ABD'nin Venezuela Modeli İran İçin Gündemde: Hamaney Sonrası Senaryolar Tartışılıyor
ABD'nin Venezuela Modeli İran İçin Gündemde

Venezuela lideri Nicolas Maduro'yu kaçıran ve ülkenin petrol kaynaklarına el koyan ABD'nin, benzer bir stratejiyi İran için de değerlendirdiği iddia ediliyor. Washington yönetimi, sürgündeki muhalif lider Maria Machado yerine, kendisiyle çalışmaya daha ılımlı yaklaşan Başkan Yardımcısı Delcy Rodriguez'in iktidara gelmesine izin verdi. Şimdi ise aynı modelin İran'a uygulanıp uygulanamayacağı tartışmaları yoğunlaşıyor.

Protestolar ve Trump'ın Açıklamaları

Yıllardır devam eden ABD yaptırımlarının yol açtığı ekonomik kriz, on binlerce İranlıyı sokaklara döktü. Enerji zengini ülkedeki protestoculara seslenen dönemin ABD Başkanı Donald Trump, "İranlı vatanseverler protestolara devam edin. Yardım yolda" mesajını verdi. Eski İran Şahı'nın oğlu Rıza Pehlevi de direnişin sürmesi çağrısında bulunarak, olası bir rejim değişikliğinde yönetimi devralmak istediğini açıkladı. Ancak Trump'ın daha sonra aksiyon almayacaklarını duyurmasıyla protestolar dağıldı.

Venezuela Modeli ve Senaryolar

İran kulislerinde, "Venezuela modeli" ve Hamaney'in feda edilmesi gibi radikal ihtimallerin tartışılmaya başlandığı belirtiliyor. Hamaney'in yerine, ABD ile uzlaşabilecek bir ismin ülke yönetimini devralması düşünülüyor. Ciddi bir kesimin desteğinden yoksun olan sürgündeki Pehlevi yerine, seçimle göreve gelen Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın idare etmesine yönelik senaryolar da gündeme getirildi.

Analistlerin Görüşleri

ABD'li ulusal güvenlik ve dış politika analisti James Jay Carafano, "ABD İran için Venezuela modelini istiyor" dedi. Carafano, "Sorun çıkaran unsurları ortadan kaldırıyorsunuz ve ardından ABD'nin konuşmaya hazır olduğu bir yönetim ortaya çıkıyor. Bu, aslında bir işgal bile sayılmaz" değerlendirmesinde bulundu.

Hedef: Yönetilebilir Yapı

ABD menşeli TIME dergisi, İran için Venezuela modelinin tartışıldığı bir makale yayımladı. Chatham House Orta Doğu Direktörü Sanam Vakil imzalı analizde, Maduro'nun etkisiz hale getirilmesine rağmen rejimin çökmek yerine uyum sağlayarak ayakta kaldığına dikkat çekildi. Venezuela'da iktidarın rejim içinden bir isimle devam etmesinin, ABD'nin hedefinin demokrasi değil daha yönetilebilir bir yapı kurmak olduğunu gösterdiği ifade edildi.

ABD-İsrail Projesi

ABD hükümeti tarafından finanse edilen Arapça haber ağı Alhurra da "Venezuela modeli"nin Washington ve Tel Aviv'de giderek daha fazla tartışıldığını yazdı. Analistler, ABD ve İsrail'de bazı çevrelerin ülkenin tepesindeki ismi tasfiye edip devlet kurumlarını yerinde tutmaya dayalı senaryoyu tartıştığını aktardı.

Maduro Üzerinden Hamaney'e Mesaj

Atlantic Council ise yayımladığı analizde, Maduro'nun yakalanmasının İran açısından taşıdığı stratejik mesajları ele aldı. Yazıda, Trump yönetiminin bu operasyonla rejim değiştirmeyi değil, muhalif liderlere karşı hızlı ve sınırlı müdahaleler yapabileceğini gösterdiği vurgulandı. Washington'ın bu hamleyle Tahran'a "liderlerin dokunulmaz olmadığı" mesajını verdiği ifade edildi.

Kısa Vadede Taviz Koparma Çabaları

İran asıllı akademisyen Vali Nasr, iki ülkenin dinamiklerinin farklı olduğunu, bu yüzden ABD'nin bu modeli deneme konusunda şimdilik frene bastığını söyledi. Reuters'a konuşan iki diplomat ve iki hükümet yetkilisine göre, İran'da rejim değişikliğinin önündeki en büyük engel, sayıları bir milyona ulaşan ve Hamaney'e sadık Devrim Muhafızları ile diğer paramiliter gruplar. Aynı zamanda ABD'nin geçiş sürecini kolaylaştıracağını düşündüğü Pezeşkiyan yönetiminin de "Hamaney'siz İran" projesine sıcak bakmaması ve mollalara sadık kalması, planın çözülmesi gereken bir diğer ayağı olarak görülüyor.

Bu tabloda ABD ve İsrail'in kısa vadede tehditlerle İran'dan taviz koparmayı hedeflediği düşünülüyor. Hava saldırısı, kısıtlı askeri müdahale, kaçak petrol ticaretine set vurmak için gölge filosuna saldırılar ve tankerlere el koyma gibi caydırıcı seçenekler gündemde. Bu yolla Tahran'ın en azından nükleer programından vazgeçebilmesi umut ediliyor.

3 Bin 427 Ölü

İran, ülkede ekonomik sorunlar nedeniyle başlayan gösteriler sırasında çıkan olaylarda güvenlik güçleri ve siviller dahil 3 bin 117 kişinin hayatını kaybettiğini bildirdi. Hayatını kaybedenlerin 2 bin 427'sinin "silahlı terör grupları" tarafından öldürülen güvenlik güçleri ile sivil vatandaşlar olduğu belirtilerek bunların "şehit" sayıldığı ifade edildi.