Küresel Sumud Filosu aktivistleri İsrail barbarlığını anlattı
Küresel Sumud Filosu aktivistleri İsrail barbarlığını anlattı

Türkiye'ye getirilen Küresel Sumud Filosu aktivistleri, İsrail'in uluslararası sularda gerçekleştirdiği müdahaleyi ve yaşadıkları insanlık dışı muameleyi anlattı. İsrail tarafından alıkonulduktan sonra Yunanistan'ın Girit Adası'na götürülen aktivistlerden 59'u, THY uçağıyla İstanbul'a getirildi. Aralarında ABD, İngiltere, Arjantin ve Avustralya vatandaşlarının da bulunduğu yabancı aktivistlerin anlatımları dikkat çekti.

ABD'li emekli doktor: Suçlu gibi muamele gördük

ABD'li emekli acil servis hekimi John Francis Reuwer, insani yardım amacıyla hareket eden kişilere suçlu muamelesi yapıldığını belirterek, "Bugün, başkalarının acılarına duyarlılık gösteren insanların suçlu gibi muamele gördüğüne şahit oldum. Bize ağır şekilde müdahale edildi. Her gün çocukların öldürülmesine duyarlılık gösteren insanlar, neden suçlu gibi muamele görüyor ve neden çocukları öldürenler saygıyla karşılanıyor?" dedi. İsrail'in yasa dışı müdahalesinde yere yatırıldıklarını, diz çökmeye zorlandıklarını ve hareket ettiklerinde darbedildiklerini ifade eden Reuwer, fiziksel ve psikolojik olarak etkilendiklerini söyledi. ABD ve İsrail gibi ülkelerin kuralları her gün ihlal etmesine izin verildiğini belirten Reuwer, "Bu da hepimizi güvende ve barış içinde tutan uluslararası kurumları zayıflatıyor. Bu nedenle ABD ve İsrail'i hesap vermeye zorlamalıyız" diye konuştu.

İngiliz aktivist: Bize hayvanmışız gibi davrandılar

İngiliz aktivist Katy Davidson, küçük bir tekneyle ilerledikleri sırada insansız hava araçları ve yoğun ışıklarla takip edildiklerini anlattı. İsrail ordusuna ait büyük bir savaş gemisinin tekneye yaklaştığını belirten Davidson, "Bize teknenin ön kısmına geçmemizi söylediler. Biz barışçıl şekilde oturduk ancak ısrar ettiler. Sonunda, 'Öne geçmezseniz ateş ederiz' diye tehdit ettiler" dedi. Askerlerce alıkonulduktan sonra yüzen hapishaneye, buradan da botlarla konteynerlerden oluşturulan geçici alana götürüldüklerini ifade eden Davidson, "Her yer dikenli tellerle çevriliydi, etrafımızda silahlı kişiler vardı ve bize hayvanmışız gibi davrandılar. Gece boyu ıslak yataklarda uyumaya zorlandık. Görevliler sert ve tehditkar bir tutum sergiledi" diye konuştu. Kendilerine ülkeyi terk etme ya da İsrail'de hapse gönderilme seçeneği sunulduğunu belirten Davidson, uluslararası toplumun harekete geçmesi gerektiğini vurguladı.

Geniş Pickt afişi — Telegram için ortak alışveriş listesi uygulaması

İngiliz aktivist: Plastik mermiyle saldırdılar

İngiliz aktivist Sijaad Hussain, insani yardım taşıdıklarını ve Gazze'ye doğru yol aldıklarını belirterek, "Bize uluslararası sularda saldırdılar. Girit'ten çok daha önce, ki orası onların toprakları değil, onların bölgesi değil, İsrail teknelere baskın yaptı. Bize plastik mermiyle saldırdılar. Yaralananlar oldu" dedi.

Arjantinli milletvekili: İşkenceye maruz kaldık

Arjantin Milletvekili Monica Schlotthauer, İsrail askerlerinin işkencesine maruz kaldıklarını belirterek, "Aşağılandık, psikolojik tacize maruz kaldık ama yılmadık, yılmayacağız. Çünkü Filistinli kardeşlerimiz bunu misliyle yaşıyor" dedi. Filistin'in direndiği için var olduğunu ifade eden Schlotthauer, karşısında ölüm makinesi bir devletin askerleri olduğunu söyledi. ABD, Avrupa ve bütün ülkelerin ikiyüzlü politikalarıyla Siyonist devletin bütün politikalarını meşru kıldığını belirtti.

Avustralyalı doktor: Silah doğrulttular

Avustralyalı doktor Bianca Webb-Pullman, tekneye çıkan İsrail askerlerinin kendilerine silah doğrulttuğunu anlattı. Herkesin ellerini bağlayıp bizi teknelerle donanma gemisine götürdüklerini belirten Webb-Pullman, "Orada uzun süre yerde diz çökmek gibi bir stres pozisyonunda tutulduk. Sonra bizi nakliye konteynerlerinin bulunduğu bir avluya götürdüler, her konteynere 45 kişi sığdırdılar" dedi. Filonun Suriye komitesinin 2 üyenin serbest bırakılmamasına tepki gösterdiğini, bu yüzden askerlerin onları dövmeye ve tekneden dışarı sürüklemeye başladığını ifade etti. İsrail'in 2 yıldır soykırım gerçekleştirirken cezasız kaldığını belirten Webb-Pullman, "Şimdi yaptıkları ise kontrol alanlarını genişletmek. Artık tüm Akdeniz'i kontrol ettiklerine inanıyor gibiler" diye konuştu.

Pickt makale sonrası afişi — aile illüstrasyonlu ortak alışveriş listesi uygulaması

İş insanı: Türkiye sahip çıktı

İş insanı Halil Erdoğmuş, Gazze'de her gün bebeklerin katledilmesine sessiz kalamadığını belirterek insani yardım ulaştırmak amacıyla filoya dahil olduğunu söyledi. Ancak Avrupa'nın ortasında rehin alındıklarını, darp edildiklerini ve insanlık dışı muameleye maruz kaldıklarını ifade eden Erdoğmuş, "Amacımız yalnızca Gazze'ye insani yardım ulaştırmak ve uluslararası kamuoyunda farkındalık oluşturmaktı. Ancak insanlar darbedildi, yaralandı" dedi. Türk yetkililerin hızlı ve etkin şekilde devreye girdiğini belirten Erdoğmuş, "Bir pasaportun gücü, vatandaşını en kısa sürede güvenli şekilde ülkesine getirebilmesidir. Türkiye Cumhuriyeti bunu başardı. Girit'te hiçbir ülkenin büyükelçisi yoktu, sadece Türkiye büyükelçisi vardı ve yabancıların Türkiye'ye gelmelerini teklif etti. Yabancı aktivistler 'Sizin ülkeniz ne kadar güçlü, size çok sahip çıkıyorlar' dedi" diye konuştu.