Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) tarafından düzenlenen COP31 Business Forum-Türk İş Dünyası İstişare Toplantısı'na katıldı. TOBB kabul salonunda gerçekleşen toplantının açılış konuşmasını yapan Kurum, katılımcıların Dünya Çevre Günü ve Sıfır Atık Haftası'nı kutlayarak sözlerine başladı. Bakan Kurum, birliklerinin çatısı altındaki odaları ve iş dünyasının saygın aktörlerini sadece birer kuruluş olarak değil, zor zamanların ortağı ve vizyon projelerinin en güçlü paydaşı olarak gördüklerini ifade etti.
Devlet-Millet-İş Dünyası Dayanışmasıyla 455 Bin Yuva Umut Oldu
6 Şubat depremlerinin hemen ardından yine bir arada olduklarını belirten Bakan Kurum, şunları söyledi: 'Bir yandan enkazları kaldırırken bir yandan da müteahhitlerimiz ve iş dünyamızla şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmanın yol haritasını çiziyorduk. Hepimiz yıkımın büyüklüğünün farkındaydık. Ama daima aynı şeye inandık ve bu zor günleri birlikte atlatacağız dedik. Hamdolsun öyle de oldu. O toplantılarda aldığımız kararlar temennilerde kalmadı. Sizler, fabrikalarınızla, lojistik imkânlarınızla ve gönüllü çabalarınızla milletimizin yanında oldunuz. Devlet-millet-iş dünyası dayanışmasının en güçlü örneklerinden birini ortaya koydunuz. Bu emsalsiz çabanızdan aldığımız güç; 455 bin bağımsız birime dönüştü, depremzede kardeşlerimize yuva oldu, aziz milletimize umut oldu.'
COP31'e İş Dünyasının Mührünü Vurmak İçin Kolları Sıvıyoruz
Bugüne kadar nitelikli, etkili ve güçlü birçok iş birliğine imza attıklarını belirten Bakan Kurum, 'Bu yönüyle, Sayın Cumhurbaşkanımızın 2017 yılında TOBB Genel Kurulu'nda yaptığı çağrıya verdiğiniz güçlü karşılığı da asla unutmuyoruz. Türkiye'nin yerli otomobili iş dünyamızın vizyonu ve cesareti sayesinde hayata geçti. TOGG çevreci, iklim dostu ve yeni nesil bir teknolojinin en güzel eseri oldu. Türkiye'nin bir dünya markası olan bir diğer çevreci ve doğa dostu adım olan Sıfır Atık Projemizde de yine sizlerle birlikte hareket ettik. Türkiye Çevre Ajansımız, TOBB ve TESK ile iş birliği protokolümüzü imzaladık. İşte bugün de güçlü iş birliğimizi yepyeni bir evreye taşıyoruz. COP31'e iş dünyamızın mührünü vurmak için kolları sıvıyoruz' dedi.
COP31'i Bir Dönüm Noktası Olarak Görüyoruz
İş dünyasının COP31 sürecindeki önemine değinen Bakan Kurum, sözlerine şu şekilde devam etti: 'İş dünyamızın COP31 sürecine etkin katılımı demek, yeşil dönüşümde yol haritamızın aktif paydaşlıkla belirlenmesi demektir. Türkiye'nin ve Türk sanayisinin bu yeni düzenin kurallarını bizzat alanda belirlemesi demektir. Küresel aktörleri uzaktan izlemesi değil, masada yan yana oturarak politika yapım sürecine katkı sunması demektir. Çünkü biz COP31'i bir uluslararası zirve olmanın yanı sıra, reel sektörümüzün yeşil dönüşüm kapasitesini dünyaya göstereceği bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Bu süreçte TOBB'un ulusal ve küresel oda-borsa ağı, yüksek kurumsal kapasitesi, tecrübesi, sektör meclisleri ve KOBİ erişimi bizim için vazgeçilmezdir.'
