Rusya-Ukrayna savaşında diplomatik çözüm arayışları yeniden hız kazanırken, peş peşe gerçekleşen kritik telefon görüşmeleri Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin stratejik önemini bir kez daha vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın önce Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı temaslar, zirve öncesinde yeni bir diplomatik sürecin başlayabileceği yorumlarına yol açtı.
Trump-Putin görüşmesinde Ukrayna ve NATO Zirvesi masadaydı
Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov'un açıklamasına göre, Trump ile Putin yaklaşık 1,5 saat süren kapsamlı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Ukrayna'daki savaşın yanı sıra İran, ikili ilişkiler ve NATO Zirvesi ele alındı. Trump'ın savaşın en kısa sürede sona erdirilmesi ve barışçıl çözüm için kolaylaştırıcı rol üstlenmeye hazır olduğunu yinelediği belirtildi. Uşakov, "Başkanlar doğal olarak, Trump'ın 7-8 Temmuz'da Türkiye'de yapılacak NATO zirvesine katılımı da dahil olmak üzere Ukrayna sorunu konusuna değindiler. ABD Başkanı Trump, (Ukrayna'da) çatışmalara hızlı bir şekilde son verilmesini ve krize barışçıl çözümler bulunmasını kolaylaştırmaya hazır olduğunu yineledi" dedi. Kremlin ayrıca, Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff'un uygun bir zamanda Moskova'yı ziyaret etmeye hazır olduğunu duyurdu.
Zelenski ile görüşme: "Çok verimli"
Trump'ın Putin ile temasının hemen ardından Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile yaptığı telefon görüşmesi ise diplomatik trafiği daha da hareketlendirdi. ABD'nin Bağımsızlık Günü'nü kutlayan Zelenski, görüşmeyi "çok verimli" olarak nitelendirirken, Washington'un Ukrayna'ya verdiği desteğin hayati önem taşıdığını söyledi. Zelenski, savaşın sona erdirilmesi için "gerçek bir perspektif" bulunduğunu belirterek, "Amerika'nın kararlılığı belirleyici olacaktır" ifadelerini kullandı. İki liderin Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi sırasında yüz yüze görüşme konusunda mutabakata vardıkları da açıklandı.
NATO 3.0 ve Ankara Zirvesi'nin önemi
Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi, yalnızca ittifakın güvenlik gündemi açısından değil, Rusya-Ukrayna Savaşı'nda yeni bir diplomatik pencerenin açılması bakımından da kritik önem taşıyor. Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarını artıracağı ve "NATO 3.0" olarak değerlendirilen yeni yük paylaşımı modelinin ele alınacağı zirvede, Trump'ın savaşın sona erdirilmesine yönelik yeni bir inisiyatif açıklayabileceği gündeme geldi. ABD Başkanı'nın Ukrayna'da yeniden bir ateşkes ve müzakere sürecini canlandırarak geçen iki yılda, Kiev'e yapılacak askeri yardım nedeniyle İttifak'ın iki yakasında ilişkilerin bozulmasına ve karşılıklı güvensizliğe yol açan süreci de yumuşatmak istediği değerlendiriliyor. Washington ve Brüksel sadece Ukrayna değil İran savaşı sırasında da karşı karşıya gelmesi sonrası, Trump, ABD'nin yalnız bırakıldığını savunuyor. Bu çerçevede iki tarafın Ukrayna meselesi üzerinden ilişkileri onarmak için Ankara'da adımlar atabileceği belirtiliyor.
Türkiye'nin arabuluculuk rolü
Türkiye ise hem NATO üyesi kimliği hem de savaş boyunca iki tarafla da diyalog kanallarını açık tutabilen ender ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. İstanbul'da başlayan ancak sonuçsuz kalan diplomatik girişimin, bu kez Ankara'da yeni bir siyasi iradeyle yeniden canlandırılıp canlandırılamayacağı önümüzdeki günlerde yapılacak temaslarla netlik kazanacak. Diplomatik kulislerde, Ankara'nın yalnızca NATO Zirvesi'ne değil, Rusya ile Ukrayna arasında yeni bir müzakere sürecine de ev sahipliği yapabilecek en güçlü adaylardan biri olduğu değerlendiriliyor.
Putin'den İstanbul temelli barış mesajı
Rusya lideri Putin, 23 Haziran tarihinde yaptığı açıklamada, "Ukrayna ile barış görüşmelerine 2022'de İstanbul'da yapılan müzakerelerde varılan mutabakatlar temelinde hazırız" ifadelerini kullanmıştı. Bu açıklama, 4 yıldır süren savaşın sona erdirilmesi için pozitif bir mesaj olarak değerlendirilmişti. Putin, müzakereler için ülkesinin pozisyonunu "İstanbul süreci ve karşılıklı güvenlik ilkeleri", "sahadaki gerçekler" ve 2024'te Rusya Dışişleri Bakanlığı'nda yaptığı konuşmada ortaya koyduğu şartlar üzerinden tanımlamıştı.
Trump'tan İstanbul'a gelirim mesajı
Geçen yıl 15 Mayıs tarihinde, Rusya ve Ukrayna liderleri, ABD Başkanı Trump'ın başlattığı inisiyatifle yeniden masaya oturmaya çok yaklaşmıştı. O dönem İstanbul'da Cumhurbaşkanı Erdoğan ev sahipliğinde yapılması beklenen zirveye Ortadoğu ziyaretinde bulunan Trump da, "O anda nerede olacağımı bilmiyorum. Ortadoğu'da bir yerde olacağım ama faydalı olacağını düşünürsem oraya (İstanbul'a) uçabilirim" ifadeleriyle katılabileceğini duyurmuştu. Bu gelişmeler, Türkiye'nin yeniden diplomatik merkez haline gelebileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi. 2022 yılında İstanbul'da gerçekleştirilen doğrudan Rusya-Ukrayna müzakereleri, savaşın ilk aylarında tarafların en kapsamlı temaslarından biri olmuştu. Süreçte Ukrayna'nın tarafsızlığı, güvenlik garantileri, yabancı askeri üslerin durumu ve Kırım'ın geleceği gibi başlıklar masaya yatırılmış ancak Buça'da yaşanan gelişmeler ve taraflar arasındaki derin görüş ayrılıkları nedeniyle görüşmeler sonuçsuz kalmıştı.
Erdoğan'ın barış çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen yıl haziran ayında yaptığı açıklamayla, "Her iki taraf için de benim en büyük arzum, gerek Sayın Vladimir Putin'i gerekse Zelenski'yi aynı şekilde İstanbul veya Ankara'da bir araya getirmek. Hatta Sayın Trump'ı da bunların yanına almak. Eğer kabul buyururlarsa ben de kendileriyle bu buluşmada bir araya gelir ve böylece İstanbul'u adeta bir barış merkezi haline getirelim istiyorum" ifadeleriyle Türkiye'nin barışı sağlamada rolünü yinelemişti.



