Epstein Belgeleri Skandalı: İstifalar ve İfade Çağrıları Dünya Gündeminde
Epstein Belgeleri: İstifalar ve İfade Çağrıları

Epstein Belgeleri Skandalı Dünya Çapında Yankı Uyandırıyor

Jeffrey Epstein skandalına ilişkin yayınlanan belgeler, dünya çapında ünlü isimleri hedef alarak siyasi ve diplomatik çevrelerde büyük bir dalgalanmaya neden oldu. Belgelerde adı geçen bazı önemli şahsiyetler görevlerinden istifa ederken, diğerleri için ifade verme çağrıları yapılıyor. Bu gelişmeler, uluslararası arenada ciddi tartışmaları beraberinde getiriyor.

İngiltere'den Prens Andrew'a İfade Çağrısı

İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Epstein ile olan ilişkileri nedeniyle kraliyet unvanları elinden alınan ve belgelerde uygunsuz yeni fotoğrafları ortaya çıkan eski İngiltere Prensi ve York Dükü Andrew Mountbatten-Windsor'un, ABD Kongresi'ne ifade vermesi gerektiğini resmen açıkladı. Bu açıklama, İngiliz siyasetinde ve kraliyet ailesinde yeni bir gerilim noktası oluşturdu.

Slovakya ve İngiltere'den İstifalar

Slovakya Başbakanı'nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Miroslav Lajcak, Epstein ile yazışmalarına ilişkin bilgilerin ortaya çıkmasının ardından görevinden istifa ettiğini duyurdu. Bu karar, Slovakya'nın güvenlik politikalarında bir boşluğa neden olabilir.

Diğer yandan, İngiltere'nin eski Washington Büyükelçisi Lord Peter Mandelson, pedofil milyarder Jeffrey Epstein ile bağlantılarına ilişkin yeni iddiaların ardından İşçi Partisi üyeliğinden istifa etti. Mandelson, İşçi Partisi Genel Sekreteri'ne gönderdiği istifa mektubunda, Epstein ile bağlantılarının yeniden gündeme gelmesi nedeniyle "daha fazla utanç yaratmak istemediğini" belirterek, parti üyeliğinden ayrılma kararı aldığını bildirdi.

Norveç'ten Pişmanlık Açıklamaları

Norveç Başbakanı Jonas Gahr Store, Jeffrey Epstein ile iletişimi olan Norveç Veliaht Prensesi Mette-Marit ve eski Başbakan Thorbjorn Jagland'ın pişman olmaları gerektiğini ifade etti. Store, Veliaht Prenses Mette-Marit'in Epstein ile görüşmesinden pişmanlık duyduğu yönündeki açıklamasını hatırlatarak, "Ben de buna katılıyorum. Ayrıca Jagland da pişman olmalı" dedi.

Jagland ise Norveç basınına yaptığı açıklamada, "Başbakana katılıyorum. Epstein ile iletişim kurduğum için pişmanım. Şimdi bildiklerimi o zaman bilseydim asla temas kurmazdım" diyerek derin bir pişmanlık içinde olduğunu vurguladı.

ABD Başkanı Trump'tan Savunma

Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump, yeni yayınlanan belgelerin iddiaların aksine kendini akladığını savundu. Trump, "Kendim görmedim ama çok önemli bazı kişiler bana, bunun yalnızca beni aklamakla kalmadığını, aynı zamanda insanların, o radikal solun, umduğunun tam tersi bir tablo ortaya koyduğunu söyledi" şeklinde konuştu. Bu açıklama, ABD siyasetinde Epstein skandalının nasıl yorumlandığına dair farklı bir perspektif sunuyor.

Epstein belgelerinin ortaya çıkardığı bu gelişmeler, dünya genelinde siyasi, diplomatik ve toplumsal etkileriyle uzun süre gündemde kalacak gibi görünüyor. İstifalar ve ifade çağrıları, skandalın boyutlarını daha da genişletirken, uluslararası ilişkilerde yeni dengelerin oluşmasına yol açabilir.