Nadir Şah'ın Ölümü ve Şii-Sünni Yakınlaşmasının Son Bulması
İran'ın dini tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 18. yüzyıl, Nadir Şah'ın reform girişimleriyle şekillendi. 1747 yılında Nadir Şah'ın öldürülmesi, başlattığı Şii-Sünni diyaloğu çabalarını aniden sona erdirdi. Bu olay, İslam dünyasında mezhepler arası yakınlaşma için açılan kapının tekrar kapanmasına neden oldu.
İran'ın Safeviler Dönemindeki Dönüşümü
İran, tarihsel süreçte önemli dini değişimler yaşadı. 1501 yılına kadar Sünni bir devlet olan İran, Safevi Devleti'nin kurucusu Şah İsmail tarafından Şiileştirildi. Bu dönüşüm sırasında Bağdat, Yezd ve Horasan gibi bölgelerde binlerce insanın hayatını kaybettiği katliamlar gerçekleşti. Şii ezanının tesis edilmesi ve ilk üç halifeye lanet okunması gibi uygulamalar, Osmanlı Devleti'nin tepkisine yol açtı.
Nadir Şah'ın Reform Çabaları ve Mezhep Politikası
1736 yılında şah ilan edilen Nadir Şah, İran'ın geleneksel dini anlayışını değiştirmek için kapsamlı bir siyaset izledi. Önemli adımlar şunlardı:
- İlk üç halifeye lanet okunması geleneğini yasakladı
- Hanefilik ve Caferiliğin yollarının bir olduğunu ilan etti
- Dört halifenin saygıyla anılmasını emretti
- Sünnilerle diyalog kurulması gerektiğini vurguladı
Nadir Şah, bu reformlara karşı çıkan Mollabaşı Mirza Abdü'l-Hüseyin'i idam ettirerek otoritesini pekiştirdi. Ayrıca vakıf gelirlerini ulemanın elinden alarak askerlere tahsis etti.
Osmanlı-İran İlişkilerinde Dini Müzakereler
Nadir Şah'ın en önemli hedeflerinden biri, Caferiliğin Sünni dünya tarafından beşinci mezhep olarak tanınmasını sağlamaktı. Bu amaçla Osmanlı Devleti'ne çeşitli talepler iletti:
- İran hacıları için bir emir-i hac tayin edilmesi
- Caferiliğin beşinci mezhep olarak kabulü ve Kâbe'de mezheplerine bir rükün tahsisi
- Karşılıklı şehbenderlikler kurulması
Osmanlı uleması, Caferiliğin beşinci mezhep olarak tanınmasını kabul etmedi. Reisülküttap Ragıb Paşa'nın "Hak mezhep dörttür" açıklaması ve Darüssaade Ağası Beşir Ağa'nın kesin reddi, Osmanlı'nın bu konudaki tutumunu netleştirdi.
Necef Toplantısı ve Mezhep Tartışmaları
1743 yılında Nadir Şah'ın organize ettiği Necef toplantısı, tarihi öneme sahip bir mezhep buluşması oldu. Afgan, Belh, Buhara, Turan, Necef, Hille ve Bağdat'tan gelen 43 âlimin katıldığı bu toplantıda üç gün süren tartışmalar yapıldı. Toplantıda hazırlanan vesikada önemli kararlar alındı:
- Dört halifenin her birinin hakkıyla halifelik yaptığı kabul edildi
- Hz. Ali'nin övgüyle anıldığı ifadelere yer verildi
- Caferi mezhebinin makbul olduğu belirtildi
Ancak bu kararlar Osmanlı Devleti'nin tutumunu değiştirmedi.
Nadir Şah'ın Ölümü ve Geleneksel Anlayışa Dönüş
Nadir Şah'ın reformlarına karşı ulema ve halk arasında artan tepki, sonunu hazırladı. Vergi yükünün artması ve askeri politikalar nedeniyle halkın desteğini kaybeden şah, 20 Haziran 1747'de yeğeni Ali Kuli Han'ın planladığı suikast sonucu çadırında katledildi. Onun din politikasının önde gelen savunucularından Mollabaşı Ali Ekber de aynı gün öldürüldü.
Nadir Şah'ın ölümünden sonra 1751'de yönetimi ele geçiren Kerim Han Zend döneminde, İran geleneksel dini anlayışa geri döndü. Böylece Nadir Şah'ın başlattığı Şii-Sünni yakınlaşma çabaları kalıcı olamadı ve tarihsel süreçte kısa süren bir deneme olarak kaldı.
Bu dönemi araştıran İsmail Aka, İlker Külbige, Ersin Kırca, Abdurrahman Ateş, Saim Arı ve Hamit Algar gibi akademisyenlerin çalışmaları, Nadir Şah'ın dini politikalarının İran ve İslam dünyasındaki etkilerini detaylı şekilde ortaya koymaktadır.