ABD Büyükelçisi Huckabee'nin 'Büyük İsrail' Açıklamalarına Uluslararası Kınama
Huckabee'nin 'Büyük İsrail' Sözlerine Uluslararası Tepki

ABD Büyükelçisi'nin 'Vadedilmiş Topraklar' İfadeleri Uluslararası Fırtına Yarattı

ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee'nin, İsrail'in tüm Orta Doğu bölgesi üzerinde kontrol kurmasının "kabul edilebilir" olduğu yönündeki tartışmalı açıklamaları, bölge ülkeleri ve uluslararası kuruluşlardan sert tepkiler aldı. Huckabee, Amerikalı gazeteci Tucker Carlson'a verdiği röportajda, İncil'e atıfta bulunarak "Tanrı'nın bu toprakları İsrail'e verdiğini" iddia etmişti.

Teolojik Argümanlarla Desteklenen İddialar

Röportaj sırasında Carlson'ın, İsrail'in "vadedilmiş topraklar" iddiasının Mısır, Suriye, Irak, Ürdün, Lübnan ve Suudi Arabistan'ın bir kısmını kapsadığını belirtmesi üzerine Huckabee, "İsrail'in onların hepsini alması iyi olurdu çünkü Tanrı onu onlara verdi" şeklinde yanıt verdi. Huckabee, teolojik ve tarihsel olarak bu toprakların Yahudi halkına sonsuza dek mülk olarak verildiğini savunarak, İsrail'in bu sınırlar üzerinde egemenlik kurmasının sorun teşkil etmeyeceğini öne sürdü.

Gazeteci Carlson'ın "Peki Amerika neden bunu desteklemeli?" sorusuna ise Huckabee, "Çünkü İncil böyle diyor ve bu kutsal bir hak" cevabını verdi. Bu ifadeler, İsrail'in Gazze'de gerçekleştirdiği operasyonlarda çocukların öldürülmesini savunmasıyla birleşince uluslararası kamuoyunda büyük tepki topladı.

14 Ülke ve 3 Kuruluştan Ortak Kınama

Türkiye Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak açıklamada, Türkiye'nin yanı sıra Mısır, Ürdün, Lübnan, Endonezya, Kuveyt, Katar, Umman, Pakistan, Bahreyn, Suudi Arabistan, Suriye, Filistin ve Birleşik Arap Emirlikleri dışişleri bakanları ile İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Ligi ve Körfez İşbirliği Konseyi sekreterliklerinin, Huckabee'nin açıklamalarını şiddetle kınadığı belirtildi.

Açıklamada, Huckabee'nin ifadelerinin uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı'nın açık ihlali olduğu vurgulanarak, bu tür söylemlerin bölgenin güvenlik ve istikrarını ciddi biçimde tehdit ettiği kaydedildi. Ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump'ın ortaya koyduğu vizyonla ve İsrail'in Gazze'deki saldırılarını sona erdirmek için hazırlanan kapsamlı planla doğrudan çeliştiği ifade edildi.

Barış Sürecine Darbe Vuran Açıklamalar

Ortak açıklamada, başkalarının toprakları üzerinde kontrolü meşrulaştırmaya yönelik ifadelerin barış hedeflerini baltaladığı, gerilimleri körüklediği ve kışkırtıcı nitelik taşıdığı belirtildi. İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları veya diğer Arap toprakları üzerinde hiçbir egemenliğinin bulunmadığına dikkat çekildi.

Bakanlar ve genel sekreterler, Batı Şeria'nın ilhak edilmesi veya Gazze Şeridi'nden ayrılması girişimlerini kesin olarak reddettiklerini, işgal altındaki Filistin topraklarında yerleşim faaliyetlerinin genişletilmesine şiddetle karşı olduklarını ve Arap devletlerinin egemenliğine yönelik her türlü tehdidi kategorik olarak reddettiklerini yinelediler.

Açıklamanın son bölümünde, İsrail'in yayılmacı politikalarının ve hukuka aykırı önlemlerinin devam etmesinin bölgedeki şiddeti ve çatışmayı daha da alevlendireceği ve barış umutlarını zedeleyeceği vurgulandı. Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları temelinde bağımsız devlet kurma ve kendi kaderini tayin hakkına bağlılık dile getirilerek, bu tür kışkırtıcı açıklamaların son bulması çağrısında bulunuldu.