Bakan Fidan Yoğun Diplomasi Trafiğinde: Suudi Arabistan, Irak ve Ürdün ile Görüştü
Fidan, Suudi Arabistan, Irak ve Ürdün ile görüştü

Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 17 Ocak 2026 tarihinde yoğun bir diplomatik trafik gerçekleştirerek üç önemli Arap ülkesinin dışişleri bakanlarıyla art arda telefon görüşmeleri yaptı. Bakan Fidan'ın bu diplomatik temaslar dizisi, bölgede yaşanan son gelişmeler ve artan gerilimler ışığında atılmış önemli adımlar olarak değerlendiriliyor.

Suudi Arabistan ile Kritik Görüşme

Dışişleri Bakanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere göre, Hakan Fidan'ın günün son görüşmesi Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud ile oldu. İki bakan, telefon hattı üzerinden bir araya gelerek son dönemde bölgesel düzeyde yaşanan gelişmeleri masaya yatırdı.

Görüşmede, mevcut gerilimlerin nasıl yönetileceği ve bu sorunlara kalıcı çözümler üretmek için yürütülen çabalar kapsamlı bir şekilde değerlendirildi. Türkiye ile Suudi Arabistan arasındaki bu üst düzey temas, iki ülkenin bölgesel istikrar konusundaki iş birliği iradesini bir kez daha gözler önüne serdi.

Irak ve Ürdün ile Bölgesel İstişareler

Bakan Fidan, gün içinde Suudi mevkidaşıyla görüşmeden önce de iki önemli komşu ülkenin dışişleri bakanlarını arayarak bölgesel konularda fikir alışverişinde bulundu. Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin ile gerçekleştirilen telefon görüşmesinde, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin yanı sıra bölgedeki son durum ele alındı.

Benzer şekilde, Ürdün Dışişleri Bakanı Eymen es-Safedi ile yapılan görüşmede de ortak bölgesel meselelere odaklanıldı. Her iki görüşmede de, son zamanlarda yaşanan ve gerginliğe yol açan gelişmelerle ilgili detaylı görüş alışverişi yapıldığı öğrenildi.

Yoğun Diplomasinin Anlamı ve Beklenen Etkiler

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın aynı gün içerisinde üç farklı ülkenin dışişleri bakanıyla temas kurması, Türkiye'nin bölgedeki aktif ve yapıcı diplomasi rolünü vurguluyor. Bu art arda gerçekleşen görüşmeler, özellikle şu noktalara işaret ediyor:

  • Bölgesel İstikrar Arayışı: Türkiye, komşu bölgelerdeki istikrarsızlık ve gerilimlere karşı diplomatik kanalları etkin bir şekilde kullanarak çözüm arayışında.
  • Koordinasyon: Ülkeler arasında politika koordinasyonunu ve bilgi paylaşımını güçlendirmek amaçlanıyor.
  • Kriz Yönetimi: Ortaya çıkabilecek potansiyel krizlerin önlenmesi veya mevcutların yumuşatılması için diyalog sürdürülüyor.

17 Ocak 2026 tarihine damgasını vuran bu diplomatik trafiğin, önümüzdeki günlerde bölge ülkeleri arasında daha yakın iş birliği ve temaslara zemin hazırlaması bekleniyor. Türkiye'nin, bölgesel barış ve güvenliğin sağlanmasında arabulucu ve kolaylaştırıcı rolünü sürdüreceği anlaşılıyor.