Paris Görüşmeleri Sonuçsuz: Türk Savunma Sanayisi Suriye'de İsrail'i Endişelendiriyor
Paris Görüşmeleri Sonuçsuz, Türkiye Öne Çıkıyor

İsrail merkezli Maariv gazetesinin haberine göre, 14 Ocak 2026 tarihine kadar uzanan süreçte, ABD'nin arabuluculuğunda Paris'te gerçekleştirilen İsrail-Suriye görüşmeleri beklenen sonucu vermedi. Görüşmelerde, taraflar arasında yalnızca sınırlı bir teknik koordinasyon mekanizması üzerinde mutabakat sağlanabildi. Bu gelişmelerin gölgesinde ise bölgesel güvenlik denkleminde Türkiye'nin savunma sanayisi kapasitesinin giderek daha belirleyici bir rol oynadığı vurgulandı.

Paris'teki Müzakerelerden Sınırlı Sonuç

Geçtiğimiz hafta Paris'te, İsrail, Suriye ve ABD temsilcilerinin katılımıyla iki gün boyunca yoğun müzakereler yapıldı. Ancak bu diplomatik çaba, askerî sürtüşmeleri önlemeye yönelik sınırlı bir koordinasyon mekanizmasının ötesine geçemedi. ABD'nin aktif rol üstlendiği bu mekanizma, taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkları çözmekten uzak kaldı.

Haberde yer alan üst düzey bir İsrailli yetkili, Suriye'nin Hermon Dağı'ndan çekilme talebini kesin bir dille reddettiklerini açıkladı. Yetkili, "Hermon Dağı'ndan çekilme söz konusu değil. Bu talep, Suriye ile herhangi bir güvenlik anlaşmasını bu aşamada imkânsız kılıyor" ifadelerini kullandı. Bu durum, görüşmelerin neden ilerleme kaydedemediğinin de ana nedenlerinden biri olarak öne çıktı.

İsrail'in Gözü Türk Savunma Sanayisinde

Maariv gazetesinin analizine göre, Kudüs'teki artan endişenin temel kaynaklarından biri, Suriye'nin Türkiye ile savunma alanında geliştirdiği temaslar. İsrail güvenlik çevreleri, Türkiye'nin son yıllarda kaydettiği savunma sanayii atılımının, Suriye ordusunun kabiliyetlerini kısa sürede dönüştürebilecek bir potansiyele sahip olduğunu değerlendiriyor.

İsrailli yetkililer, Şam yönetiminin hem Rusya hem de Türkiye ile yürüttüğü askerî ve savunma sanayii temelli işbirliklerini yakından izliyor. Türk savunma sanayisinin drone teknolojisi, hava savunma sistemleri ve diğer ileri askerî teçhizat alanlarındaki yükselişi, bölgedeki güç dengesini etkileyen önemli bir faktör olarak görülüyor.

Bölgesel Dengelerde Değişim

Paris görüşmelerinin sonuçsuz kalması ve İsrail'in Türkiye'nin savunma kapasitesine dair duyduğu kaygı, Ortadoğu'daki güvenlik dinamiklerinin yeniden şekillendiğine işaret ediyor. Geleneksel ittifakların ve denklemlerin sorgulandığı bu dönemde, Türk savunma sanayisinin bölgesel etkisi daha fazla ön plana çıkıyor.

Sonuç olarak, ABD arabuluculuğundaki diplomatik girişimler istenen neticeyi vermezken, bölgedeki gerçek güç parametreleri sahada belirlenmeye devam ediyor. Türkiye'nin bu parametreler içinde giderek artan bir ağırlığa sahip olduğu, İsrail basınına yansıyan bu değerlendirmelerle bir kez daha teyit edilmiş oldu.