İran Protestolarında Tansiyon Yükseliyor: Fidan, 24 Saatte 2 Kez Arakçi ile Görüştü
Fidan, 24 saatte 2 kez İranlı mevkidaşı ile görüştü

İran'da ekonomik sorunların tetiklediği protesto gösterileri günlerdir devam ederken, ülkede yaşanan gerilim giderek tırmanıyor. Gösterilerde bilançonun ağırlaştığı bildirilirken, uluslararası alanda da gelişmeler hız kazandı.

Diplomatik Trafik Yoğun: Fidan ve Arakçi Görüşmeleri

Bu sıcak gündemde, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile son 24 saat içinde ikinci kez telefonla görüştü. Görüşmeler, bölgede artan tansiyonun diplomasi kanalıyla düşürülmeye çalışıldığını gösterdi.

Bakan Fidan'ın, mevcut bölgesel gerilimlerin azaltılması ve sorunların çözümü için müzakerelere duyulan ihtiyacı vurguladığı öğrenildi. Türkiye, komşu ülkedeki istikrarsızlığın daha geniş bir alana yayılmasından endişe duyuyor.

ABD Cephesinden Gelen Açıklama ve Türkiye'nin İkili Diplomasisi

Diplomatik kaynaklardan dikkat çeken bir açıklama geldi. Yapılan açıklamada, Türkiye'nin İranlı yetkililerle yaptığı temaslara ek olarak, ABD'li makamlarla da görüştüğü bilgisi paylaşıldı. Bu durum, Ankara'nın kriz anlarında dengeleyici ve köprü kurucu rolünü bir kez daha ortaya koydu.

Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'daki protestoları gerekçe göstererek ülkeyi tehdit eden açıklamaları gündemdeki sıcaklığını korumaya devam ediyor. Washington yönetiminin sert söylemleri, bölgedeki kırılgan dengeleri daha da hassas hale getiriyor.

Sonuç: Bölgesel İstikrar İçin Diplomasi Şart

İran'da devam eden iç karışıklık, sadece ülke sınırlarını değil, tüm bölgenin güvenlik ve istikrarını doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Türkiye, son dönemde artan diplomatik temaslarıyla bir taraftan diyalog kanallarını açık tutarken, diğer taraftan olası bir çatışma ortamının önüne geçmeye çalışıyor.

Ankara'nın hem Tahran hem de Washington ile aynı anda iletişim halinde olması, kriz yönetimindeki aktif pozisyonunu gözler önüne seriyor. Önümüzdeki günlerde, hem İran iç politikasındaki gelişmeler hem de uluslararası aktörlerin tutumu, bölgenin geleceğini şekillendirecek.