Netanyahu İran Anlaşması İçin Kritik Şartlarını Açıkladı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, yayımladığı görüntülü açıklamada, İran ile yapılması planlanan müzakerelere ilişkin önemli şartlarını sıraladı. Netanyahu, "Amerikalı müttefiklerimiz bizi İran ile temaslar konusunda sürekli bilgilendiriyor. Hedeflerimiz aynı doğrultuda." ifadelerini kullanarak ABD ile tam uyum içinde olduklarını vurguladı.
Üç Temel Şart: Uranyum ve Hürmüz Boğazı
Netanyahu, İran ile varılacak bir anlaşma için üç temel şart koştuğunu belirtti. Bu şartlar şu şekilde sıralandı:
- İran'ın zenginleştirdiği yüksek düzeyli uranyumun ülkeden tamamen çıkarılması,
- İran içindeki uranyum zenginleştirme programının ve kapasitesinin kalıcı olarak sonlandırılması,
- Stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın açılması.
İsrail Başbakanının, daha önce saldırıları sona erdirmek için ön şart olarak öne sürdüğü İran'ın balistik füze programının sona erdirilmesine ise bu açıklamada değinmemesi dikkat çekti.
Lübnan Saldırıları ve Hizbullah Hedefi
Netanyahu, açıklamasında Lübnan'ın güneyine yönelik saldırılara da değindi. İsrail ordusunun saldırılarının, Hizbullah'ın güneydeki kalesi olarak nitelendirdiği Bint Cübeyl beldesine odaklandığını ifade etti. Lübnan'la 40 yıl sonra ilk kez yürütülen doğrudan müzakerelerde "Hizbullah'ın silahsızlandırılması ve sürdürülebilir bir barışı hedeflediklerini" ileri sürdü, ancak gündemdeki olası ateşkese ilişkin herhangi bir somut ifade kullanmadı.
İşgalin Genişletilmesi ve Dürzi Bahanesi
Netanyahu, Lübnan'ın güneyindeki işgali "Dürzilere yardımcı olmak" bahanesiyle Suriye'deki Cebel eş-Şeyh Dağı’na doğru genişletme kararı aldıklarını açıkladı. Bu hamle, bölgedeki gerilimi daha da artırabilecek bir gelişme olarak yorumlanıyor.
Şüpheler ve Hazırlıklı Olma Vurgusu
İran’la müzakerelere dair şüphelerini de paylaşan Netanyahu, "Saldırıların yeniden başlaması ihtimaline karşı her türlü senaryoya hazırlıklıyız." dedi. Bu ifade, İsrail'in diplomatik çözümlere olan güvensizliğini ve askeri seçenekleri masada tuttuğunu gösteriyor.
Netanyahu'nun bu açıklamaları, İran ile nükleer müzakerelerin geleceği ve bölgesel güvenlik dinamikleri açısından kritik önem taşıyor. İsrail'in sert şartları, uluslararası diplomaside yeni bir gerilim dalgasına neden olabilir.



