Körfez Ülkeleri Stratejisini Revize Etti: ABD'ye 'İran Tehdidini Bitirmeden Gitme' Uyarısı
Körfez ülkeleri, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatarak petrol piyasalarını alt üst etmesi ve bölgedeki ABD üslerine yönelik saldırılarının ardından dış politika yaklaşımlarında önemli bir değişikliğe gitti. Reuters ajansının haberine göre, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Kuveyt, Bahreyn ve Umman'dan oluşan Körfez ülkeleri, ABD Başkanı Donald Trump yönetimine "Başladığın işi bitirmeden bölgeden çekilme" mesajını iletiyor.
İran'ın Saldırıları ve Hürmüz Boğazı Krizi
İran'ın, Körfez'deki altı ülkeye yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırıları, bölgedeki gerilimi tırmandırdı. Tahran yönetimi, havaalanları, limanlar, petrol tesisleri ve ticaret merkezlerini hedef alarak askeri kapasitesini gösterdi. Ancak asıl kritik hamle, küresel petrolün yaklaşık beşte birinin taşındığı Hürmüz Boğazı'nı kapatması oldu. Bu adım, Körfez ekonomilerinin temelini oluşturan petrol ihracatını felç etti ve bölge ülkelerini derin bir endişeye sürükledi.
Suudi Arabistan merkezli Körfez Araştırma Merkezi Başkanı Abdulaziz Sager, "Körfez genelinde İran'ın tüm kırmızı çizgileri aştığına dair yaygın bir his var. Başlangıçta onları savunduk ve savaşa karşı çıktık. Ancak bize saldırmaya başladıklarında düşman oldular. Onları başka türlü sınıflandırmanın bir yolu yok" ifadelerini kullandı.
ABD'ye Yönelik Baskı ve Stratejik İkilem
Körfez ülkeleri, ABD'nin İran'a yönelik saldırılarının 18. gününde politika değişikliğine giderek Washington yönetiminden, İran'ın askeri kapasitesini kapsamlı bir şekilde zayıflatmasını talep ediyor. Bölge kaynakları, Trump'ın İran'ın silah ateşleme veya daha fazlasını üretme kabiliyetini ortadan kaldırmakta kararlı olduğunu, ancak Körfez ülkelerinin desteğine ihtiyaç duyduğunu belirtiyor.
Ancak Körfez devletleri stratejik bir ikilemle karşı karşıya: İran'ın saldırılarının oluşturduğu acil tehdit ile ABD ve İsrail'in öncülüğündeki savaşa sürüklenme riski arasında denge kurmak zorundalar. Uzmanlara göre, bu harekâta katılmak Washington'ın askeri üstünlüğüne pek katkı sağlamayacak, ancak İran'ın misillemelerine maruz kalma riskini keskin bir şekilde artıracak.
Körfez'de Koordinasyon Eksikliği ve Endişeler
Körfez İşbirliği Konseyi üyeleri arasında koordineli bir eylem konusunda belirgin bir eksiklik bulunuyor. Bahreyn, Kuveyt, Katar, Suudi Arabistan, Umman ve BAE'den oluşan altı üye, sadece bir çevrimiçi görüşme yaparken, koordineli bir askeri müdahaleyi tartışmak üzere hiçbir Arap zirvesi toplanmadı.
Körfez liderleri, daha geniş ve kontrol edilemez bir çatışmayı tetiklemekten derin endişe duyuyor. Bölgedeki kaynaklar, tek taraflı askeri müdahalenin hiçbir Körfez ülkesi için gündemde olmadığını, çünkü yalnızca toplu müdahalenin tek tek ülkeleri misillemeye maruz kalmaktan koruyabileceğini vurguluyor.
Sonuç: Hesaplı İtidal ve Gelecek Senaryoları
Körfez ülkeleri, kendilerinin başlatmadığı ve kontrol edemediği bir savaşa girmeden egemenliklerini savunmaya ve kırmızı çizgilerini belirtmeye devam ediyor. Şu anda İran'ın elindeki en büyük koz, Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolü. İran, boğazdan hangi gemilerin geçebileceğine fiilen karar veriyor ve bu durum bölgedeki hiçbir devlet tarafından kabul edilebilir bulunmuyor.
Trump yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına yardımcı olacak bir uluslar koalisyonu kurulması çağrısında bulunsa da, şu ana kadar somut bir başarı elde edemedi. Körfez ülkeleri ise ABD'nin bölgeden çekilmesi durumunda sadece petrol piyasalarını değil, turizmden ticarete kadar tüm istikrarı sarsan İran'la tek başına yüzleşmek zorunda kalmak istemiyor. Bu nedenle, "ABD şimdi çekilirse İran'la baş başa kalırız" uyarısı, bölgenin geleceği için kritik bir mesaj olarak öne çıkıyor.



