Dolarlık Yatırım Fonu! Kushner Nasıl Devreye Girdi?
Müzakere taslağına eklenen en yeni unsur ise İran için öngörülen bütçeli bir yatırım fonu oldu. İran tarafı arabuluculara, uğradıkları bombardıman hasarlarını karşılayacak 300 milyar dolarlık bir "yeniden inşa programı" talep ettiğini iletti. Trump'ın damadı Kushner, ABD'nin doğrudan nakit para ödemesi fikrini siyasi bir intihar olarak gördü ve Trump'a yeni bir öneride bulundu. Nihai barış durumunda, Batılı dev enerji ve petrol şirketlerinin ortak girişimlerle İran pazarına girmesini kolaylaştıracak, arkasında Washington'ın ve küresel sermayenin olacağı devasa bir uluslararası yatırım fonu kurguladı.
Nükleer Stokların Akıbeti İkinci Aşamaya Ertelendi
Taslağa göre, Trump yönetiminin savaşı başlatma gerekçesi olan nükleer program konusu ilk etapta dondurulacak ve detaylı pazarlıklar ikinci tura bırakılacak. İran, arabulucular vasıtasıyla Washington'ın yaptırımları artırmayacağı taahhüdü karşılığında nükleer faaliyetlerini tamamen askıya almayı kabul ettiği ileri sürüldü. Silah sınıfına hızla dönüştürülebilecek 970 poundluk uranyum stokunun imhası konusunda ise Trump esneklik sinyali verdi. ABD Başkanı, mevcut stokların ABD'ye getirilmesi yerine uluslararası denetçiler gözetiminde üçüncü bir ülkeye gönderilmesini kabul edebileceğini ancak arabuluculara bu ülkenin kesinlikle Rusya veya Çin olmaması gerektiğini iletti.
Dondurulmuş 24 Milyar Dolar İçin Katar Formülü
İran, yabancı bankalarda bloke edilen yaklaşık 24 milyar dolarlık fonunun serbest bırakılmasını arabulucular önünde masaya oturmanın ön şartı olarak görüyor. Ancak geçmişte Barack Obama yönetiminin serbest bıraktığı nakit paralar nedeniyle ciddi iç siyasi eleştirilere maruz kalan Trump, ABD'nin İran'a doğrudan nakit ödeme yaptığı intibaını uyandıracak hiçbir formüle onay vermeyeceğini ekibine bildirdi. Siyasi tıkanıklığı aşmak için Trump'ın ekibi ve arabulucular, dondurulan paraların kademeli olarak Katar gibi aracı ülkeler üzerinden İran'a sadece insani yardımlar için aktarılmasını içeren dolaylı bir mekanizma üzerinde çalışıyor.
Trump İmzalarsa İran da İmzalayacak
ABD basınında yer alan son bilgilere göre taslak metin üzerinde önemli ilerleme sağlanmış olsa da nihai karar henüz verilmedi. Özellikle Hürmüz Boğazı, yaptırımlar ve İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin başlıklar müzakerelerin gidişatını belirleyecek.



