Dışişleri'nden İsrail'e Sert Kınama ve Yunanistan'a Batı Trakya Uyarısı
Dışişleri'nden İsrail'e Kınama, Yunanistan'a Uyarı

Dışişleri Bakanlığı'ndan İki Önemli Açıklama: İsrail Kınandı, Yunanistan Uyarıldı

Dışişleri Bakanlığı, 8 Nisan 2026 tarihinde yaptığı iki ayrı açıklamayla hem İsrail'in Lübnan'a yönelik saldırılarını şiddetle kınadı hem de Yunanistan'ı Batı Trakya Türk azınlığının hakları konusundaki uygulamaları nedeniyle uyardı. Yapılan yazılı açıklamalar, bölgesel istikrar ve insan hakları konularında Türkiye'nin net duruşunu ortaya koydu.

İsrail'in Lübnan Saldırıları En Güçlü Şekilde Kınandı

Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, İsrail'in Lübnan'a yönelik yoğunlaşan saldırılarının en güçlü biçimde kınandığı belirtildi. Söz konusu saldırıların çok sayıda can kaybına yol açtığı ve Lübnan'daki insani durumu daha da ağırlaştırdığı vurgulandı. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Bölgede henüz sağlanan ateşkese rağmen, Netanyahu hükümeti barış ve istikrarı tesis etmeye yönelik uluslararası adımları hedef almayı sürdürmektedir. Lübnan’ın egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün muhafazasına güçlü desteğimizi yineliyoruz."

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

Dışişleri, İsrail'in Lübnan'ı işgalinin sonlandırılması ve sivillerin korunması amacıyla uluslararası toplumun bir an evvel harekete geçmesi gerektiğini de ekledi.

Yunanistan'a Batı Trakya Türk Azınlığı Konusunda Sert Uyarı

Öte yandan, Dışişleri Bakanlığı, Yunanistan'ın Batı Trakya Türk azınlığının müftülüklerine yönelik uygulamalarına ilişkin de kapsamlı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Yunan makamlarının Batı Trakya Türk azınlığı konusunda ısrarla yürümekte oldukları yanlış yoldan geri dönmeye çağrıldığı ifade edildi. Detaylar şöyle sıralandı:

  • Yunanistan'ın, Batı Trakya Türk Azınlığının seçtiği Müftüleri tanımadığı ve azınlığın Lozan Barış Antlaşması'yla teminat altına alınan haklarını hiçe saymaya devam ettiği belirtildi.
  • Geçtiğimiz aylarda Dimetoka'da, azınlığın temsilcileriyle istişare edilmeden 'seçim' kisvesi altında dayatılan 'tayinli Müftü' belirleme sürecinin, şimdi Rodop ve İskeçe illerinde de uygulanmaya çalışıldığı vurgulandı.
  • Bu uygulamaların kabul edilemez olduğu ve Yunanistan'ın, ülkesindeki resmi bir azınlığın seçilmiş dini liderlerini tanımadığının uluslararası toplumun dikkatine getirildiği kaydedildi.

Açıklamada ayrıca, Yunanistan'ın soydaşlara yönelik baskıcı uygulamalarını sonlandırmasının ikili ilişkileri olumlu etkileyeceği belirtilerek, Türkiye'nin ahdi yükümlülüklerini de gözeterek bu konuyu yakından takip edeceği mesajı verildi.

Bu açıklamalar, Türkiye'nin bölgesel ve uluslararası meselelerdeki aktif ve ilkeli duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi. Haberde, AA'nın arşiv fotoğrafı kullanılmıştır.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması