Kılıç Paris'te Ukrayna Koalisyonu Toplantısında Türkiye'yi Temsil Etti
Kılıç Paris'te Ukrayna Koalisyonu'nda Türkiye'yi Temsil Etti

Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Üyesi Prof. Dr. Çağatay Kılıç, Fransa'nın başkenti Paris'te gerçekleştirilen önemli bir uluslararası toplantıda Türkiye'yi temsil etti. Ukrayna Gönüllüler Koalisyonu Ulusal Güvenlik Danışmanları Toplantısı'na katılan Kılıç, burada Türkiye'nin bölgesel barışa yönelik kararlı duruşunu ve insani diplomasi çabalarını bir kez daha tüm dünyaya duyurdu.

Paris'teki Kritik Görüşmeler

Toplantı, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın güncel durumu ve kalıcı bir barışa giden yolların aranması amacıyla düzenlendi. Koalisyona üye ülkelerin ulusal güvenlik danışmanları ve NATO Genel Sekreterliği heyetinin katılımıyla gerçekleşen etkinlikte, savaşın sona erdirilmesine yönelik kapsamlı istişareler yapıldı. Diplomatik kanalların açık tutulması ve insani krizin hafifletilmesi, görüşmelerin ana gündem maddeleri arasında yer aldı.

Türkiye'nin Barış Vurgusu

Prof. Dr. Çağatay Kılıç, toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye'nin tutumunu net bir şekilde ortaya koydu. Kılıç, Türkiye'nin, Rusya-Ukrayna Savaşı'nın adil, kalıcı ve kapsayıcı bir barış anlaşmasıyla en kısa sürede sona erdirilmesi için çaba gösterdiğini vurguladı. Bu hedef doğrultusunda, Ankara'nın diplomatik girişimlerini ve insani sorumluluklarını kararlılıkla sürdüreceğinin altını çizdi. Türkiye'nin tarafsız arabulucu kimliği ve bölgede istikrar arayışı, konuşmanın odak noktalarındandı.

ABD Heyeti ile İkili Görüşme

Toplantının ardından Kılıç, ikili temaslar da gerçekleştirdi. ABD Başkanı Donald Trump'ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Jared Kushner ile bir araya gelen Kılıç, Türkiye-ABD ilişkileri ve bölgesel konular hakkında fikir alışverişinde bulundu. Bu görüşmeler, iki NATO müttefiki arasındaki diyaloğun devamlılığını ve Ukrayna krizi de dahil olmak üzere ortak küresel meselelerde iş birliği potansiyelini gösterdi.

Paris'te düzenlenen bu üst düzey toplantı, uluslararası toplumun Ukrayna'daki savaşa çözüm bulma konusundaki ortak iradesini yansıtırken, Türkiye'nin aktif ve yapıcı dış politikasının da önemli bir sahnesi oldu. Türkiye, hem bölgesel bir güç hem de insani diplomasinin öncüsü olarak, barışın tesisi için çabalarını sürdüreceğini bir kez daha beyan etmiş oldu.