AB Dış Politika Şefi Kallas'tan Çok Yönlü Değerlendirmeler
Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Lüksemburg'da düzenlenen AB Dışişleri Bakanları Toplantısı'nın ardından kapsamlı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda öncelikli gündem maddesinin Ukrayna olduğunu vurgulayan Kallas, AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının Ukraynalı mevkidaşları Andrii Sybiha'dan sahada yaşanan son gelişmelere ilişkin detaylı bilgi aldıklarını açıkladı.
Ukrayna'ya 90 Milyar Euroluk Kredi Beklentisi
Rusya'nın en yüksek düzeydeki hedeflerinden vazgeçmediğinin altını çizen Kallas, şu ifadeleri kullandı: "Ukrayna'nın ayakta kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu desteği sağlamaya devam etmeliyiz. Ta ki, Putin bu savaşın bir yere varmadığını anlayana kadar. Macaristan'daki seçimlerin ardından yeni bir ivme oluştu ve önümüzdeki 24 saat içinde 90 milyar euroluk kredi konusunda olumlu bir karar bekliyorum." Kallas ayrıca, bakanların 20'nci yaptırım paketi, Ukrayna'nın AB'ye üyelik sürecinde yeni müzakere başlıklarının açılması ve silah desteği gibi daha önce tıkanan konuları ele aldıklarını da sözlerine ekledi.
Rusya'nın Kültürel Etkinliklere Katılımına Sert Tepki
Bakanların AB içinde dezenformasyon kampanyalarının arkasında olanlara yönelik ilave yaptırımları onayladığını belirten Kallas, Rusya'nın kültürel faaliyetlerine yönelik sert eleştirilerde bulundu: "Rusya müzeleri bombalarken, kiliseleri yıkarken ve Ukrayna'nın kültürünü yok etmeye çalışırken, kendi kültürünü sergilemesine izin verilmemelidir. Rusya'nın Venedik Bienali'ne geri dönüşü, ahlaki açıdan doğru değil. AB, bu etkinliğe sağladığı finansmanı kesmeyi planlıyor."
Orta Doğu'da Risk ve Fırsat Dengesi
Orta Doğu'ya ilişkin görüşmelere de değinen AB Yüksek Temsilcisi, bölgenin kritik bir dönemden geçtiğini vurguladı: "Bölge şu anda hem risk hem de fırsat anında bulunuyor. İran ve Lübnan'daki ateşkes büyük ölçüde sürse de bunların süresi hızla doluyor. Eğer çatışmalar bu gece yeniden başlarsa, bedeli herkes için ağır olacak." Lübnan'ın kendi seçmediği bir savaşın ağır bedelini ödediğini ifade eden Kallas, Başbakan Nawaf Salam'dan Lübnan ile İsrail arasındaki barış görüşmeleri ve ülkeyi Hizbullah'ın etkisinden kurtarma çabaları hakkında bilgi aldıklarını kaydetti.
İran'a Yönelik Yaptırımlar Genişletiliyor
AB üyesi ülkelerin dışişleri bakanlarının İran konusunda seyrüsefer özgürlüğünün tartışmaya açık olmadığını net bir şekilde ifade ettiklerini söyleyen Kallas, Hürmüz Boğazı'na dair açıklamaları eleştirdi: "Hürmüz Boğazı'nın açık mı kapalı mı olduğuna dair günlük bazda değişen açıklamalar, sorumsuzluktur. Boğazdan geçiş serbest ve ücretsiz kalmalı. Avrupa, şartlar elverdiğinde enerji ve ticaretin serbest akışını yeniden tesis etmek için üzerine düşeni yapacaktır." Kallas, İran'a yönelik yaptırımların seyrüsefer özgürlüğünü ihlal edenleri de kapsayacak şekilde genişletilmesi konusunda siyasi anlaşma sağlandığını duyurdu.
İsrail-Filistin Konusunda Uzlaşı Zorluğu
Dışişleri bakanlarının İsrail ve Filistin'e ilişkin konuları da görüştüklerini belirten Kallas, AB'nin insani yardıma erişimi artırma, Batı Şeria'daki hukuksuz İsrail toprak gasplarını kınama ve Hamas'ın silahsızlandırılması çağrılarını sürdüreceğini ifade etti. Bazı üye devletlerin AB ile İsrail arasındaki Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınmasını ve İsrailli yerleşimcilerle ticaretin kısıtlanmasını önerdiğini ancak bazı ülkelerin bu önerilere karşı çıktığını kaydeden Kallas, "Ortaklık Anlaşması'nın askıya alınması için oy birliği sağlanamadı" dedi.
Sudan Krizi ve Çifte Standart Eleştirileri
Sudan'daki krize ilişkin olarak Kallas, savaşın üçüncü yılında ülkenin emsali görülmemiş can kaybı ve yerinden edilmeyle karşı karşıya olduğunu vurguladı. Geçen hafta bağışçı ülkelerin 1,5 milyar euro yardım taahhüdünde bulunduğunu ancak Sudan için çok daha fazlasına ihtiyaç olduğunu söyledi. İsrail'e yaptırım uygulamama konusunda AB'nin ikiyüzlülükle suçlandığı yönündeki bir soruya ise Kallas, "Her çifte standart iddiası gündeme geldiğinde önce onlara şunu soruyorum. Siz Gazze ve Filistinliler için ne yapıyorsunuz? Genellikle Avrupa Birliği'nin yaptıkları daha fazla oluyor" yanıtını verdi. AB'nin Filistin'in en büyük destekçisi olduğunu belirten Kallas, bu nedenle eleştirilere katılmadığını ifade etti.



