İran-ABD Müzakereleri Muskat'ta Başlıyor: Nükleer Dosya ve Bölgesel Gerilim Masada
İran-ABD Müzakereleri Muskat'ta: Detaylar ve Beklentiler

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, uzun süredir Basra Körfezi ve Hint Okyanusu'nda askeri varlığını artırarak savaş tehdidinde bulunan Amerika Birleşik Devletleri ile yapılacak müzakerelerin resmi olarak Umman'ın başkenti Muskat'ta gerçekleştirileceğini duyurdu. Bu açıklama, bölgedeki gerilimin diplomasi yoluyla çözülme ihtimalini gündeme getirirken, sürecin detaylarına ilişkin tartışmalar da devam ediyor.

Müzakere Sürecinin Kapsamı ve Taraflar

İran tarafından yapılan resmi açıklamalara göre, müzakerelerde yalnızca nükleer dosyanın ele alınacağı ve egemenlikle ilgili konuların masaya yatırılmayacağı vurgulanıyor. Ancak bazı iddialar, İran'ın sadece ABD'nin müzakere masasında olmasını istediğini öne sürerken, diğer bölge ülkelerinin de sürecin bir parçası olacağı ifade ediliyor. Bu durum, müzakerelerin çok taraflı bir diplomasi sürecine evrilebileceğine işaret ediyor.

Bölge Ülkelerinden Çerçeve Önerisi

Savaşın önlenmesi için çaba gösteren bölge ülkelerinden Türkiye, Mısır ve Katar'ın müzakereler için somut bir çerçeve önerisi sunduğu kaydedildi. El-Cezire'ye konuşan diplomatik kaynaklar, bu üç ülkenin önerisinin temelini şu noktaların oluşturduğunu iddia etti:

  • İran'ın bugüne kadar yüksek ölçekte zenginleştirdiği uranyumun üçüncü bir ülkeye taşınması,
  • Uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin ilk üç yıl boyunca sıfıra düşürülmesi,
  • Sonraki yıllarda ise bu faaliyetlerin yüzde 1,5 seviyesine çıkarılması.

Bu öneri, nükleer programın kontrol altına alınmasına yönelik adımları içeriyor ve müzakerelerin teknik boyutuna ışık tutuyor.

ABD ve İsrail'in Pozisyonları

ABD tarafında, müzakereler öncesinde İsrail ile yakın istişareler yapıldığı gözlemleniyor. Washington'u temsil edecek olan ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Tel Aviv'e giderek İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve diğer üst düzey yetkililere bilgi verdi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yaptığı açıklamada müzakerelerin İran'ın nükleer ve balistik füze programlarını kapsaması gerektiğini belirtti. Rubio, ayrıca şu konuların masada yer alması gerektiğini vurguladı:

  1. Balistik füzelerin menzili,
  2. Bölgedeki terör örgütlerine verilen destek,
  3. Nükleer programların detayları,
  4. İran'ın kendi halkına yönelik muameleleri.

İsrail tarafından ise, Netanyahu'nun İran'dan uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını, zenginleştirilmiş uranyumu üçüncü bir ülkeye nakletmesini, balistik füze programını sonlandırmasını ve bölgedeki vekil güçlere desteğini çekmesini şart koştuğu iddia ediliyor. Bazı güvenlik kaynakları, İsrail yönetiminin kabul edilemez şartlar sunarak anlaşmayı önlemeye çalıştığını öne sürüyor.

Trump'ın Baskısı ve Geçmiş Süreç

ABD Başkanı Donald Trump, 2018 yılında İran ile 5+1 ülkeleri arasında imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmişti. Bu tarihten sonra İran'a yönelik askeri gerilimi artıran ABD, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'yi 2019'da öldürmüş ve İran'ın nükleer tesislerine saldırılar düzenlemişti. Trump, müzakereler öncesinde yaptığı açıklamada, İran'ın nükleer programını yeniden güçlendirdiğini iddia ederek ağır sonuçlar uyarısında bulundu. Ayrıca, İran dini lideri Ali Hamaney'in mevcut durumdan endişelenmesi gerektiğini ifade etti.

Medyadaki Provokatif Yayınlar

Askeri gerilimin azalmasına rağmen, ABD medyasındaki provokatif yayınlar devam ediyor. Time dergisi, son sayısında İran dini lideri Ali Hamaney'i protestocuların olduğu kırmızı renkli bir çizimle tasvir ederek "Ayetullah'tan sonra" manşetini kullandı. Bu kapak, geçmişte Saddam Hüseyin gibi devrik liderlerle ilgili yapılan yayınlara benzetilerek tepki çekti.

Muskat'ta başlayacak olan müzakereler, bölgesel istikrar ve nükleer güvenlik açısından kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Tarafların pozisyonlarındaki sertlik ve beklentilerdeki farklılıklar, sürecin zorlu geçeceğine işaret ederken, diplomasi kanallarının açık kalması umut verici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.