İran Dışişleri Bakanı Arakçi: Savaş Kaçınılmaz Değil, ABD ile Güven Sorunu Var
İran Bakanı Arakçi: Savaş Kaçınılmaz Değil, Güven Sorunu Var

İran Dışişleri Bakanı Arakçi, ABD ile İlişkileri ve Savaş İhtimalini Değerlendirdi

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD basınına verdiği kapsamlı röportajda, iki ülke arasındaki gergin ilişkilere dair önemli açıklamalarda bulundu. Arakçi, olası bir savaş senaryosundan müzakere sürecine, bölgesel dinamiklerden ekonomik iş birliği fırsatlarına kadar pek çok konuyu detaylandırdı.

Savaş İhtimali ve Hazırlık Durumu

ABD ile İran arasında muhtemel bir savaş ihtimalini değerlendiren Arakçi, savaşın kaçınılmaz olmadığını ve önlenebileceğini vurguladı. "Savaş konusunda endişe duymuyorum, çünkü buna tamamen hazırız. Hatta 12 günlük savaştan önceye kıyasla daha da hazırlıklıyız" diyen Arakçi, hazır olmanın savaşı engellemenin en iyi yolu olduğunu belirtti. Ancak, bu durumun savaş istedikleri anlamına gelmediğinin altını çizerek, asıl amacın savaşı önlemek olduğunu ifade etti.

Arakçi, asıl kaygısının yanlış hesaplamalar, hatalı istihbarat ve dezenformasyona dayalı askeri adımlar olduğunu söyledi. Bazı unsurların kendi çıkarları doğrultusunda Başkan Trump’ı savaşa sürüklemek istediğini öne sürerken, Trump’ın doğru kararı verecek kadar sağduyulu olduğuna inandığını da ekledi.

ABD ile Müzakere Süreci ve Güven Sorunu

ABD ile müzakere ihtimaline de değinen Arakçi, anlamlı bir sürecin ancak güven temelinde yürütülebileceğini belirtti. "Ne yazık ki müzakere tarafı olarak ABD’ye olan güvenimizi kaybettik ve bunun nedeni de belli" diyerek, 2015 yılındaki nükleer anlaşmanın ABD tarafından gerekçesiz şekilde terk edilmesini örnek gösterdi.

Geçen yıl yaşanan saldırıları da hatırlatan Arakçi, müzakere kararı alındığı sırada İsrail ve ABD’nin dahil olduğu saldırılara maruz kaldıklarını ifade etti. Bu nedenle, ABD ile olumlu bir müzakere tecrübeleri olmadığını ve gerçek bir süreç için mevcut güvensizliğin giderilmesi gerektiğini vurguladı.

Arabuluculuk Çabaları ve Yeni Diyalog İhtimali

Bölgedeki bazı ülkelerin arabuluculuk rolü üstlendiğini ve güven tesisine yönelik çabaların sürdüğünü belirten Arakçi, bu sürecin zor ancak devam ettiğini söyledi. Yeni bir diyalog ihtimalini gördüğünü ifade ederek, ABD müzakere heyetinin adil ve hakkaniyetli bir anlaşmaya yönelik hareket etmesi halinde bir mutabakata ulaşılabileceğini dile getirdi.

Trump’ın nükleer silaha sahip olunmaması yönündeki açıklamasına katıldıklarını da vurgulayan Arakçi, nükleer programlarının barışçıl niteliğini garanti altına almak için müzakereye hazır olduklarını, karşılığında ise yaptırımların kaldırılmasını beklediklerini söyledi.

Müzakere İçeriğinin Önemi ve Bölgesel Etkiler

Arakçi, müzakerelerin doğrudan veya dolaylı olmasının ikincil bir konu olduğunu, asıl önemli olanın içerik olduğunu belirtti. Asgari düzeyde bir güvenin mutlaka gerekli olduğunu ifade ederek, bölgedeki dost ülkelerle bu güven düzeyini oluşturmak için çalıştıklarını açıkladı.

İran ile ABD arasında yaşanabilecek bir savaşın sonuçlarına da değinen Arakçi, böyle bir çatışmanın herkes için ciddi bir tehdit oluşturacağını ve felaketle sonuçlanabileceğini söyledi. ABD’nin bölgedeki üsleri nedeniyle çatışmanın geniş bir alana yayılabileceğini ve bunun son derece tehlikeli olduğunu vurguladı.

Ekonomik İş Birliği Fırsatları

ABD ile muhtemel bir anlaşmanın bölgesel etkilerini de değerlendiren Arakçi, yanlış anlamaların giderilmesi halinde büyük ekonomik iş birliği fırsatlarının ortaya çıkacağını ifade etti. İlkesel olarak ABD şirketleriyle iş birliğine karşı bir sorunları olmadığını, nükleer anlaşmanın ardından Boeing ile imzalanan sözleşmeyi örnek gösterdi.

Yaptırımların kaldırılması durumunda, İran’la ticaretin herkes için önemli fırsatlar sunacağını ve enerji sektörünün bölge açısından ciddi faydalar sağlayacağını sözlerine ekledi. Arakçi, bu süreçte sağduyunun galip gelmesi temennisinde bulunarak, umutlu bir tonla açıklamalarını tamamladı.