Ermenistan'da Neler Oluyor? Avrupa'nın Erivan Çıkarmasının Perde Arkası
Birkaç gündür Ermenistan'ın başkenti Erivan'da yaşananlar, ülkeyi bugüne dek görülmemiş bir şekilde ilgi odağı haline getirdi. Önce 4 Mayıs tarihindeki 8. Avrupa Siyasi Topluluğu toplantısına ev sahipliği yapan ülke, ardından ilk kez düzenlenen AB-Ermenistan Zirvesi'ne ve son halka olarak iki gün süren Erivan Diyalog Toplantısı'na sahne oldu. Tüm bu sıkıştırılmış yoğun programda Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın 18 yıl aradan sonra en üst düzeydeki temsilci olarak ülkeyi ziyaret etmesi de Türkiye ile ilişkilerde güçlü bir parantez oluşturdu.
Avrupa Siyasi Topluluğu ve Zirve Süreci
Avrupa Siyasi Topluluğu, Fransa Cumhurbaşkanı'nın yönlendirmesiyle oluşturulan bir yapı olarak ilk toplantısını 2022'de Prag'da düzenledi. O günden bu yana AB'nin sınırlarını aşan ilgi alanlarını da içeren bir kapsamla çeşitli ülkelerde toplantılar gerçekleştirdi. Özellikle bu seferki durağın Ermenistan olması ilginç bir sürece işaret etti. Bilindiği gibi 7 Haziran'da Ermenistan'da genel seçim düzenlenecek. Bu seçimin adeta ön kampanyası bu zirvede yapıldı. Avrupa'nın başat bütün ülkelerinin liderleri zirvede boy gösterdi ve topyekün bir şekilde Paşinyan'ın vizyonuna duyulan desteği dile getirdiler.
Paşinyan'ın Sarı Rozeti Ne Anlama Geliyor?
Özellikle ülkesi adına ortaya koyduğu Avrupa Birliği perspektifiyle önceki dönemlerden ayrışan ve attığı cesur adımlarla yeni bir vizyon çizmek amacı taşıyan Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, eylem ve söylemleriyle yine spot ışıklarını üzerine çekti. Oturumlar sırasında yaptığı konuşmada; "Değerli dostlar, artık Azerbaycan ile barış içindeyiz" dedi, "Azerbaycan ile aramızda iki yıldır çatışmalarda can kaybı yaşanmadı. Bu, bağımsızlığımızdan bu yana eşi benzeri görülmemiş bir durum" diye ekledi. Bununla birlikte dikkatleri çeken sarı rozeti de hem kendisi hem kurmayları üzerlerinden çıkarmadı. Bu sarı rozet bir haritayı ihtiva ediyor ve bu haritada Karabağ yer almıyor. 2023'teki çatışmaların ardından Ermenilerin tamamen geri çekildiği bölgeye yönelik herhangi bir motivasyonun kalmadığının altını çizen rozet, "siyasi bir mesaja" işaret ediyor.
Avrupa'nın Ermenistan Ajandası
Tam bu noktada Avrupalı liderlerin açıklamalarındaki ortak kümelerin altını çizmek faydalı olacaktır. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, zirve günlerinin en ön plandaki ismi oldu. İlk geldiği günün akşamında sokaklara çıktı, sabah saatlerinde yaptığı koşular sosyal medyada dolaşıma girdi. Ülkedeki son gününde de Gümrü şehrine giderek en işlek meydanında Ermeni halkına seslendi. Macron'un bu denli aktif bir şekilde sahada olmasının ana motivasyonu, şüphesiz ki Rusya'nın ülke ve bölge üzerindeki tesirinin azalması konusundaki kararlılığıydı. Verdiği mesajlarla 7 Haziran'daki seçimlerde Paşinyan yanlısı tutumunu gözler önüne serdi. "Karabağ Klanı" olarak da bilinen Rus yanlısı isimlerin etki alanının daraldığı Ermeni iç siyasetinde AB, aradığı muhatabı bulmanın feyzini yaşıyor.
Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenskyi'nin gündemi ise Rusya'ya yönelik 20'ncisi ilan edilen AB yaptırımlarına duyulan şükran ve AB ile ortak drone üretim mekanizmasının devreye girme mefkuresi oldu. Ukrayna'nın, Rusya'nın kullandığı İHA'lara yönelik yıllar içinde kabiliyeti gelişen hava savunma sistemlerinin üretimi ve satışı konusunda kararlılığını da vurgulamış oldu. Körfez ülkeleri de artık İran tehdidi karşısında müşteri listesine adlarını yazdırdı.
Son günlerin tartışılan ismi Avrupa Birliği Komisyon Üyesi Von Der Leyen de bu gövde gösterisinde rol üstlendi. Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisine değindiği konuşmasında Ermenistan'ı enerji üssü haline getirmek hedefinin kalın harflerle altını çizdi. Zirve boyunca en çok kullanılan kelimelerden biri "connectivity" oldu; "bağlantısallık" olarak da çevirebileceğimiz bu kelime ile coğrafi konumlanmada Ermenistan'ın önemi vurgulandı.
Ayrıca, Avrupa'nın güvenlik ve savunma kapasitelerinin güçlendirilmesinin önemini vurgulayarak, mevcut eksiklikleri gidermek ve inandırıcı bir caydırıcılık sağlamak amacıyla 2030 yılına kadar 800 milyar avroya varan bir kaynak ayrılması planlarından bahsetti. AB ajandasında hala en önemli başlık, Rusya'ya yönelik kurulmak istenen yeni ve güçlendirilmiş bir mimari-hat.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas'ın Ermenistan'ın ardından Azerbaycan'ı ziyaret etmesi de AB'nin denge stratejisine yönelik bir gösterge oldu. Zirvenin sürprizi ise Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in tele-konferans yöntemiyle katılımı oldu. Aliyev'in konuşmasında Ermenistan ile ilişkilerdeki olumlu tonu koruması önemliydi; süreçteki pozitif ivmenin seyrine dair işaret etti. Aliyev'in 9 aydır barış koşullarında yaşandığını vurgulaması ve Azerbaycan üzerinden Ermenistan'a taşınan 28 bin ton ürüne referans vermesi hem sembolik hem de fiili olarak önemliydi. Aliyev'in hedef tahtasına giren cephe ise Türkiye'nin de mutat olarak radarına giren Avrupa Parlamentosu ve orada alınan kararlar oldu.
"Abi-Kardeş Gibi Olduk"
Türkiye-Ermenistan ilişkilerinde de önemli adımlar atıldı. Süreç içerisinde en aktif rol oynayan isimlerden biri de Ermenistan ile tesis edilen ilişkilerdeki özel temsilci sıfatıyla 2022'den bu yana muhatabı Ruben Rubinyan ile temaslarda bulunan Büyükelçi Serdar Kılıç oldu. İki ülkenin sınırlarında bulunan Ani Köprüsü'nün restorasyon uygulamasının yapılmasına dair mutabakat zaptı imzalandı. Kendisiyle bizzat imzacısı olduğu anlaşmanın hemen ardından sohbet etmek şansı bulduk. Orada kullandığı, "Ruben ile abi kardeş gibi olduk" cümlesi katedilen merhaleye işaret eden bir kanıt oldu. Aynı şekilde Rubinyan'ın da düzenlenen oturumda sarf ettiği "Bir gün Serdar Kılıç'ın tren yolculuğuyla sınırları geçmesini ve onu Ermenistan tarafında karşılamayı umut ediyorum" temennisi de bir başka önemli alıntı olarak kayıtlara geçti.



