İletişim Başkanı Duran: Türkiye Küresel Sistemik Dönüşümün Eşiğinde
Duran: Türkiye Küresel Dönüşümün Eşiğinde

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin uluslararası arenada giderek artan etkin rolünü mercek altına alan kapsamlı bir değerlendirme yazısı kaleme aldı. 16 Ocak 2026 tarihinde Anadolu Ajansı (AA) için hazırlanan "Küresel Sistemik Dönüşümün Eşiğinde Türkiye" başlıklı yazıda, Duran, ülkenin diplomasi, ticaret, enerji, savunma ve insani yardım gibi birçok alanda oyun kurucu bir aktöre dönüştüğünü vurguladı.

Türkiye'nin Küresel Yükselişi ve Kriz Yönetimi

Duran'a göre, dünya siyaseti İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan düzenin yapısal krizleri nedeniyle bir kırılma noktasında. Tek kutupluluğun sona erdiği ancak çok kutupluluğun henüz tam anlamıyla kurumsallaşamadığı bu belirsizlik dönemi, büyük risklerle birlikte devasa fırsatlar da barındırıyor. Türkiye, Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde bu küresel değişimi doğru okuyarak savunma pozisyonundan çıkıp, oyun kurucu bir vizyonla Türkiye Yüzyılı perspektifini uluslararası sistemin merkezine yerleştirmiştir.

Bu yükselişin ideolojik değil, rasyonel bir stratejinin sonucu olduğunu belirten Duran, Türkiye'nin Batı ittifakının sadık bir üyesi olmanın yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı, Orta Doğu'daki normalleşme süreçleri ve Yeniden Asya açılımı sayesinde çok boyutlu bir konum elde ettiğini ifade etti. Ukrayna-Rusya savaşındaki arabuluculuk çabaları ve Somali-Etiyopya krizi gibi konularda sağlanan somut ilerlemeler, Türk diplomasisinin kriz çözme kapasitesini tescilledi. Bu dinamizm, Türkiye'yi kritik uluslararası meselelerde vazgeçilmez bir aktör haline getirdi.

Stratejik Güç: Savunma Sanayii ve Enerji Merkezi Vizyonu

Yazıda, Türkiye'nin savunma sanayiinde gerçekleştirdiği dönüşümün stratejik belirleyiciliğini sahada kanıtladığına dikkat çekildi. İHA ve SİHA teknolojilerinde dünya liderliğine oynayan Türkiye'nin bu başarısı, sadece bir ihracat hikayesi değil, aynı zamanda Karabağ, Libya ve Suriye gibi bölgelerde jeopolitik denklemleri değiştirme gücünün de göstergesi. KIZILELMA, KAAN, TCG Anadolu ve Çelik Kubbe gibi projeler, ülkenin teknolojik bağımsızlık eşiğini aştığını ve kendi güvenlik mimarisini inşa edebildiğini ortaya koyuyor.

Enerji alanında ise Türkiye, ulaştırma hatlarındaki stratejik konumunu enerji merkezi vizyonuyla taçlandırıyor. Karadeniz'deki Sakarya Gaz Sahası keşfi ve Doğu Akdeniz'deki kararlı duruş, enerjide dışa bağımlılığı azaltma stratejisinin parçaları. TANAP ve TürkAkım gibi projelerle Avrupa'nın enerji arz güvenliğinde kilit rol üstlenen Türkiye, enerjiyi etkin bir dış politika enstrümanı olarak kullanıyor.

Küresel tedarik zincirlerinin yeniden yapılandığı post-pandemi döneminde, Türkiye Çin'den Avrupa'ya uzanan Orta Koridor'un en güvenli ve efektif rotası haline geldi. İstanbul Havalimanı'nın küresel merkez olması ve dev ulaşım projeleri, bu hedefin fiziksel altyapısını oluşturuyor.

Vicdanlı Güç ve Dezenformasyonla Mücadele

Burhanettin Duran, Türkiye'nin sadece bulunduğu coğrafyada değil, tüm dünyada mazlumların yanında durarak "vicdanlı güç" kavramının temsilcisi olduğunu vurguladı. Milli gelirine oranla dünyada en fazla insani yardım yapan ülke olması, AFAD ve Türk Kızılay'ın küresel operasyonel etkinliği, Türkiye'nin yumuşak gücünü güçlendiriyor.

Kamu diplomasisi alanında da önemli adımlar atıldığını belirten Duran, 2025 yılında 38 panel, 3 medya forumu, 29 sergi, 18 eğitim programı düzenlendiğini, 16 rapor ve 5 kitap basıldığını aktardı. Hedefin, Türkiye markasının ve temsil ettiği değerlerin dünyada hak ettiği örnek konuma ulaşması olduğunu ifade etti.

Duran, yeni çağda çatışmaların sadece konvansiyonel silahlarla yapılmadığına, sosyal medya, siber tehditler, algı operasyonları ve dezenformasyonun yeni savaş alanları olduğuna işaret etti. Yapay zekanın da bu ekosisteme dahil olmasıyla birlikte, bazı küresel şirket ve devletlerin iletişim ekosisteminde fiili bir hükümranlık kurma riskinin arttığını, bunun ülkelerin dijital egemenliğine tehdit oluşturduğunu kaydetti.

Bu tehditlere karşı hazırlıklı olunduğunu vurgulayan Duran, Dezenformasyonla Mücadele Merkezi'nin 2025'te 35 bülten yayımladığını, 3 bine yakın dezenformasyonu tespit edip bertaraf ettiğini açıkladı. Ayrıca 32 yeni üniversitede daha Dezenformasyonla Mücadele Kulübü kurularak, toplam 76 üniversitede faaliyet gösterilmeye başlandığını duyurdu.

CİMER ile Vatandaş Odaklı İletişim

Toplum ile devlet arasındaki köprü görevini en etkin şekilde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi'nin (CİMER) sağladığını belirten Duran, 2025 yılında CİMER'e 5 milyon 525 bin başvuru yapıldığını, 2018'den bu yana toplam başvuru sayısının 41 milyonu aştığını bildirdi. Bu başvuruların yüzde 96,8'inin cevaplandırıldığını ve ortalama işlem süresinin 11 güne düşürüldüğünü ifade etti. Başvuruların yüzde 96'sının dijital kanallardan geldiğini ve süreci kolaylaştırmak için "CİMER Mobil Uygulaması"nın devreye alındığını ekledi.

Duran, iletişim teknolojilerindeki baş döndürücü değişim sürecinde, İletişim Başkanlığı olarak vatandaşların talep ve beklentilerini önemseyen ve Cumhurbaşkanı'nın liderliğinde çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.