Milli İstihbarat Akademisi (MİA) tarafından hazırlanan 'Askeri ve Jeopolitik Perspektiften ABD/İsrail-İran Savaşı ve Türkiye' başlıklı rapor kamuoyuyla paylaşıldı. Raporda, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaşın, modern savaş anlayışı, bölgesel güvenlik dengeleri ve Türkiye'nin stratejik öncelikleri açısından çok boyutlu sonuçlar doğurduğu belirtildi.
Savaşın Yeni Boyutları
Raporda, savaşın yalnızca askeri açıdan değil, aynı zamanda yapay zekâ destekli sistemler, elektronik harp, kritik altyapı güvenliği, enerji arz güvenliği, bilişsel savaş, toplumsal dayanıklılık ve diplomatik dengeler bakımından da yeni bir döneme işaret ettiği vurgulandı. Kritik altyapılar, enerji tesisleri, radar ağları, iletişim sistemleri ve lojistik merkezlerin savaşın öncelikli hedefleri haline geldiği ifade edildi.
İsrail'in Stratejik Hamleleri
Raporda, İsrail'in İran'ın zayıflamasını stratejik bir fırsat olarak değerlendirdiği; özellikle Suriye, Lübnan ve Doğu Akdeniz hattında operasyonel alanını genişletme eğilimi göstermesinin bölgesel güvenlik mimarisini daha kırılgan hale getirdiği vurgulandı. Ayrıca, İsrail'in bölgeyi kendi lehine şekillendirme arayışının Türkiye ile stratejik rekabet ihtimalini artırdığı bildirildi.
Küresel ve Bölgesel Etkiler
ABD/İsrail-İran Savaşı'nın, uluslararası güvenlik düzeninin çözülmeye başladığı ve savaşın doğasının köklü biçimde dönüştüğü bir dönemin habercisi olduğu ifade edildi. Bu çerçevede, Türkiye açısından temel meselenin ortaya çıkan bu tarihsel kırılmayı yalnızca kriz ve tehdit perspektifiyle değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik ölçek büyütme fırsatı olarak okuyabilmek olduğu belirtildi.



