Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel, ülkesinin, egemenlik ve kendi kaderini tayin hakkına saygı temelinde Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile diyaloğa hazır olduğunu resmen ilan etti. Diaz-Canel, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, son dönemde giderek gerginleşen iki ülke ilişkilerine dikkat çekerek, komşular arasında medeni ve karşılıklı faydaya dayalı bir ilişki kurmak istediklerini vurguladı.
Diyalog İçin Temel Şart: Egemenliğe Saygı
Diaz-Canel, "Egemenlik ve kendi kaderini tayin hakkına saygı temelinde ABD ile diyaloğa hazırız." ifadesini kullanarak, diyaloğun ön koşulunu net bir şekilde ortaya koydu. Küba lideri, ABD hükümetiyle göç meseleleri, güvenlik, uyuşturucu ve terörle mücadele, çevre konuları ve bilimsel işbirliği gibi çeşitli alanlarda görüşmeye açık olduklarını belirtti. Ancak, bu görüşmelerin, Küba'nın iç işlerine müdahale edilmemesi şartıyla yapılması gerektiğinin altını çizdi.
ABD'nin Saldırganlığına Karşı Savunma Planı
Küba Devlet Başkanı, ABD'nin artan saldırganlığı karşısında savunma planı hazırladıklarını açıkladı. Diaz-Canel, "Bir saldırıya karşı hazırlık yapmak egemen bir görevdir. Zor zamanlardan geçeceğiz, özellikle bu dönem çok zor." değerlendirmesinde bulunarak, ülkesinin karşı karşıya olduğu tehditlere işaret etti.
Petrol Ablukasının Yıkıcı Etkileri
Diaz-Canel, ABD'nin Küba'ya uyguladığı petrol ablukasına dikkat çekerek, "Geçen aralık ayından bu yana dışarıdan hiç yakıt alamadık." dedi. Küba lideri, bir büyük gücün, küçük bir ülkeye karşı bu denli saldırgan ve suç niteliği taşıyan bir politika benimsemesinin kınanması gerektiğini ifade etti. "Bu, bizi tamamen boğmak anlamına geliyor. Direnmezsek ne yapacağız, teslim mi olacağız?" sözleriyle durumun ciddiyetini vurguladı.
Yakıt yetersizliği nedeniyle Küba'da gıda taşımacılığı, gıda üretimi, toplu taşıma, hastaneler, okullar ve turizm sektörünün ciddi şekilde etkilendiğini belirten Diaz-Canel, bu duruma karşı bir dizi önlem aldıklarını açıkladı. Basına yansıyan bilgilere göre, Küba'nın enerji ihtiyacını karşılayabilmek için günlük yaklaşık 110 bin varil petrole ihtiyaç duyduğu, Venezuela'nın ise 2025 yılında bunun sadece yaklaşık 30 bin varilini sağlayabildiği belirtiliyor.
ABD'nin Petrol Blokajı Kararı
ABD Başkanı Donald Trump, 30 Ocak tarihinde, Küba'ya petrol satan veya sağlayan ülkelerden gelen tüm mallara gümrük vergisi uygulanmasını öngören başkanlık kararnamesini imzalamıştı. Beyaz Saray, bu kararın, Küba'nın "zararlı eylem ve politikalarına" karşı ABD'nin ulusal güvenlik ve dış politika çıkarlarını korumayı amaçladığını savunmuştu.
ABD Başkanı, 1 Şubat'ta Küba liderleriyle petrol tedarikinin düzenlenmesi konusunda görüşmelerin başlatıldığını duyurmuş, ancak Küba tarafı bu iddiayı yalanlamıştı. Bu gelişmeler, iki ülke arasındaki güven eksikliğini ve mevcut diplomatik krizin derinliğini gözler önüne seriyor.
Küba'nın, ABD ile diyaloğa açık olmasına rağmen, egemenlik ilkesinden taviz vermeyeceği ve petrol ablukası gibi ekonomik baskılara karşı direnmeye devam edeceği anlaşılıyor. İki ülke arasındaki gerilim, uluslararası ilişkilerdeki dengeleri etkilemeye devam ederken, Küba'nın içinde bulunduğu zorlu ekonomik koşullar da dikkat çekiyor.