ABD-İran Nükleer Görüşmeleri Umman'da Başladı: Gerilim ve Diplomasi Arasında Kritik Masa
ABD-İran Nükleer Görüşmeleri Umman'da Başladı

ABD-İran Nükleer Görüşmeleri Umman'da Başladı: Gerilim ve Diplomasi Arasında Kritik Masa

Dünya kamuoyunun dikkati bugün Umman'ın başkenti Maskat'a odaklandı. Amerika Birleşik Devletleri ve İran, bölgesel gerilimi düşürmek ve nükleer başlık altındaki kördüğümü çözmek amacıyla müzakere masasına oturdu. Bu görüşmeler, iki ülke arasındaki uzun süredir devam eden gerginliğe diplomatik bir çözüm arayışını temsil ediyor.

Beyaz Saray'dan Sert Açıklamalar ve Diplomasi Vurgusu

Beyaz Saray Sözcüsü Karoline Leavitt, düzenlediği basın toplantısında İran ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Leavitt, "Başkan, ister müttefiklerimiz ister düşmanlarımız olsun, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle ilişkilerinde her zaman diplomasiyi ilk seçenek olarak görmektedir" dedi. Ancak, ABD Başkanı Donald Trump'ın beklentisinin İran'ın nükleer kapasitesinin sıfırlanması olduğunu vurgulayarak, "Başkan'ın İran rejimine yönelik talepleri oldukça nettir ve nükleer kapasitenin sıfırlanması konusunda açık bir tavır sergilemiştir" ifadelerini kullandı.

Leavitt, Özel Temsilci Steve Witkoff ve Jared Kushner'in görüşmeler için Umman'a gideceğini belirterek, sonuçların beklenmekte olduğunu ekledi. Bu açıklamalar, ABD'nin diplomasiye öncelik verdiğini ancak sert koşullarını da koruduğunu gösteriyor.

ABD'nin Vatandaşlarına Yönelik Güvenlik Uyarıları

ABD, İran'daki vatandaşlarına yönelik güvenlik uyarılarını güncelledi. ABD'nin Tahran Sanal Büyükelçiliği tarafından yayımlanan açıklamada, vatandaşlardan "Washington yönetiminin yardımına ihtiyaç duymadan İran'dan çıkış planı yapmaları" istendi. Uyarıda, İran'da güvenlik önlemlerinin artırıldığı, yolların kapatıldığı, toplu taşımanın aksadığı ve internet erişiminde engellemelerin devam ettiği bildirildi.

Ayrıca, vatandaşların yeterli miktarda gıda, su, ilaç ve temel ihtiyaç malzemesi bulundurmaları, alternatif iletişim araçları planlamaları ve güvenli olması halinde İran'dan kara yoluyla Türkiye veya Ermenistan'a gitmeleri önerildi. Bu önlemler, bölgedeki gerilimin ciddiyetini ortaya koyuyor.

İran'ın Diplomatik Hamlesi ve Müzakere Pozisyonu

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ABD ile müzakerelere katılmak üzere Umman'a gitti. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Erakçi'nin beraberindeki diplomatik heyetle hareket ettiğini duyurdu. Bekayi, "Bu diplomatik girişim, nükleer meselede adil, karşılıklı olarak kabul edilebilir ve onurlu bir anlayışa ulaşma amacıyla yürütülmektedir" dedi.

İran'ın müzakere masasındayken saldırıya uğradığını unutmadıklarını belirten Bekayi, "Aynı zamanda, İran halkının çıkarlarını güvence altına almak ve bölgede barış ve huzuru korumak için diplomasiyi kullanma fırsatını kaçırmamak da sorumluluğumuzdur" değerlendirmesinde bulundu. İran, sürece katkıda bulunan ülkelere minnettar olduğunu ve Amerikan tarafının "sorumluluk, gerçekçilik ve ciddiyetle" katılmasını umduğunu ifade etti.

Erakçi'den Görüşme Öncesi Mesajlar ve İran'ın Beklentileri

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, görüşmeler öncesinde sosyal medya hesabından açıklamalar yaptı. İran'ın "gözü açık bir şekilde ve geçtiğimiz yıl yaşananları unutmadan" diplomasi masasına geldiğini vurgulayan Erakçi, "İyi niyetle hareket ediyoruz ve haklarımız konusunda kararlıyız" dedi. İran'ın beklentisinin eşitlik temelli olduğuna dikkat çekerek, "Taahhütler yerine getirilmelidir. Eşitlik, karşılıklı saygı ve karşılıklı çıkarlar söylemden ibaret değildir. Bunlar bir zorunluluktur ve kalıcı bir anlaşmanın temel taşlarıdır" ifadelerini kullandı.

Gerilimin Arka Planı ve Tarafların Talepleri

Gerilimin arka planında, İran'ın Türkiye yerine Umman'ı görüşme yeri olarak seçmesi yatıyor. İran, bu hamlesiyle bölgesel dengeleri korumayı ve ABD ile pazarlık yapan ülke konumuna düşmekten kaçınmayı hedefliyor. Tahran yönetimi, füze programı ve bölgedeki vekil güçlerine yönelik kısıtlamaların pazarlık konusu edilmesini engellemek için stratejik bir manevra yapıyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın, anlaşma zemini bulunamaması halinde askeri müdahale seçeneğini devreye sokacağı yönündeki açıklamaları gerilimi zirveye taşıdı. Washington, müzakerelerin devamı için İran'dan:

  • Zenginleştirilmiş uranyum stoklarını derhal imha etmesini,
  • Balistik füze çalışmalarını durdurmasını,
  • Orta Doğu'daki silahlı gruplara sağladığı finansal desteği kesmesini talep ediyor.

Bu sert talepler, taraflar arasındaki diplomatik köprülerin kurulmasını zorlaştırıyor.

İran'dan Sert Yanıt ve Bölgesel Tehditler

ABD'nin şartlarını ulusal egemenliğine doğrudan bir müdahale olarak gören İran yönetimi, geri adım atmayacağını ilan etti. Olası bir askeri operasyona misliyle karşılık verileceğini duyuran Tahran, bölgedeki ABD üslerini ve İsrail'i hedef alacağı uyarısında bulundu. Karşılıklı restleşmeler, kısa vadede bir uzlaşı ihtimalini zayıflatırken, bölgedeki askeri hareketliliğin devam edeceği sinyalini veriyor.

İran'da 28 Aralık'ta başlayan ekonomik protestoların ülke çapına yayılmasıyla gerilim tırmandı. Washington merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na göre, Tahran yönetimi protestoları sert yöntemlerle bastırdı. Trump, ilk olarak bu protestoları müdahale gerekçesi olarak göstermişti, ancak ABD'nin görüşme dosyasında insan hakları maddesi bulunmuyor. Protestoların yatışması üzerine, Trump İran'ı nükleer çalışmalar ve bölgesel destek gerekçeleriyle tehdit etmeye devam etti.

Sonuç olarak, ABD-İran nükleer görüşmeleri, diplomasi ve tehditler arasında gidip gelen kritik bir süreci başlattı. Tarafların sert pozisyonları, uzlaşının zor olacağını gösterirken, dünya bu müzakerelerin bölgesel barışa katkı sağlayıp sağlamayacağını merakla izliyor.