Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Christophe Lemoine, haftalık basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Sözcüye, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un geçen hafta Yunanistan'ın başkenti Atina'ya yaptığı ziyaret sırasında sarf ettiği 'Egemenliğiniz tehlikeye girerse yanınızda olacağız' sözleri ve ülkesinin son dönemde farklı kriz alanlarında Türkiye'nin tutumuna muhalif tavır sergilemesi soruldu.
Macron'un sözleri Türkiye için değildi
Confavreux, 'Cumhurbaşkanının sözleri, bir Avrupa ülkesine yönelik saldırıyla ilgili bir soruya cevaben sarf edildi. Bunun cevabı, tüm müttefiklerimiz ve ortaklarımız için aynıdır. Herhangi bir ülkeyi özellikle hedef almamaktadır.' şeklinde yanıt verdi.
NATO müttefiklerimizin yanındayız
İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına yönelen füzelerle ilgili de Fransa'nın benzer açıklama yaptığını savunan Confavreux, Macron ve Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot vasıtasıyla o dönemde ülkelerinin saldırıya uğrayan NATO müttefiklerinden birinin ve ortaklarının yanında olduğunu açıkladığını dile getirdi.
İki ülke arasındaki diyaloğu destekliyoruz
'Türkiye ile Yunanistan arasındaki devam eden diyaloğu destekliyoruz.' diyen Confavreux, Türkiye ile Fransa arasındaki ikili diyaloğu geliştirmeye ve güçlendirmeye bağlı olduklarını, Barrot'nun şubat ayında Türkiye ziyaretinin ve iki ülkenin cumhurbaşkanlarının 11 Nisan'daki telefon görüşmelerinin de bunun göstergesi olduğunu ifade etti. Macron'un sözlerinin Yunanistan basınındaki yankısı hakkında ise Confavreux, 'Basın yorumcuları hakkında yorum yapmak için burada değiliz.' dedi.
İsrail'in Sumud Filosu'na saldırısına cevap
Confavreux, İsrail ordusunun Küresel Sumud Filosu'na yönelik saldırısıyla ilgili, 'Bu konudaki önceliğimiz, vatandaşlarımızın güvenliğidir.' görüşünü paylaştı. Fransa'nın Tel Aviv Konsolosluğunun filoya yönelik saldırıda gözaltına alınan Fransız vatandaşları ve İsrail makamlarıyla iletişimde olduğunu ifade eden Confavreux, 'Gazze'ye gitmek tehlikelidir.' değerlendirmesinde bulundu. Fransa'ya en hızlı şekilde geri dönmelerini sağlamak için bu vatandaşlara gerekli desteğin sağlanması gerektiğini vurgulayan Confavreux, filoya yönelik saldırıda yaklaşık 15 Fransız aktivistin İsrail makamlarınca gözaltına alındığını bildirdi. Confavreux, bölgedeki tüm tarafların uluslararası hukuk, uluslararası deniz hukuku, seyrüsefer özgürlüğü ve insanların korunmasına saygı duyması gerektiğini belirtti. Filoya yönelik saldırı konusunda Confavreux, 'Her türlü müdahalenin, hem deniz hukuku hem de seyrüsefer özgürlüğüne ilişkin kurallar açısından geçerli olan uluslararası hukuk çerçevesinde gerçekleştirilmesi gerektiğini hatırlatırız.' dedi.
Gazze'deki ateşkes anlaşmasına dikkat
Gazze'deki ateşkes anlaşmasına dikkati çeken Confavreux, 'Şarm El-Şeyh anlaşmasına uyulmalı, barış planı yürürlüğe konulmalı. Bize göre bu plan, kalıcı bir barış çözümüne varılması için uygun çerçeveleri sunuyor. İlk etabı yürürlüğe konuldu, biraz kırılgan, ikinci etaba geçmeliyiz.' değerlendirmesinde bulundu. Fransız sözcü, ayrıca Gazze Şeridi'ne büyük çapta insani yardımın girmesinin önemli olduğunu vurguladı.
Madagaskar'dan istenmeyen kişi kararı
Confavreux, dün Fransa'nın Antananarivo Büyükelçisi Arnaud Guillois'nın Madagaskar Dışişleri Bakanlığına çağrıldığını doğruladı. Ülke makamlarının Guillois'ya Fransız Büyükelçiliğinde görevli bir kişinin 'persona non grata' (istenmeyen kişi) ilan edildiğini bildirdiğini aktardı. Confavreux, Madagaskar'ın söz konusu Fransız personeli 'ünvanıyla uyuşmayan davranışlarda bulunduğu ve istikrarsızlaştırıcı eylemlere katıldığı' gerekçesiyle istenmeyen kişi ilan ettiğini belirterek, 'Bu suçlamalardan dolayı şaşkınız. Bu karar hem temelsiz hem de kabul edilemez.' dedi. Fransız sözcü, bu mesajı iletmek için Madagaskar'ın Paris'teki maslahatgüzarının 28 Nisan'da Fransa Dışişleri Bakanlığına çağrıldığını bildirdi.



