BAE'de İsrail Yakınlaşması İç Çatlağa Yol Açtı: 7 Emirlik Aynı Çizgide Değil
BAE'de İsrail Politikaları İç Çatlağa Sebep Oldu

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İsrail ile ilişkileri normalleştiren ilk Ortadoğu ülkelerinden biri olarak dikkat çekmişti. Ancak bu adım, yedi emirlikten oluşan federasyon içinde beklenmedik bir gerilimin fitilini ateşledi. Abu Dabi, Dubai, Şarika, Acman, Ummül Kayveyn, Füceyre ve Resü'l-Hayme'den meydana gelen yapıda, özellikle İsrail ile yaşanan askeri ve diplomatik yakınlaşma, derin bir çatlağın habercisi oldu.

Federasyon İçinde Görüş Ayrılıkları Derinleşiyor

Kağıt üzerinde ortak bir devlet sistemi ile yönetilen BAE'de, emirliklerin iç yönetim, ekonomi, kültür ve dış ilişkilerde farklı öncelikleri bulunuyor. Dış politika ve güvenlik konularında Abu Dabi'nin ağırlığı belirleyici olsa da, son dönemde atılan adımlar bazı emirlikleri rahatsız ediyor. Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği (ORDAF) Başkanı Prof. Dr. Zekeriya Kurşun, Yeni Şafak'a yaptığı değerlendirmede, yedi emirliğin hepsinin aynı düşüncede olduğunu söylemenin yanlış olacağını vurguladı.

Prof. Dr. Kurşun, BAE'nin "topyekûn İsrail müttefiki" olarak tanımlanamayacağının altını çizdi. Emirliklerin ortak hareket ettiği durumlarda sessiz kalmayı tercih ettiğini belirten Kurşun, bunun temel nedenini ekonomik yapı ve refah düzeni olarak açıkladı. Hiçbir emirliğin mevcut sosyal ve ekonomik kazanımlarını riske atmak istemediğini ifade etti.

Şarika'nın Muhafazakar Tutumu ve Halkın Düşünceleri

Özellikle Şarika Emirliği'nin, Dubai ve Abu Dabi'ye kıyasla daha muhafazakar bir yapıya sahip olduğunu kaydeden Kurşun, bu bölgenin mezhepsel olarak büyük ölçüde Maliki geleneğe mensup olduğunu hatırlattı. Şarika'nın entelektüel düzeyi yüksek bir yöneticiye sahip olmasının, onu bazı konularda diğer emirliklerden ayırdığını söyledi. Bu farklılığın siyasi dengeyi değiştirecek güçte olmasa da, Şarika'nın uluslararası alanda saygın bir konumu bulunduğunu ve görüşlerinin dikkate alındığını belirtti.

BAE'deki demografik yapı da iç dinamikleri etkiliyor. Nüfusun yaklaşık yüzde 80'inin yabancılardan oluştuğu, yerli nüfusun ise sayısal olarak sınırlı olduğu biliniyor. Prof. Dr. Kurşun, bu durumun yönetime karşı açık bir muhalefet geliştirmeyi zorlaştırdığını ifade etti. Ekonomik imkanlar ve refahın mevcut düzenin korunmasında etkili olduğunu vurgulayan Kurşun, Filistin meselesinde halkın farklı düşündüğünü, ancak Devlet Başkanı Muhammed bin Zayed'in kararlarını değiştirebilecek bir güce sahip olmadıklarını sözlerine ekledi.

Sosyal Medyada Ayrılma Tartışmaları ve Sessiz Muhalefet

Son günlerde BAE vatandaşlarının kullandığı sosyal medya platformlarında, Şarika'nın federasyondan ayrılması yönünde tartışmalar yaşanıyor. Bu durum, yüzeyin altındaki hoşnutsuzluğun bir göstergesi olarak yorumlanıyor. Prof. Dr. Kurşun, BAE içinde İsrail politikalarına mesafeli duran emirlikler bulunduğunu, tüm emirliklerin aynı çizgide olmadığını tekrarladı. Ancak birlik yapısı ve ekonomik dengeler nedeniyle bu farklılıkların açık bir siyasi tutuma dönüşmediğini de sözlerine ekledi.

Sonuç olarak, Abraham Anlaşmaları sonrası hızlanan İsrail yakınlaşması, BAE'nin görüntüdeki monolitik yapısını sorgulatıyor. Federasyonun merkezinde yer alan Abu Dabi'nin belirleyici rolü devam etse de, özellikle Şarika gibi emirliklerin daha muhafazakar ve farklı bir çizgide olduğu ortaya çıkıyor. Ekonomik bağlar ve refah düzeyi, açık bir krizi şimdilik engelliyor olsa da, bölgesel gelişmeler ve iç politika tercihleri bu çatlağın derinleşip derinleşmeyeceğini belirleyecek.