Eski İsrail Başbakanı Barak'ın Epstein ile 1 Milyon Yahudi Göçü Planı Belgelerde Ortaya Çıktı
ABD'de reşit olmayan kız çocuklarına yönelik cinsel istismar ve fuhuş ağı kurduğu iddiasıyla yargılanırken 2019'da hapishanede ölü bulunan Yahudi milyarder Jeffrey Epstein'e ait belgeler, yeni skandalları gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Belgeler arasında, Eski İsrail Başbakanı Ehud Barak'ın Epstein ile Rusya'dan İsrail'e 1 milyon Yahudi göçmen ihtiyacını konuştuğu ortaya çıktı. Bu gelişme, Avrupa'da hükümetleri sarsmaya başlarken, uluslararası arenada şok etkisi yarattı.
Barak'ın Epstein ile Gizli Görüşmeleri ve Yahudi Göçü Planı
Belgelerde yer alan ses kayıtlarına göre, Ehud Barak ve Jeffrey Epstein, Ortodoks Hahambaşılığının Yahudiliğin tanımı üzerindeki tekelinin kırılması yoluyla Yahudiliğe geçişlerin kolaylaştırılması üzerine derinlemesine konuşmalar yapmış. Bu tartışmalar, Rusya'dan İsrail'e 1 milyon Yahudi'nin taşınması planının temelini oluşturuyor. Barak'ın bu planı Epstein ile paylaşması, iki isim arasındaki yakın ilişkiyi gözler önüne sererken, siyasi çevrelerde büyük tepki topladı.
Tecavüz İddiaları ve Barak'ın Rolü
Epstein'e karşı sürdürülen mücadelenin önde gelen isimlerinden Virginia Giuffre, geçen yıl intihar ettiği açıklanmıştı. Giuffre, "meşhur bir başbakan" tarafından tecavüze uğradığını anlatmıştı. Her ne kadar isim açıklanmasa da, birçok haber kaynağı bu kişinin Epstein ile yakın ilişki içinde olan Ehud Barak olduğunu ileri sürmüştü. Bu iddialar, skandalın boyutlarını daha da genişleterek, insan hakları ihlalleri açısından ciddi soru işaretleri doğurdu.
Epstein'in Irkçı İfadeleri ve Yahudi Üstünlüğü Vurgusu
Belgelerde, Epstein'e Masha Drakova isimli birinden atılan bir e-posta dikkat çekiyor. Mailde, "Zeki insanları bulmak için kriterler buldum. Ne kadar Yahudi olursan o kadar akıllı olursun. Sen yüzde 98 Yahudi olduğunu söyledin, çok akıllısın. Eski patronum yüzde 78 Yahudi. O da çok akıllı, ama senden daha az akıllı" ifadeleri kullanıldı. Bu sözler, Epstein'in ırkçı ve ayrımcı düşüncelerini yansıtırken, skandalın etik boyutlarını daha da derinleştirdi.
Norveç Kraliyet Ailesi ve İngiltere Hükümeti Sarsıntıda
Norveç Kraliyet ailesi, peş peşe ortaya çıkan skandallarla sarsılıyor. Geçen hafta Veliaht Prenses Mette-Marit'in oğlu Marius Borg Hoiby hakkında tecavüz davası başlarken, annesinin Jeffrey Epstein ile samimi yazışmaları ve uygunsuz fotoğrafları ortaya çıktı. Skandal, Norveç'te büyük tepkiye neden olurken, Kraliçe olmaya hazırlanan Mette-Marit'e yönelik eleştiriler arttı.
İngiltere'de ise Başbakan Keir Starmer, Epstein ile bağlantıları bulunduğu bilinen eski Washington Büyükelçisi Peter Mandelson'ı geçen yıl göreve atadığı için Epstein'in kurbanlarından özür diledi. İngiliz basınına göre, Epstein dosyalarının ilk devireceği hükümet İngiltere olabilir, bu da siyasi istikrarı tehdit ediyor.
FETÖ Bağlantısı ve Mossad'ın PKK ile İlişkisi
Belgelerde, FETÖ'nün avukatı Reid Weingarten'ın Jeffrey Epstein'i de temsil ettiği ortaya çıktı. FETÖ'nün, 2016'daki darbe girişimi sonrası Epstein ile irtibat kurup destek istemesi belgelere yansıdı. Weingarten, gönderdiği e-postada Epstein'den örgüt mensuplarının Türkiye'ye iade edilmemelerini ve ABD tarafından korunmalarını talep etti.
Ayrıca, belgelerde Mossad'ın terör örgütü PKK ve YPG'yi sürekli yönlendirip planlar yaptığı da yer alıyor. İsrail yönetiminin, Türk ordusunda İsrail'le iyi ilişkiler içinde olan grupların tasfiyesinden rahatsız olduğu da diğer bir dikkat çeken konu olarak öne çıkıyor.
Bu gelişmeler, uluslararası ilişkilerde yeni gerilimlere yol açarken, skandalın küresel boyutları her geçen gün daha da netleşiyor.