Geleceğin COP'u ve Uygulama COP'u Vizyonu
COP31 başkanı olarak vizyonlarını paylaşan Kurum, 'Her platformda dile getirdiğim üzere, biz Türkiye olarak vizyonumuzu Geleceğin COP'u, Uygulama COP'u yaklaşımı üzerine inşa ediyoruz. Çünkü dünyamızın daha fazla taahhüde değil; hedefleri sahaya indirmeye, uygulamayı hızlandırmaya ve dönüşümü ölçülebilir ekonomik sonuçlara çevirmeye ihtiyacı olduğunu çok iyi biliyoruz' ifadelerini kullandı.
Bütün Dünyaya Diyalog ve Uzlaşı Öneriyoruz
Tüm ülkelere, Antalya'ya gelmeden önce ulusal iklim planlarını ve şeffaflık raporlarını sunmaları gerektiğini beyan ettiklerini ifade eden Kurum, 'Ülkelere iklim finansmanı yükümlülüklerini yerine getirmeleri çağrısı yaptık. Bu kararlılıkla bütün dünyaya diyalog, uzlaşı ve aksiyon öneriyoruz. COP31'de hedefimizi sözün aksiyona dönüştüğü, aksiyonun sahaya yayıldığı bir zirve temeline oturtuyoruz. Bu yaklaşımın sahadaki en önemli araçlarından biri olan Eylem Gündemimizi on öncelikli alan etrafında yapılandırıyoruz' dedi.
Bütün Sektörleri Yakinen Takip Ediyoruz
Hükümetlerden iş dünyasına kadar her kesime 'sizi görüyor ve duyuyoruz' mesajı vermek istediklerini belirten Bakan Kurum, 'Hatta yaklaşımınızın en güçlü unsurlarını alıp bunların COP31'e nasıl dâhil edilebileceğine bakmak istiyoruz. Bu çağrıyı sözde bırakmıyoruz, çünkü bütün sektörleri yakinen takip ediyoruz. Günümüz dünyasında, Sanayi Devrimi'nden bu yana şekillenen küresel ticaret kuralları, yeşil dönüşüm ekseninde baştan yazılıyor. Avrupa Birliği Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması ihracatımızın, pazar payımızın ve küresel rekabet gücümüzün ön koşulu haline geliyor. Biz, bu dönüşüm sürecinde karşılaştığınız en büyük zorluğun teknolojiye erişim ve uygun maliyetli finansman olduğunu çok iyi biliyoruz. İşte tam da bu nedenle özel sektörün ve finans dünyasının iklim eylemine daha güçlü katılımı olmazsa olmazımız' ifadelerini kullandı.
Politikayı Yatırıma ve Teknolojiye Çevirecek Olan Sizlersiniz
COP31'i yalnızca devletlerin yürüttüğü bir bürokratik süreç olarak değil, iş dünyasının en önde koştuğu iklim ve kalkınma seferberliği olarak görmeleri gerektiğini ifade eden Bakan Kurum, şu değerlendirmeyi yaptı: 'Unutmayın ki, bilim politika üretir; ancak o politikayı yatırıma, teknolojiye ve sahada somut bir dönüşüme çevirecek olan sizlersiniz. COP31 sürecine yalnızca genel değerlendirmelerle değil; somut öneriler, finansmana hazır projeler ve uygulanabilir iş modelleriyle gelin. Önümüzde devasa yatırım alanları var. Özellikle artan küresel enerji talebine karşı en akılcı çözüm olan binalarda enerji verimliliği uygulamaları ve yeşil sertifikasyon süreçleri, inşaat ve malzeme sanayimiz için muazzam bir inovasyon ve yatırım sahasıdır.'
Özel Sektörün Somut Katkılarını Görünür Kılacak Bir Seferberlik
İş dünyasını, COP31'e kadar Türk özel sektörünün yeşil dönüşüm taahhütlerini, iyi uygulama örneklerini ve ihtiyaç duyduğu finansman/politika araçlarını birlikte ortaya koymaya davet eden Kurum, 'Gelin COP31'e kadar özel sektörün somut katkılarını görünür kılacak bir seferberliği birlikte yürütelim. Çünkü iklim eylemi sadece çevre politikası değil; rekabetçilik, ihracat, teknoloji, istihdam ve kalkınma politikasıdır. Ve sizlerin bu anlayışı iş dünyasına taşımanızı ve özel sektörün somut taahhütlerini COP31 gündemine hazırlamasını önemsiyoruz' diye konuştu.



